Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/11611 E. 2023/12447 K. 06.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/11611
KARAR NO : 2023/12447
KARAR TARİHİ : 06.12.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/59 E., 2023/499 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 5. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/292 E., 2019/349 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili ve feri müdahil vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı feri müdahil vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı … Özel Eğitim Taşımacılık ve Temizlik Hizmetleri’nde 07.03.2018 – 07.11.2018 tarihleri arasında şoför sıfatıyla, çalıştığının tespitine, bu geçen süre içinde yatırılmayan primlerin davalı tarafından yatırılmasına, davalarının kabulüne karar verilmesi halinde gereken işlemlerin yapılması için SGK’ya kesinleşmiş karardan gönderilmesine, masrafların ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özete; davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü tüm vakıaları inkar etmiş sayılmıştır.

Fer’i müdahil vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın 6552 sayılı İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması ile Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanunun 10.09.2014 tarihinde yürürlüğe giren 64 üncü maddesi hükmüne aykırılık teşkil ettiğini, davanın Kuruma karşı ikame edilmeden önce davacı tarafça dava konusu talepler ile ilgili yazılı olarak başvurulmasının yasal bir zorunluluk ve dava şartı olduğunu, davacı tarafından yapılacak bu başvuru neticesinde müvekkili Kurumun talepleri açıkça veya 60 günlük bekleme süresinin sonunda sessiz kalarak zımnen reddetmesi halinde eldeki davayı ikame etmesinin gerektiğini, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun geçici 7 nci maddesi gereğince 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 79 uncu maddesinin 10 uncu fıkrası ile 86 ncı maddesinin 9 uncu fıkrası hükümlerinin amir olduğunu, eldeki davada zamanaşımı süresinin hesabında davacının çalıştığı hizmetinin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içerisinde iş mahkemesine başvurarak alacağını ilama bağlaması gerektiğini, davacının ikame ettiği eldeki davanın reddinin gerektiğini, bunun kabul görmemesi durumunda dava tarihine kadar olan kısma ilişkin talep haklarının zamanaşımına girdiğini ve bu dönemlere ilişkin kısımlar hakkında red kararı verilmesini talep ettiklerini, davacının açmış olduğu hizmet akdine bağlı çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talebi ile açılan hizmet tespiti davasında davacının iddiasını destekler nitelikte somut ve her türlü şüpheyi silecek herhangi bir somut delil sunmadığını, davacının eldeki davayı sadece müvekkilinin soyut anlatımları üzerine inşa ettiğini, bu anlamda eldeki davanın kabulünü gerektirecek herhangi bir ikna edici somut emare olmadığını beyanla davanın reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin diğer taraflara yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu olayda; davacının davalıya ait işyerinde 07.03.2018 – 07.11.2018 tarihleri arasında hizmet akdine tabii olarak kesintisiz çalıştığının iddia edildiği, davacıya ait sigorta sicil dosyasının incelenmesinde; davacının davalıya ait … sicil sayılı işyerinde 07.03.2018 – 13.11.2018 tarihleri arasında toplam 8 günlük çalışmasının Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirildiği, davacının sigorta primlerinin yatırıldığı 07.03.2018 – 13.11.2018 tarihleri arasında eksik gün bildiriminde bulunulduğu, davacı …’ın bu tarihler arasında yatırılan sigorta primlerinin 30 günden az yatırılma nedeninin kısmi istihdam olarak bildirilmiş olduğu, ancak belirtilen tarihlerde SGK’ya verilmiş herhangi bir Kısmi İş Sözleşmesinin bulunmadığının dosya kapsamından anlaşıldığı, davacının uyuşmazlık konusu