Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/12104 E. 2023/12428 K. 05.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/12104
KARAR NO : 2023/12428
KARAR TARİHİ : 05.12.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/563 E., 2023/768 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/203 E., 2022/453 K.

Taraflar arasındaki hizmet ve sigorta primine esas kazanç tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili ve fer’i müdahil SGK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili ve fer’i müdahil SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı şirkete ait işyerinde 28.05.2014-15.10.2016 tarihleri arasında hizmet akdiyle kesintisiz olarak çalıştığını, ücretinin net 1.500 TL olduğunu, hizmetlerinin Kuruma eksik ve asgari ücret üzerinden bildirildiğini ileri sürerek, 28.05.2014-15.10.2016 tarihleri arasında hizmet akdiyle çalıştığının ve çalıştığı tüm dönemdeki prime esas kazançlarının tespitine karar verilmesini istemiştir.

II.CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacının 28.05.2014 tarihinde işe başladığını, 17.11.2014 tarihinde istifa ile işten ayrıldığını, 23.02.2016 tarihinde şirkette hisse değişikliği yapıldığını, davacının tekrar 18.03.2016 tarihinde başlatıldığını, davacının çalışmalarının Kuruma bildirilen kadar olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

Fer’i müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İstinaf kaldırma kararı uyarınca, bordro tanıkları …, … , …, …, … , …, …, ve …’un beyanlarının alındığı, davacının tanıkların çalışmış olduğu dönem boyunca davalı işyerinde çalışmasının devam ettiği, işyerinde hamur ve kürek ustası olarak kesintisiz çalıştığı, ticaret sicil kayıtlarına göre, … Pastacılığın dava dışı …’a devredildiği, davalı işyerinin 1102412-042 işyeri sicil numarası ile Kurum nezdinde kayıtlı olduğu ve işyerinde çalışanlara ilişkin hizmetlerin davalı işyerinden bildirildiği, devir sonrası işyerinin faaliyetinin devam ettiği gözetildiğinde, kaldırma kararı öncesi yapılan tespit ve değerlendirmeler de nazara alınarak, davacının hizmet akdine istinaden kesintisiz çalıştığı kanaatine varılarak, davanın kabulü ile davacının Kurum kayıtlarına intikal eden hizmetler dışlanmak suretiyle 28.05.2014-15.10.2016 tarihleri arası dönemde davalı işyeri nezdinde hizmet akdine istinaden çalıştığının tespitine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve fer’i müdahil SGK vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
1.Davacı Vekilinin İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davacının prime esas kazancının aldığı ücret üzerinden Kuruma bildirilmesi gerektiğinin tespiti yönünde talepte bulunulmasına rağmen Mahkemece tespit hususunda verilen kararda prime yönelik talep edilen hususta bir hüküm kurulmadığını ve vekalet ücreti yönünden de kararın düzeltilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

2.Fer’i Müdahil Kurum Vekilinin İstinaf Sebepleri
Fer’i müdahil SGK vekili istinaf dilekçesinde; Kurum kayıtlarının resmi belge niteliğinde olduğunu, aksinin ancak eşdeğer kanıtlarla ispatlanabileceğini, davacının davalı iş yerinde fiili çalışmasına ilişkin yazılı delilinin bulunmadığını, yalnızca tanık deliline dayanıldığını, söz konusu tanıkların da çelişkili beyanlarda bulunduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, kamu düzenine aykırı bir hususun tespit edilmemiş olmasına ve yine kaldırma kararı doğrultusunda değerlendirme yapılmış olmasına göre Yerel Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve fer’i müdahil SGK vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı Vekilinin Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.

2.Fer’i Müdahil SGK Vekilinin Temyiz Sebepleri
Fer’i müdahil SGK vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyizen bozulmasını istemiştir.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının davalı işveren nezdinde hizmet akdine dayalı olarak 28.05.2014 – 15.10.2016 tarihleri arasında ayda net 1.500 TL ücretle Kuruma bildirilmeyen sürelerde çalıştığının ve prime esas kazançlarının tespitine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 80 inci ve 86/9 uncu maddesi.

3.Değerlendirme
1.Anayasamızın 141 inci maddesinde, yargılamanın aleniyeti ilkesi benimsenmiştir. Bunun anlamı yargılama açık olarak yapılacak ve yargılamanın sonunda verilen karar da açıkça belirtilecektir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 149 uncu (HMK’nun 28 inci ) maddesinde de bu husus belirtilmiştir.

2.Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 381 inci (HMK’nun 294 üncü) maddesi gereğince Mahkeme, hazır olan tarafları iddia ve savunmalarını dinledikten sonra yargılamanın sona erdiğini bildirerek kararını tefhim eder. Kararın tefhimi en az aynı Kanun’un 388 inci (HMK’nun 297 nci) maddesinde belirtilen hüküm sonucunun tutanağa geçirilerek okunması suretiyle olur.

3.1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 388/1-3 üncü maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/1-c maddesinde, bir Mahkeme hükmünün kapsamının ne şekilde olması gerektiği açıklanmıştır.

4.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Hükmün Kapsamı” başlıklı 297 nci maddesinde: “(1)Hüküm “Türk Milleti Adına” verilir ve bu ibareden sonra aşağıdaki hususları kapsar: a)Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini.
b)Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini.
c)Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri.
ç)Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini.
d)Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını.
e)Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi.

(2)Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” şeklinde düzenlenmiştir.

İnceleme konusu eldeki davada, davacı davalı şirkete ait işyerinde 28.05.2014 – 15.10.2016 tarihleri arasında ayda net 1.500 TL ücretle çalıştığının tespitini istemiş Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulü ile davacının Kurum kayıtlarına intikal eden hizmetleri dışlanmak suretiyle 28.05.2014 – 15.10.2016 tarihleri arası dönemde davalı işyeri nezdinde hizmet akdine istinaden çalıştığının tespitine karar verilmiştir.

Somut olayda, davacının prime esas kazanç tespitine yönelik talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, sadece hizmet tespiti yönünden karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının sair yönler incelenmeksizin BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.