YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3911
KARAR NO : 2011/8036
KARAR TARİHİ : 06.07.2011
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Davacı … Küçük ve Orta Ölçeklİ Sanayi Geliştirme İdaresi Başkanlığı vekili Avukat …tarafından, davalı T.C. … A.Ş. Genel Müdürlüğü aleyhine 29/04/2008 gününde verilen dilekçe ile 3624 sayılı Yasa gereği tahsili gereken aidat borcunun istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın reddine dair verilen 17/12/2009 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 26/04/2011 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı kurum vekili Avukat … ile karşı taraftan davalı banka vekilleri Avukat … … …, Avukat… ve Avukat … … geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşagıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, 3624 sayılı Yasa gereği alınması gereken aidat borcunun tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece dava reddedilmiş, kararı davacı temyiz etmiştir.
Davacı, 3624 sayılı “Küçük ve Orta Ölçekli Sanayi Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı Kurulması Hakkındaki Kanun”un 14/c maddesine göre kurum bütçesi gelirlerinden olan, sermayesinin yüzde 50’sinden fazlası kamu kurum ve kuruluşlarına ait bankaların kurumlar vergisine matrah olan yıllık kârlarının yüzde 2’si nispetinde ödeyecekleri ve ilgili kuruluşların bir önceki yıla ait kâr miktarlarına göre her yıl Mayıs ve Ekim aylarında olmak üzere iki taksit halinde ödenmesi gereken 2003 yılı aidatının ödenmediği gerekçesiyle eldeki davayı açmıştır.
Davalı taraf, 2004 yılı aidatının ilk taksidinin Mayıs 2004’de ödendiğini, 5230 sayılı Yasa ile 3624 sayılı Yasa’nın 14/c maddesinin değiştirildiğini, yapılan değişiklikle maddeye “4603 sayılı Kanuna tabi bankalar hariç” ifadesinin eklendiğini, böylece aidat yükümlülüğünün sona erdiğini savunmuştur.
Yerel mahkeme, 5230 sayılı Yasa ile davalının aidat ödeme yükümlülüğünün ortadan kalktığını, 31/07/2004 tarihinde yasanın yürürlüğe girdiğini, Ekim 2004 tarihinde ödenmesi gereken ikinci aidatı artık ödeme yükümlülüğünden söz edilemeyeceği gerekçesiyle davayı reddetmiştir.
2010/3911-2011/8036
Mevcut yasal düzenlemeye göre davacı kurumun gelirleri arasında 3624 sayılı Yasa’nın 14/c maddesi gereğince “sermayesinin yüzde 50’sinden fazlası kamu kurum ve kuruluşlarına ait bankaların kurumlar vergisine matrah olan yıllık kârlarının yüzde 2’si nispetinde ödeyecekleri aidatlar”ın da yer aldığı, bu aidatın aynı madde gereği bir önceki yıla ait kâr miktarlarına göre belirleneceği ve her yıl Mayıs ve Ekim aylarında olmak üzere iki taksit halinde ödeneceği ve bu gelirlerin 6183 sayılı Yasa gereği tahsil olunacağı hüküm altına alınmıştır. Ancak anılan yasa hükmü 31/07/2004 tarihinde yürürlüğe giren 5230 sayılı “… …Şirketi’nin… Bankası AŞ’ne Devri ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına ilişkin Kanun”un 10. maddesi ile değiştirilmiş ve davalı banka bu yükümlülüğün kapsamı dışında bırakılmıştır. Davalı banka Mayıs 2004 tarihinde aidatın ilk kısmını … ise de, Ekim 2004 tarihinde ödemesi gereken aidatı, anılan değişiklik nedeniyle ödememiştir. Davacı, bu aidatın 2003 yılı aidatı olduğunu ve tamamının ödenmesi gerektiğini iddia etmiş, davalı ise bu aidatın 2004 yılı aidatı olduğunu ve 31/07/2004 tarihinde aidat ödeme yükümlülüğü ortadan kalktığından sorumlu olmadığını savunmuştur.
Yukarıda açıklanan yasal düzenlemelere göre dava konusu aidatın, mahkemenin de kabul ettiği gibi 2004 yılı aidatı olduğu ve miktarının bir önceki yıla ait kurumlar vergisi matrahına göre belirlenip ödeneceği sabittir. Yasa değişikliği ile davalının aidat ödeme yükümlülüğü 31/07/2004 tarihine kadar devam etmektedir. 2004 yılı ilk altı ayı için aidatın ödendiği anlaşıldığından, ödenmeyen 2004 yılı 7. ayı aidatının belirlenmesi ve ödeme tarihi olan Ekim 2004 tarihinden itibaren 6183 sayılı Kanuna göre faiziyle hüküm altına alınması gerekirken, yanlış değerlendirmeye dayalı olarak davanın tümden reddi usul ve yasaya aykırı görüldüğünden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, davacının diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle reddine ve temyiz eden davacı kurum yararına takdir olunan 825,00 TL duruşma avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 07/07/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.