Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/3650 E. 2023/10627 K. 20.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/3650
KARAR NO : 2023/10627
KARAR TARİHİ : 20.12.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/481 E., 2019/59 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Silifke 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.10.2013 tarihli kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 7 kez 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Silifke 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.10.2013 tarihli kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan)15. Ceza Dairesinin 25.10.2018 tarihli ve 2015/13760 Esas, 2018/7165 Karar sayılı kararı ile sanığın eyleminin zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Silifke Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.01.2019 tarihli ve 2018/481 Esas, 2019/59 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43, 62, 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık müdafinin temyiz isteği; sanığın suçu işlemediği, kararın bozulmasına ilişkindir.
2.Katılan vekilinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, sanığa daha ağır ceza verilmesine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, 2012 yılı Ocak ayında sattığı kavun tohumları karşılığında katılan ve mağdurlar tarafından imzalanarak kendisine verilen 15/01/2012 tanzim tarihli ve gerçekte 260, 520, 650 ve 2.210 TL bedelli olan 7 adet bono üzerinde tahrifat yapmak suretiyle 860, 1.520, 1.650 ve 8.210 TL bedelli hale getirdikten sonra bu bedeller üzerinden katılan ve mağdurlar aleyhine icra takibi başlattığının iddia edildiği somut olayda, tüm dosya kapsamından yapılan tahrifatların ilk bakışta kolaylıkla anlaşılamayacak ve başkalarını aldatacak nitelikte olduğu, suça konu senetlerin aldatıcılık kabiliyetini haiz olduğunun mahkemece yapılan inceleme ve … Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü tarafından tanzim edilen uzmanlık raporu ile belirlendiği, bu suretle sanığın 5237 sayılı Kanun’un 210/1 maddesi yollamasıyla resmi belge niteliğinde bulunan suça konu bonolar üzerinde tahrifat yaparak ve bu sahte bonoları kullanarak üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği, bono üzerindeki tahrifatların ne zaman yapıldığı tespit edilemeyen suça konu senetlerin, dosya kapsamında alınan beyanlara göre aynı gün katılanlar ve mağdurlardan alındığı ve tek bir günde sıralı halde icra takibi başlatılması dikkate alındığında sanık hakkında tahrifat yaptığı senetlerin ve mağdur ve katılanların sayısı da göz önünde bulundurularak zincirleme suç hükümleri uygulanmasına karar verilerek temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafi ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ilk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında sanık müdafii ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafi ve katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.12.2023 tarihinde karar verildi.