Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2023/971 E. 2023/7697 K. 26.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/971
KARAR NO : 2023/7697
KARAR TARİHİ : 26.12.2023

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/284 Esas, 2022/957 Karar
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM : Davanın reddi

Taraflar arasındaki ayıplı ürünün satış bedelinin iadesi davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıdan ihraç edilmek üzere satın alınan vernik ilacının bozuk çıktığını, bozuk malların yerine … malların verileceğinin davalı tarafından bildirilmesi üzerine yine ihraç edilmek üzere satın alınan malların da bozuk çıktığını, bu mallar ile birlikte kullanılacak davalıdan satın alınan 2280 kutu verniğin, malların zamanında teslim edilmemesi nedeniyle bozulduğunu davalı ile yapılan görüşmeler neticesinde yeniden … malların gönderileceğinin belirtildiği ancak gönderilmediğini, ihtarname keşide edilmesine rağmen malların bedelinin ödenmediğini ileri sürerek, bilirkişi tarafından hesaplanacak zararın ihtar tarihinden itibaren ticari faiziyle tahsilini talep etmiş, 01.11.2019 tarihli dilekçeyle, müvekkilinin … zararının 132.710,40 USD olduğunu, bu miktarı gözeterek eksik harcı ikmal ettiklerini bildirerek 132.710,40 USD’nin davalıdan tahsilini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının gerçeklikle bağdaşmadığını, malların uluslararası test kuruluşu tarafından kontrolleri yapılarak uygunluk sertifikasıyla birlikte davalıya teslim edildiğini, mallarda bir bozulma olmuşsa bunun nakliye koşullarından kaynaklanmış olabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemenin 02.02.2016 tarih, 2014/2033 E., 2016/65 K. sayılı kararı ile dava konusunun fatura alacağı olduğu, davacı vekilinin beyanında zarar miktarının belirtildiği, sovtaj bedelinin bilinmediği bu nedenle bu tutarın indirilmesi gerektiği belirtilmişse de bu durumun davanın belirsiz alacak davası olarak nitelendirilmesini sağlamayacağı, belirsiz alacak davasının, alacağın miktar veya değerinin, davanın açıldığı tarihte belirlenmesinin objektif veya subjektif açıdan imkansız olduğu durumlar için geçerli olduğu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrasına göre talep konusunun miktarı taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirli ise davanın kısmı dava olarak da açılamayacağı, bu davanın kısmi dava olarak açılmasında davacının hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı
Yargıtay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 14.01.2019 tarihli, 2017/1693 E., 2019/73 K. sayılı kararı ile ” davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı ancak somut olayda, davacının ne miktarda alacak talep edebileceğini bilebilecek durumda olduğu, bu hale göre, Mahkemece, davacı tarafa, dava değerini belirlemesi ve tam dava açarak harcını buna göre ikmal etmesi için 6100 sayılı Kanun’un 120 … maddesine göre kesin süre verilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığı” gerekçesiyle hükmün bozulmasına ve dosyanın Mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

C. Mahkemece Bozma İlamına Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu malların bozulmasının davalının hatalı üretiminden veya kusurundan kaynaklanmadığı, bu durumun alıcı firmanın deposundaki saklama koşullarının uygun olmamasından kaynaklandığı, teknik olarak ayıptan söz edilemeyeceği, dolayısıyla davalının herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunulmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davalının davaya konu malları İntertek isimli bir firmadan uygunluk sertifikası alarak davacıya sattığı, adı geçen firmanın tescilli bir marka olmasından dolayı hatalı tespitte bulunmayacakları gerekçesiyle ayıp bulunmadığı sonucuna ulaşıldığını ancak sırf belirtilen sebeple sonuca gidilmesinin bilimsel bir dayanağını bulunmadığını, kaldı ki İntertek firmasının sözü edilen raporunun ürünlerin içeriğine ilişkin olduğunu, ürünün ambalajının da uygun olup olmadığına ilişkin bir tespit içermediğini, somut olayda, zararın ürünün ambalajının uygun olmamasından kaynaklandığını, nitekim Suudi Arabistan’da mukim olan alıcı firma tarafından tutulan raporlarda da, ürünün ambalaj hatası sebebiyle bozulduğunun belirtildiğini, hükme esas alınan raporun eksik incelemeye dayalı olduğunu, rapora yönelik ciddi mahiyetteki itirazlarının karşılanmadığını, bilirkişi raporundaki tespitin aksine garanti süresi içerisinde meydana gelen arızaların bildirilmemesinin alıcının haklarına zeval vermeyeceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ayıplı olduğu iddia edilen ürünün satış bedelinin iadesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 223 üncü ve 227 … maddeleri.

3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı peşin harcın istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

26.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.