YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11201
KARAR NO : 2011/11508
KARAR TARİHİ : 01.11.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı …- İnş. A.Ş ve diğeri aleyhine 13/11/1999 gününde verilen dilekçe ile yaralamalı trafik kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kabulüne dair verilen 31/03/2011 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalı …- İnş. A.Ş vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 01/11/2011 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı şirket vekili Avukat … geldi, karşı taraftan davacı adına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
Dava, yaralamalı trafik kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, Dairemiz bozma kararına uyularak davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı …Ş tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamından, davacının maluliyet oranının belirlenmesine ilişkin rapor alındıktan ve bu orana göre maddi zararı hesaplandıktan sonra, birleşen dava ile davacı belirlenen maddi zararına ilişkin istemini artırmış ve mahkemece birleşen dava yönünden zamanaşımından reddine, asıl dava yönünden istemlerin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkemece verilen 12.04.2005 günlü ilk karar temyiz edilmiş ve Dairemizin 25.09.2007 gün ve 2006/11185 E – 2007/10865 K sayılı ilamı ile; davacının maluliyetine ilişkin Adli Tıp Kurumundan usulüne uygun alınmış bir rapor olmadığından zamanaşımı gerçekleşmediği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Bozmadan sonra Adli Tıp Kurumu 3. ihtisas Kurulundan rapor alınarak davacının maluliyet oranı belirlenmiş ve yeniden bilirkişi incelemesi yapılarak davacının maddi zararı hesaplanmıştır. Davacının maddi zararının ilk karar ile hüküm altına alınan miktardan fazla çıkması üzerine, davacı tarafından 08.03.2011 tarihinde ıslah dilekçesi ile maddi tazminata ilişkin isteminin ıslah edildiği, yerel mahkemece de bozmadan sonra verilen ıslah dilekçesi ile arttırılan bölümü de kapsayacak biçimde maddi tazminat isteminin kabulüne karar verilmiştir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası’nın 84. maddesi uyarınca “Islah, tahkikata tabi olan davalarda tahkikat bitinceye kadar ve tabi olmayanlarda muhakemenin hitamına kadar…” yapılabileceğinden, 04.02.1948 gün ve 1944/10-1948/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile Hukuk Genel Kurulu’nun 22.10.2003 gün ve 2003/9-596-601 sayılı kararı gereğince karar Yargıtay’ca bozulduktan sonra ıslah talebinde bulunulamaz.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, ıslah dilekçesi ile artırılan bölümü ile ilgili olarak da kabul kararı verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve temyiz eden davalı şirket yararına takdir olunan 825,00 TL duruşma avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine, peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 01/11/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.