Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2022/3736 E. 2023/7712 K. 26.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3736
KARAR NO : 2023/7712
KARAR TARİHİ : 26.12.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI :2020/690 Esas, 2022/111 Karar
DAVALILAR :1-Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) vekili Avukat …
2- …
DAVA TARİHİ
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/87 E., 2019/50 K.

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin “… tur+şekil” ibaresinin marka olarak tescili için başvuruda bulunduğunu, başvurunun, YİDK’nın 2017-M-11396 sayılı kararı ile “… TUR” ibareli markaya benzer olduğundan bahisle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 5 … maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi uyarınca kısmen reddettiğini, oysa müvekkilinin 1990 yılında kurulduğu tarihten bu yana “… TUR+ŞEKİL” markasını kullandığını, markasının WIPO nezdinde de 1199659 no ile tescilli olduğunu, davalı Kurum nezdinde de 2009/64107 sayılı “… YOLDA”, 2010/13951 sayılı “… PLUS” ve 2012/71265 sayılı “… CE”, 98/017108 sayılı “… TUR+ŞEKİL” markalarının bulunduğunu, “… TUR” ve türevleri markaların … hak sahibinin müvekkili olduğunu, davalı adına her nasılsa tescil edilen “… TUR” markası ile davacının itibar kaybettiğini, maddi ve manevi zarara uğradığını, müvekkili markasının tanınmış olduğunu, redde mesnet davalı markasının tescilli olduğu sınıflarda faaliyetinin bulunmadığını, bu sınıflarda tescilinin kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, YİDK kararının iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Diğer davalı … cevap dilekçesinde, davacının 12, 38, 41. sınıflar dışındaki sınıflar bakımından ödeme yapmayarak markasını müddet bıraktığını, halen 45. sınıf üzerinden hak iddia ettiğini, markanın kullanılmadığı iddialarının yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuru kapsamından çıkarılan redde mesnet mal/hizmetlerin tamamının, davalı markası ile aynı/aynı tür olduğu, hem davacı markasının hem de itiraza mesnet markalarda esas unsurun “… tur” ibaresi olduğu, taraf markalarının ayırt edilemeyecek derecede benzer bulunduğu, davacının kazanılmış hak iddiasına konu önceki tarihli markalarının, 03.12.2009 tarihli 16, 35, 41. sınıfta tescilli 2009/64107 sayılı “… YOLDA” ibareli; 04.03.2010 tarihli 39 sınıfta tescilli 2010/13951 sayılı “… +plus” ibareli; 14.08.2012 tarihli 16, 35, 41.sınıfta tescilli “…’ce” ibareli 2012/71215 sayılı; 01.12.1998 tarihli 39.sınıfta tescilli 204219 sayılı “… tur+şekil” ibareli markalardan oluştuğu, davacının önceki tarihli markalarının taraflar arasında çekişme konusu olmadığı, davacının “… tur+şekil” markasının dava konusu marka işareti gibi aynı şekil ve yazım karakteri ile oluşturulduğu, benzer renklerin kullanıldığı, bu anlamda önceki tarihli markanın asli unsurunun, işbu dava konusu markada da korunduğu, ancak anılan markanın tescilli olduğu 39. sınıf hizmetlerin, davacının işbu dava konusu marka başvurusu kapsamında bulunmadığından, yani önceki tescilin koruma kapsamının, işbu dava konusu markada genişletildiğinden, davacının önceki tarihli “… TUR+ŞEKİL” markasına dayalı bir kazanılmış hakkının bulunmadığı, davacının önceki tarihli diğer markalarında da birbirinden farklı yazı stillerinin ve ilave kelime unsurlarının kullanıldığı, dolayısıyla davacının önceki tarihli markalarının, dava konusu başvuru markası bakımından kazanılmış hak teşkil etmediği, davacının kötü niyet, tanınmışlık, … hak sahipliği iddialarının da somut olaya etkisinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; “… tur” markasının … hak sahibinin müvekkili şirket olduğunu, haksız ve kötü niyetli şekilde tescil edilen davalı …’a ait markanın, işbu davanın ret sebebi olarak gerekçe gösterilmesinin hukuken kabul edilemeyeceğini, müvekkili şirket tarafından, davalı … aleyhine ikame edilen, … 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 2018/501 E. sayılı dosyası üzerinden görülmekte olan markanın hükümsüzlüğü konulu dava dosyasının akıbetinin, işbu davayı ilgilendirdiğinden ve sonucunu etkileyebileceğinden, anılan dava dosyasının bekletici mesele yapılması taleplerinin reddinin de hatalı olduğunu, davalının dava konusu markasını tescil ettirdiği sınıflarda faaliyetinin bulunmadığının, davalı yanın da kabulünde olup, davalının müvekkiline ait markayı işbu sınıflarda tescilinin tamamen kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin önceki markalarına dayalı kazanılmış hakkının bulunduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve başvuru kapsamından çıkarılan mal ve hizmetlerin tamamının, davalının redde mesnet markası ile aynı tür olduğu, ibareler yönünden de taraf markaları arasında 6769 sayılı Kanun’un 5 … maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi anlamında benzerlik bulunduğu, redde mesnet markanın hükümsüzlüğü için davacı tarafça, dava konusu YİDK kararı tarihinden sonra açılan … 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 2018/501 E. sayılı dava dosyasının akıbetinin, işbu davada bekletici mesele yapılmasının mümkün olmadığı, redde mesnet markanın kullanılmadığı iddiasının ise 6769 sayılı Kanun’un 19 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, aynı Kanun’un 5 … maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendine dayalı uyuşmazlıklarda ileri sürülemeyeceği, davacının kazanılmış hak iddiasına konu 2009/64107, 2010/13951 ve 2012/71215 sayılı markalarının esas unsurlarının, işbu dava konusu başvurudan farklı olduğu, 204219 sayılı markanın tescilli bulunduğu 39. sınıf hizmetlerin ise, davacının işbu dava konusu marka başvurusu kapsamında bulunmadığı, dolayısıyla davacının önceki tarihli markalarına dayalı bir kazanılmış hakkının olmadığı, her ne kadar 6769 sayılı Kanun’un 5 … maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendine dayalı uyuşmazlıklarda, redde mesnet marka sahibinin davalı olarak gösterilmesi mümkün bulunmadığından, davalı … hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddi gerekirken, mahkemece anılan davalı yönünden de işin esasının incelenerek, davanın esastan reddine karar verilmesi doğru değilse de, İlk Derece Mahkemesi kararının sadece davacı tarafça istinaf edilmesi sebebiyle, mahkemece yapılan bu yanlışlığın, kararın kaldırılması nedeni yapılamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 … maddeleri, 6769 sayılı Kanun’un 5 … maddesinin birinci fıkrası

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 … maddesinde yer … sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

26.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.