YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/36398
KARAR NO : 2023/9390
KARAR TARİHİ : 05.12.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/39 E., 2020/387 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞLERİ: Kısmî onama, kısmî bozma
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Temyizin kapsamına göre;
1. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.03.2015 tarihli ve 2012/61 Esas, 2015/79 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 43, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 62.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 26.12.2019 tarihli ve 2019/12633 Esas, 2019/15710 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafiileri ile sanık …’nün temyiz başvurularının kabulüne karar verilerek sanıklara yüklenen suç nedeniyle uzlaştırma işlemlerinin yapılması gerektiği gerekçesiyle hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine yapılan yargılamada, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanıklar hakkında (1) numaralı paragraftaki gibi karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık … ve müdafiinin temyiz istemi; suçun sübut bulmadığına, unsurlarının oluşmadığına, İbrahim Halil Çelik’in soyut iddiaları ve iftirasıyla hüküm kurulduğuna, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
2. Sanık … müdafiinin temyiz istemi; suçun sübut bulmadığına, unsurlarının oluşmadığına, yeterli delil bulunmadığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
3. Sanık … müdafiinin temyiz istemi; suçun sübut bulmadığına, sanığın kastının bulunmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, yeterli delil bulunmadığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
4. Sanık …’nün temyiz istemi; yeterli delil bulunmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine, kararın hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanıkların fikir ve irade birliği içerisinde hareket ederek işadamı olan katılanı cep telefonundan arayarak kendilerini polis ve savcı olarak tanıttıktan sonra katılana, hesaplarına terör örgütü tarafından ulaşıldığını, örgüt elemanlarının yakalanmasını sağlamak için bildirecekleri hesap numaralarına para göndermesi gerektiğini söyleyip katılanı ikna ettikleri, 02.11.2011 tarihinde … adına 410.000,00 TL, aynı gün öğleden sonra … adına 150.000,00 TL, ertesi gün … adına 500.000,00 TL para yatırmasını sağladıkları, sanık … adına yatırılan paranın sanık tarafından …’de çekildiği, … adına yatırılan paranın kimliği tespit edilemeyen kişi tarafından ertesi günü Gaziantep’ten çekildiği, … adına yatırılan paranın ise banka görevlilerinin gelen kişinin kimliğinden şüphelenmesi nedeniyle çekilemediği, katılanın 14.11.2011 tarihinde tekrar aranıp bu sefer bu parayı … adına göndermesini istedikleri, katılanın durumdan şüphelenerek emniyete müracaat ettiği, görevlilerin isteği üzerine … adına 410.000,00 TL yatırdığı ve kendisini arayan şahıslara para yatırdığını bildirdiği, Garanti Bankası … Şubesine bu parayı çekmeye gelen ve … sahte kimliği kullanan sanık …’in görevlilerce yakalandığı, üzerinden sahte kimlik çıktığı tespit edilmiş olup sanık … ifadesinde ablasının eşi olan sanık …’ın kendisine ”para gelecek , sen çek ver sana harçlık vereyim” dediğini, ”benim kredi kartı borcum olduğu için para çekemem ”deyince ”sorun değil, sana sahte kimlik ayarlarım” dediğini, verdiği fotoğraflar ile sanık …’ın … adına sahte kimlik düzenletip kendisine verdiğini, parayı çekmeye gittiğinde ise yakalandığını beyan ettiği, sanık …’ın suçlamayı kabul etmediği, kendisine iftira atıldığını savunduğu, her iki sanığın da suçtan kurtulmak için birbirlerine suç isnat ettiği, hayatın olağan akışına göre her iki sanığın da beyanına itibar edilemeyeceği, katılanın gönderdiği 150.000,00 TL’nin sanık … tarafından …’den çekildiği, bu paranın bir kısmını harcadığı, bu sırada katılanı arayan ekipten olan sanık …’in paranın peşine düştüğü, çeşitli aracılar koyarak o paranın kendisine iadesini sağlamaya çalıştığı, bir kısmını da sanık …’den geri aldığı, bu şekilde birlikte hareket eden sanıkların gelir düzeyi yüksek olduğu anlaşılan katılanın telefonla aranmasını sağlayarak kendilerini polis ve savcı olarak tanıtıp katılanın hesaplarına terör örgütü elemanlarının ulaştığı belirtilip onların yakalanmasını sağlamak için bildirecekleri hesaplara para göndermesinin gerektiğini söyleyerek katılanı ikna edip kandırarak onun zararına kendilerine yarar sağlamak suretiyle zincirleme şekilde basit dolandırıcılık suçunu işlediklerinin kabul edildiği anlaşılmıştır.
2. Sanıkların savunmaları, katılan beyanları, banka kayıtları, olay ve ihbar tutanakları, sanıklara ait adli sicil kayıtları ve diğer deliller dosya arasındadır.
IV. GEREKÇE
Sanıkların üzerine atılı dolandırıcılık suçunun, 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenmiştir.
Sanıklara yüklenen dolandırıcılık suçunun uzlaşma kapsamında olması nedeniyle ilk uzlaştırma teklifinin yapıldığı 13.02.2020 tarihinden uzlaşmanın sağlanamadığına ilişkin raporunun uzlaştırma bürosuna verildiği 10.07.2020 tarihine kadar 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin yirmi birinci fıkrası ve Ceza Muhakemesi Uzlaştırma Yönetmeliğinin 34 üncü maddesi uyarınca dava zamanaşımının durduğu belirlenerek yapılan incelemede;
A.Sanıklar …, … ve … Yönünden
1.Dosya kapsamında toplanan delillere göre, suç tarihi de göz önüne alınarak eylemin basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna ve sanıkların mahkûmiyetine ilişkin Mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik bulunmadığından hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık … müdafii, sanık … müdafii ve sanık …’nün yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
B. Sanık … Yönünden
Hüküm tarihinde başka suçtan Burhaniye T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu olarak bulunan ve duruşmadan bağışık tutulma talebi olmayan sanığın, hükmün tefhim olunduğu oturuma getirtilmeden veya SEGBİS yolu ile katılımı sağlanmadan yokluğunda mahkûmiyet hükmü kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 193 üncü ve 196 ncı maddelerine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanıklar …, … ve … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararında sanık … müdafii, sanık … müdafii ve sanık … tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık … Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.12.2023 tarihinde karar verildi.