YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8169
KARAR NO : 2012/10456
KARAR TARİHİ : 14.06.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … vd. aleyhine 18/05/1998 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 23/09/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Yerel mahkemece açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar, meydana gelen trafik kazasında davalıların kusurlu olduğunu beyanla uğradıkları zararın davalılardan tazminini talep etmişler, davalılar, kusursuz olduklarını beyanla davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflardan herbiri usule ilişkin yaptığı muameleyi tamamen veya kısmen ıslah edebilir. Islah bir dava eksikliği veya tarafın ulaşmak istediği amaca uygun olmayan kendi işlemlerini değiştirmesidir.
Dosya kapsamından; hesap bilirkişi raporu düzenlenmesinden sonra davacı tarafından mahkemeye ibraz edilen 22.07.2008 tarihli ıslah dilekçesinin davalılara tebliğ edilmediği anlaşılmaktadır. Bu durum, savunma hakkının kısıtlanması mahiyetinde olduğundan usul ve yasaya aykırı bulunmuş ve ıslah dilekçesi davalılara tebliğ edilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda (2) numaralı bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 14/06/2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasıdır. İddia’ya göre, davalılardan Savaş Karamaca olaya karışan araç sürücüsü, … ise araç sahibidir.
Davalılar, işin başından beri kaza ile ilgilerinin bulunmadığını böyle bir olaya karışmadıklarını söylemişlerdir.
Yerel mahkeme, kamu tanığı aynı zamanda emniyet görevlisi olan Başkomiser …’nın beyanlarına itibar ederek davalıları olaydan sorumlu tutmuştur. Ancak, …’da dahil olmak üzere …’nın beyanlarına göre tutanak tutan emniyet görevlileri ile …’nın ihbarı üzerine kazaya karışan aracı araştıran jandarma görevlilerinden hiç birisi davalıların ve davalılara ait aracın olaya karıştığını söyleyememektedirler. …..’nın aracı görmemekle birlikte yol kenarında börek satan ve kimliği belli olmayan ve herhangi bir şekilde dinlenmeyen meçhul kişinin beyanına göre plakayı tespit etmiş olması, davalılardan …’nun olayla ilgisinin olmaması nedeniyle savcılıkça hakkında takipsizlik kararı verilmiş olması, sürücü …. hakkında açılan kamu davasının 4616 sayılı Yasa gereğince ertelenmiş olması nedeniyle kesin hüküm oluşturmaması gözönüne alındığında ve özellikle davalıların savunmasının aksine olaya karıştıklarına dair görgüye ve somut delillere dayanan bir bilgi ve delilin olmaması karşısında davalıların ve araçlarının olaya karıştığı anlaşılamadığından ve bu konudaki iddia kanıtlanmadığından davalılar hakkında açılan davanın reddine karar verilmesi düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun düşünce ve görüşlerine katılmıyorum.