YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9244
KARAR NO : 2011/10346
KARAR TARİHİ : 11.10.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 26/02/2007 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın reddine dair verilen 26/05/2010 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 11/10/2011 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Avukat … ile karşı taraftan davalı vekili Avukat … geldi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, haksız eylem nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece dava reddedilmiş, kararı davacı temyiz etmiştir.
Davacı, davalı noter huzuruyla satın aldığı aracın, çalıntı olduğunun anlaşılması nedeniyle uğradığı zararın tazminini istemiştir.
Davalı Noter, satışın noterlik mevzuatına uygun olarak yapıldığını, sahtelik nüfus cüzdanı ve ruhsat işleminde olup silinti ve kazıntı olmadığından igfal kabiliyeti bulunduğunu, aracın motor ve şasi numaralarını kontrol etmeyen davacının kendi kusuruyla zararın meydana geldiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Yerel Mahkeme, sahte belgelerin sunulması suretiyle satışın yapıldığını, davalı noterce hizmet verilirken bu sahteliklerin anlaşılmasının mümkün olmadığı ve üçüncü kişinin ağır kusuru nedeniyle davalı sorumlu tutulamayacağından davayı reddetmiştir.
Dosyadaki belgelerden, sahte ruhsatname ve nüfus cüzdanına dayalı olarak, davalı noter nezdinde davacının dava konusu aracı satın aldığı aracın şasi numarasının kısmen, sonradan, eskisi silinerek işlendiği ve gerçek aracın şasi numarası ile alınan aracın şasi numarasında bir harfin farklı olduğunun ortaya çıktığı, satış sırasındaki tanığın satışı yapan kişinin yirmili yaşlarda olup nüfus kaydına göre otuzlu yaşlarda olması gerektiğini beyan ettiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar satış işlemi sahte nüfus cüzdanı ve ruhsatnameye dayalı olarak yapılmışsa da, gerek satışa esas nüfus cüzdanındaki fotoğrafa gerek tanık beyanına göre, davalı notere satış yapanın kimliğinin araştırılması, nüfus cüzdanındaki doğum yılına göre yaşı ile görüntüsünü karşılaştırması ve somut olayda bu farklılık açık olduğu halde nedeninin araştırılması gerekirken satıcının gerçek kimliğini belirlemeden satışı yapması sorumluluğunu gerektirir. Davalı noterin bu kusurlu eylemi gözetildiğinde üçüncü kişinin eylemi nedeniyle illiyet bağının koptuğundan söz edilemez. Somut olayın gerçekleşme biçimi itibarıyla, satış öncesinde aracın şasi numarası ile ruhsattaki numaraları karşılaştırmayan davacının da bölüşük kusurlu olduğu gözetilerek zarar kapsamı belirlenerek hüküm altına alınmak gerekirken yanlış değerlendirme ile davanın reddi usul ve yasaya aykırı görüldüğünden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, davacının diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle reddine ve davalı yararına takdir olunan 825,00 TL duruşma avukatlık ücretinin temyiz eden davacıya yükletilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 11/10/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.