Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2020/167 E. 2023/10756 K. 06.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/167
KARAR NO : 2023/10756
KARAR TARİHİ : 06.12.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/482 E., 2015/681 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın ve nakil aracının müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edelerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Malatya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.11.2015 tarihli ve 2015/482 Esas, 2015/681 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları uyarınca teşdiden 3 yıl 4 … hapis ve 1.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına, kaçak sigaraların ve nakil aracının müsaderesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan … İdaresi vekili süre tutum dilekçesi sunmakla yetindiği, gerekçeli kararın tarafına usulüne uygun şekilde tebliğine rağmen gerekçeli temyiz dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.

2.Sanık …’un temyiz istemi; atılı suçun manevi unsurunun oluşmaması, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmemesi, cezada teşdit uygulanması ve re’sen gözetilecek sebepler nedeniyle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

3.Sanık … temyiz istemi; atılı suçun manevi unsurunun oluşmaması, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmemesi, cezada teşdit uygulanması ve re’sen gözetilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Suç tarihinde sanık …’un sürücüsü, sanık … yanında bulunduğu araçta önleme araması kararı uyarınca yapılan aramada aracın tavan kısmına yapılmış zulada ve araç içerisinde yer alan çekmeceli dolapta toplam 8700 paket kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.

2.Sanık … savunmasında, aracı sanayide çalışan … isimli şahıstan diğer sanık …’nin askerde olan oğlunu ziyaret etmek için aldıklarını, araçta sigara olduğunu bilmediğini beyan ederek suçu kabul etmemiştir. Sanık … savunmasında, aracı sanayide çalışan İmed Halef isimli şahıstan diğer sanık …’nin askerde olan oğlunu ziyaret etmek için aldıklarını, araçta sigara olduğunu bilmediğini beyan ederek suçu kabul etmemiştir.

3.Dosyada mevcut … varakasındaki gümrüklenmiş değere göre eşyanın değerinin suç tarihinde normal değer aralığında olduğu anlaşılmıştır.

4.Müsaderesine karar verilen nakil aracının sanık … adına tescilli 1998 model … marka kapalı kasa kamyonet olduğu, nakil aracına ilişkin 13.10.2015 tarihli teknik bilirkişi raporu dava dosyasında yer almaktadır.

IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıkların ticari miktarda olan kaçak sigaraları naklederken sanık … adına kayıtlı, zulalı araçta birlikte yakalanmaları, sanıkların değişen savunmalarının da hayatın olağan akışına uygun olmadığından sanık savunmalarına itibar edilemeyeceğinin anlaşılması karşısında atılı suçun sübutuna ve nakil aracının müsaderesine ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak;

1.Sanıklar hakkında 6545 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesiyle değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delaletiyle anılan Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları uyarınca hüküm kurulması gerekirken, ilgili delalet maddesi gösterilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı görülmüştür.

2.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içermesi, yine aynı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar … Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada; soruşturma aşamasında ihtarat yapılmamış ise 1/2, ihtarat yapılmış ise 1/3 oranında indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı dikkate alınarak, 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen Geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunmasında zorunluluk bulunması,

3.24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle anılan maddenin yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu bozmayı gerektirmiştir.

4.Suça konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaleti ile 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Malatya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.11.2015 tarihli ve 2015/482 Esas, 2015/681 Karar sayılı kararına yönelik sanıkların ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.12.2023 tarihinde karar verildi.