dönemde çakışan çalışmasının bulunmadığı, davacı ile davalı arasında 07.03.2018 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesinin akdedildiği, sözleşmede davacının tek vardiyada asgari ücret üzerinden çalışacağının düzenlendiği, davacı …’ın 30.10.2018 tarihinde davalı işverene ait 27 S 3616 plakalı servis aracı ile Festival 5. Bölgesindeki 13:40 vardiyasına servise çıkmayarak anahtarını bırakarak şirketten ayrıldığına dair tutanak düzenlendiği ve tanıklar …, … ve sorumlu … tarafından imza altına alındığı, …’ın 31.10.2018, 01.11.2018 ve 02.11.2018 tarihlerinde davalı işverene ait işyerine izin almaksızın ve haber vermeksizin işe gelmediğine dair tutanak düzenlendiği ve işveren/işveren vekili, … ve işyeri çalışanı … tarafından imza altına alındığı, davacının banka hesabına davalı tarafından 14.04.2018 tarihinde 2018 Mart maaş ödemesi açıklaması ile 62,07 TL, kıdem tazminatı açıklaması ile 1.280,00 TL, 17.05.2018 tarihinde 2018 Nisan maaş ödemesi açıklaması ile 62,07 TL, kıdem tazminatı açıklaması ile 1.520,00 TL, 14.06.2018 tarihinde 2018 Mayıs maaş ödemesi açıklaması ile 62,07 TL, kıdem tazminatı açıklaması ile 1.360,00 TL, 17.07.2018 tarihinde 2018 Haziran maaş ödemesi açıklaması ile 62,07 TL, kıdem tazminatı açıklaması ile 1.490,00 TL, 16.08.2018 tarihinde 2018 Temmuz maaş ödemesi açıklaması ile 62,07 TL, kıdem tazminatı açıklaması ile 1.640,00 TL, 27.09.2018 tarihinde 2018 Ağustos maaş ödemesi açıklaması ile 62,07 TL, kıdem tazminatı açıklaması ile 1.540,00 TL, 15.10.2018 tarihinde 2018 Eylül maaş ödemesi açıklaması ile 62,07 TL, kıdem tazminatı açıklaması ile 530,00 TL ödeme yapıldığı, yeni işe başlayan işçiye davalı tarafından her ay düzenli olarak kıdem tazminatı ödemesinde bulunulmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, Mahkemece yeminle davacı tanığı olarak dinlenilen …’nun, davacıyı kendilerinin fabrikalarında servis şoförlüğü yaptığı için tanıdığı, fabrikalarında üç vardiya olarak mesai yapıldığı ve davacının her üç vardiyada da işçi taşıdığı beyanı, davacı tanığı …’ın, davacının 2018 yılı Mayıs ayından 30.10.2018 tarihine kadar davalıya ait işyerinde çalıştığı, davacının yapmış olduğu kaza nedeniyle işveren tarafından aracın masraflarının tek seferde ödenmesi talep edildiğinden 30.10.2018 tarihinden sonra işe gelmediği beyanı, davalı tanığı …’nun, davacının 2018 yılında Mart ayı ile Aralık ayı arasında şoför olarak davalı şirkette çalıştığı, hatırladığı kadarıyla Aralık ayının 30 u gibi işten ayrıldığı, yine hatırladığı kadarıyla 17 ya da 18 Mart 2018’de çalışmaya başladığı, 2018 yılı Mart ayı ile Aralık ayı arasındaki davacının çalışmalarının kesintisiz olduğu beyanı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Mahkemece davacının davalıya ait işyerinde talep gibi davacı ile davalı arasında akdedilen belirsiz iş sözleşmesinin de başlangıç tarihi olan 07.03.2018 tarihinde işe başladığı, her ne kadar sözleşmede davacının tek vardiya çalışacağı düzenlenmiş ise de davacının gün içerisinde 3 defa servis taşımacılığı yaptığı ve bu nedenle çalışmasının tam zamanlı olduğu, davacının banka hesap hareketleri, davacı tanığı …’ın beyanı ve davalı işyerince tutulan devamsızlık tutanakları göz önüne alındığında davacının bu çalışmasının 30.10.2018 tarihine kadar devam ettiği anlaşılmakla; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davacının davalıya ait … sicil sayılı işyerinde 07.03.2018 – 30.10.2018 tarihleri arasında ayda 30 tam gün üzerinden hizmet akdine tabii olarak sigorta primine esas kazancın alt sınırından çalıştığının tespitine, Kuruma bildirilen günlerin infazda nazara alınmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B.İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının eksik inceleme ile verildiğini, usul ve yasaya aykırı olduğunu istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür.

