Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2022/1639 E. 2023/5441 K. 28.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1639
KARAR NO : 2023/5441
KARAR TARİHİ : 28.09.2023

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/582 Esas, 2021/1638 Karar.
HÜKÜM : Davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/690 E., 2019/559 K.

Taraflar arasındaki haksız rekabetin tespiti ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin akümülatör üretimi ve satışı konusunda faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, davalının emeklilik nedeniyle işten ayrılmış olmasına rağmen davacıya rakip olan dava dışı… Oto. Lastik Sanayi ve Ticaret A.Ş. nezdinde çalışmaya başladığını, ancak bu durumun davalının iş sözleşmesinden kaynaklanan rekabet yasağına ilişkin taahhüdüne aykırılık teşkil ettiğini, davalının 9 seneyi aşkın süre boyunca müvekkili firmada akümülatör üretimi bölümünde çalıştığını, akümülatör üretimi, tasarımı, know how dahil tüm teknik ve ticari sırlara vakıf olduğunu, müvekkilinin sadece akümülatör işi yapmadığını, akümülatör ve diğer üretim parçalarını ar-ge fâaliyetleri ile sürekli geliştirdiğini, davalıya imzalatılan şartname teslim tutanağında, kendisine teslim edilen bilgi, döküman veya üretim aşamaları sırasında edindiği şartname, formül ve diğer tüm bilgilerin gizli olduğunun, bu gizli bilgileri saklama yükümlülüğün bulunduğunun belirtildiğini, davalının şu an çalıştığı firmanın merkezinin Ankara’da olduğunu ileri sürerek davalının haksız rekabet etmeme taahhüdüne aykırılığının tespitine, rekabet yasağına ve taahhüde aykırılık nedeniyle şimdilik 68.000,00 TL cezai şartın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının davalıya uyguladığı baskılardan, haksız ve eşitliğe aykırı tutumlarından kurtulmak için işten ayrılmak zorunda kaldığını, işten ayrılmasının rekabet veya diğer iddialarla bir ilgisinin olmadığını, rekabet yasağı sözleşmesi ve rekabet yasağı şartının geçersiz olduğunu, müvekkilinin davacı yana ekonomik olarak bağlı durumdayken baskılar sonucu yeni sözleşme imzalamak zorunda kaldığını, davacı bahsettiği hususların davalının değil, üst yönetimin veya teknik mühendis kadrosunun bilgisinde olabileceğini, müvekkili gibi herkes tarafından bilinmesi mümkün olan bilgileri haiz işçilerle rekabet yasağı sözleşmesinin yapılamayacağını, rekabet yasağının geçerli olduğu düşünülse bile yapılan sınırlamanın İstanbul ve Ankara illerini kapsadığını, ülkemizin iki büyük ilini kapsayan bu şartın çalışma hürriyetini kısıtlayıcı olduğunu, ayrıca müvekkilinin çalıştığı işyerinin Çankırı’da bulunduğunu, iş sözleşmesinin buradaki işyeri için yapıldığını, işe giriş bildirgesinin burası için verildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının bir dönem işçisi olan davalı tarafından rekabet yasağına ilişkin taahhütte bulunulduğu, taahhüdün usulüne uygun olarak yazılı yapıldığı, sözleşmenin 1.6 ncı maddesine göre, sözleşmenin sona ermesini takiben iki yıl içinde Ankara veya İstanbul sınırları içinde davalının aynı faaliyet alanında çalışan firmada çalışmamasına yönelik anlaşma yapıldığı, buna aksi hareket halinde son brüt maaşın yirmi katı tutarında cezai şartın tahsil edileceğinin kararlaştırıldığı, davalının davacı iş yerinden 30.07.2018 tarihinde çıktığı, dava dışı … Otomotiv Lastik Sanayi ve Tic. A.Ş. nezdinde iki yıllık süre dolmadan çalışmaya başladığı, davalının akü üretimi aşamasında görev alması ve işçilere eğitim verdiği de gözetildiğinde, davacıya ait üretim sırlarına vakıf olabileceği ve bu bilgilerin aynı faaliyet alanında çalışan … Otomotiv Lastik Sanayi ve Tic. A.