Fer’i müdahil vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının eksik inceleme ile verildiğini, usul ve kanuna aykırı olduğunu istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalıya ait … sicil sayılı işyerinde 07.03.2018 – 13.11.2018 tarihleri arasında toplam 8 günlük çalışmasının Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirildiği, davacının sigorta primlerinin yatırıldığı 07.03.2018 – 13.11.2018 tarihleri arasında eksik gün bildiriminde bulunulduğu, davacı …’ın bu tarihler arasında yatırılan sigorta primlerinin 30 günden az yatırılma nedeninin kısmi istihdam olarak bildirilmiş olduğu, ancak belirtilen tarihlerde SGK’ya verilmiş herhangi bir kısmi iş sözleşmesinin bulunmadığının dosya kapsamından anlaşıldığı, davacının uyuşmazlık konusu dönemde çakışan çalışmasının bulunmadığı, davacı ile davalı arasında 07.03.2018 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesinin akdedildiği, sözleşmede davacının tek vardiyada asgari ücret üzerinden çalışacağının düzenlendiği, davacı …’ın 30.10.2018 tarihinde davalı işverene ait 27 S 3616 plakalı servis aracı ile Festival 5. Bölgesindeki 13:40 vardiyasına servise çıkmayarak anahtarını bırakarak şirketten ayrıldığına dair tutanak düzenlendiği ve tanıklar …, … ve sorumlu … tarafından imza altına alındığı, …’ın 31.10.2018, 01.11.2018 ve 02.11.2018 tarihlerinde davalı işverene ait işyerine izin almaksızın ve haber vermeksizin işe gelmediğine dair tutanak düzenlendiği ve işveren/işveren vekili, … ve işyeri çalışanı … tarafından imza altına alındığı, davacının banka hesabına davalı tarafından 14.04.2018 tarihinde 2018 Mart maaş ödemesi açıklaması ile 62,07 TL, kıdem tazminatı açıklaması ile 1.280,00 TL, 17.05.2018 tarihinde 2018 Nisan maaş ödemesi açıklaması ile 62,07 TL, kıdem tazminatı açıklaması ile 1.520,00 TL, 14.06.2018 tarihinde 2018 Mayıs maaş ödemesi açıklaması ile 62,07 TL, kıdem tazminatı açıklaması ile 1.360,00 TL, 17.07.2018 tarihinde 2018 Haziran maaş ödemesi açıklaması ile 62,07 TL, kıdem tazminatı açıklaması ile 1.490,00 TL, 16.08.2018 tarihinde 2018 Temmuz maaş ödemesi açıklaması ile 62,07 TL, kıdem tazminatı açıklaması ile 1.640,00 TL, 27.09.2018 tarihinde 2018 Ağustos maaş ödemesi açıklaması ile 62,07 TL, kıdem tazminatı açıklaması ile 1.540,00 TL, 15.10.2018 tarihinde 2018 Eylül maaş ödemesi açıklaması ile 62,07 TL, kıdem tazminatı açıklaması ile 530,00 TL ödeme yapıldığı, yeni işe başlayan işçiye davalı tarafından her ay düzenli olarak kıdem tazminatı ödemesinde bulunulmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu davacı tanığı …’nun, davacıyı kendilerinin fabrikalarında servis şoförlüğü yaptığı için tanıdığı, fabrikalarında üç vardiya olarak mesai yapıldığı ve davacının her üç vardiyada da işçi taşıdığı beyanı, davacı tanığı …’ın, davacının 2018 yılı Mayıs ayından 30.10.2018 tarihine kadar davalıya ait işyerinde çalıştığı, davacının yapmış olduğu kaza nedeniyle işveren tarafından aracın masraflarının tek seferde ödenmesi talep edildiğinden 30.10.2018 tarihinden sonra işe gelmediği beyanı, davalı tanığı …’nun, davacının 2018 yılında Mart ayı ile Aralık ayı arasında şoför olarak davalı şirkette çalıştığı, hatırladığı kadarıyla Aralık ayının 30 u gibi işten ayrıldığı, yine hatırladığı kadarıyla 17 ya da 18 Mart 2018’de çalışmaya başladığı, 2018 yılı Mart ayı ile Aralık ayı arasındaki davacının çalışmalarının kesintisiz olduğu beyanı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının davalıya ait işyerinde talep gibi davacı ile davalı arasında akdedilen belirsiz iş sözleşmesinin de başlangıç tarihi olan 07.03.2018 tarihinde işe başladığı, her ne kadar sözleşmede davacının tek vardiya çalışacağı düzenlenmiş ise de davacının gün içerisinde 3 defa servis taşımacılığı yaptığı ve bu nedenle çalışmasının tam zamanlı olduğu, davacının banka hesap hareketleri, davacı tanığı …’ın beyanı ve davalı işyerince tutulan devamsızlık tutanakları göz önüne alındığında davacının bu çalışmasının 30.10.2018 tarihine kadar devam ettiği anlaşılmakla ilk derece mahkemesi kararı yerinde bulunmakla; davalı ve feri müdahil vekillerinin … 5. İş Mahkemesinin 11.09.2019 tarih ve 2018/292 Esas, 2019/349 Karar sayılı kararına yönelik istinaf başvurularının, HMK’nin 353/1-b maddesinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde feri müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Fer’i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının davalıya ait işyerinde 07.03.2018 – 07.11.2018 tarihleri arasında hizmet akdine tabii olarak kesintisiz çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile

2. 5510 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin 9 uncu fıkrası hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup fer’i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.