Ş. nezdinde de kullanabileceği, her ne kadar bu şirketin merkezinin Çankırı ili içinde olduğu davalı tarafından savunulmuş ise de Ankara ilinde şubesinin bulunduğu ve Ankara ilinde faaliyetinin olduğu gözetildiğinde, belirsiz süredeki iş sözleşmesindeki coğrafi sınıra ilişkin şartın da gerçekleştiği, sözleşmeye göre hesaplanan cezai şartın işçi statüsünde olan davalı yönünden yüksek bulunması nedeniyle, hesaplanan miktardan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 182 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca re’sen yarı oranda indirim yapıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı tarafından davacıya haksız rekabet etmeme taahhüdünün ihlal edildiğinin tespitine, 34.000,00 TL cezai şartın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince makine mühendisi olarak görevlendirilen Uğur Güşad Yalçıner’in, bilirkişi listesinde “makine” uzmanlık alanında kayıtlı olmadığını, müvekkilinin davacının yanında çalıştığı işte sır sahibi olup olmadığı tespit edilmeden karar verildiğini, müvekkilinin herhangi bir bilgi gerektirmeyen bir işte çalıştığını, davacının ciddi bir zarara uğrama tehlikesinin bulunmadığını, taraflar arasındaki rekabet sözleşmesinin geçerli kabul edilmesi halinde dahi Ankara ve İstanbul sınırlarında geçerli olacağını, oysa müvekkilinin çalıştığı fabrikanın Çankırı’da olduğunu, fabrikanın başka yerlerde şubesinin olmasının sonucu değiştirmeyeceğini, önemli olanın üretim tesisinin nerede bulunduğunun olduğunu, akülerin ülkenin her yerinde satılacağını, satış faaliyetinin farklı bulunduğunu, müvekkilinin çalıştığı işletmenin başka illerde faaliyetinin olup olmadığını bilmek ve varsa buna engel olmak gibi bir yükümlülüğünün bulunmadığını, tüm akü şirketlerinin tüm illerde faaliyetinin bulunduğunu, bu durumda müvekkilinin hiçbir yerde çalışamayacağını, 6098 sayılı Kanun’un 444 üncü maddesi uyarınca müvekkiline müşteri çevresi ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkanını sağlamadığından ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılmasının, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikte olmadığından, rekabet sözleşmesinin geçersiz bulunduğunu, ayrıca cezai şartın fahiş olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile günümüz ekonomik hayatının gereklilikleri nazara alındığında, büyüme eğilimindeki birçok şirketin merkezlerini, İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük kentlere taşımaya çalıştıkları, nitekim dava dışı … Otomotiv Lastik Sanayi ve Tic. A.Ş.’nin merkezini Ankara’da kurmayı tercih ettiği, böyle durumlarda bir şirketin başka bir ilde faaliyet gösteren fabrika, üretim tesisi veya satış yeri gibi işletmelerinde çalışan işçilerinin, şirketin merkezinin bulunduğu İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük illerde çalıştıklarının kabul edilmesi, bu suretle de merkezleri yine aynı büyük şehirlerde bulunan işten ayrıldıkları şirketlerle rekabet yasağına aykırı davrandıkları sonucuna varılması, Anayasa ve diğer mevzuat hükümleri ile teminat altına alınmış çalışma hürriyeti ilkesine ve hakkaniyet ölçülerine aykırılık oluşturacağı, bu durumun 6098 sayılı Kanun’un 445 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen, rekabet yasağı hükmünün kapsam bakımından sınırlanabilme ölçülerinin de dışında kalacağı, somut uyuşmazlıkta da dava dışı … Otomotiv Lastik Sanayi ve Tic. A.Ş.’nin üretim yerinin ve fabrikasının Çankırı ilinde bulunduğu, davalının da Çankırı’daki bu fabrikada çalıştığının sabit olduğu, davalının çalıştığı yerin Çankırı adresi gösterilmesinin, apaçık haksız rekabet ve sadakat yükümlülüğünü bertaraf etme amacını taşıdığına yönelik davacı iddiasına itibar edilmediği, İlk Derece Mahkemesince davalının fiilen davacının ticaret merkezinin bulunduğu Ankara ilinde çalışmadığı ve bu nedenle de yer itibariyle davacı şirketin zararına yol açacak şekilde rekabet yasağına aykırı faaliyette bulunmadığı kabul edilerek, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dışı … Oto. Lastik San. ve Tic. A.Ş.’nin Ankara’da faaliyet gösterdiğini, davalının iş sözleşmesinde Çankırı’da bulunan bir adres gösterilmesi apaçık haksız rekabet ve sadakat yükümlülüğü sorumluluğunu bertaraf etme amacı taşıdığını, dava dışı şirketin üretim kaynaklı olarak tüm Ülke çapında iş yapan bir şirket olduğu düşünüldüğünde iş sözleşmesinde yalnızca başka bir adres gösterilmesi gerçeğe uygun olsa dahi haksız rekabet yasağı sorumluluğunu kaldırmayacağını, zira davalının müvekkilinden edindiği teknik ve ticari sır niteliğindeki bilgilerin Çankırı ilindeki fabrikada üretim faaliyetinde kullanılmayacağı anlamına gelmediğini, davalı üretim prosesi ile ilgili teknik ve ticari sırlara vakıf olduğunu, aralıksız dokuz yıl boyunca üretim personeli olarak çalıştığını, bu süre zarfında bağımsız kuruluşlardan çeşitli konularda kapsamlı eğitimler ve kurslar aldığını, akü imalatında kullanılan ticari ve teknik sırlara vakıf olduğunu, bunlarla birlikte çalışması sırasında vakıf olduğu üretim şartname ve formüllerinde de gizlilik ve sır saklama yükümlülüğüne aykırı hareket etmeyeceğini taahhüt ettiğini, davalı çalışılabilecek onlarca sektör ve onlarca iş varken müvekkili ile aynı alanda çalışan müvekkili şirketin eski genel müdürünün de genel müdürü olduğu dava dışı şirkette çalışmaya başladığını, Bölge Adliye Mahkemesi kararında 6098 sayılı Kanun’un 444 ve 445 inci maddelerinin konuluş amaç ve gayesinden uzaklaşıldığını ve müvekkilinin hak ve menfaatlerinin gözetilmediğini belirterek Bölge Adli Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, rekabet yasağı sözleşmesine aykırılığın tespiti ve cezai şart alacağının tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6098 sayılı Kanun’un 444 vd maddeleri.

3. Değerlendirme
Dava, rekabet yasağı sözleşmesine aykırılığın tespiti ve cezai şart alacağının tahsili istemine ilişkindir. Davalı davacı ile yaptığı iş sözleşmesinin 1.6 ncı maddesinde sözleşmenin sona ermesini takiben iki yıl içinde Ankara veya İstanbul sınırları içinde davacı ile aynı faaliyet alanında çalışan firmada çalışmayacağına ilişkin taahhütte bulunmuştur. Davalının çalıştığı yer Çankırı olmasına karşın, çalıştığı şirketin merkezi Ankara’da bulunmaktadır. Davalının davacı ile imzaladığı iş sözleşmesi uyarınca, davalının sözleşmenin sona ermesini takiben iki yıl içinde Ankara sınırları içinde aynı faaliyet alanında çalışan firmada çalışması rekabet yasağına aykırılık oluşturmaktadır.

Davalı davacı şirkette akümülatör üretim bölümünde çalışmakta olup, iştigal alanı da akümülatör üretimine ilişkindir. Davalı bu konuda davacı şirketin tüm teknik sırlarına vakıf durumdadır. Somut olayda rekabet yasağına aykırılığın şartları oluştuğundan, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, somut olayın buna göre değerlendirilerek sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

28.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.