YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10805
KARAR NO : 2011/12958
KARAR TARİHİ : 05.12.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı SS … Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi aleyhine 01/10/2009 gününde verilen dilekçe ile haksız hacizden kaynaklanan manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 04/03/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız hacizden kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davadışı üçüncü şahsın bankaya olan borcundan dolayı, davalı kooperatifle birlikte müşterek ve müteselsilen kefil olduklarını, asıl boçlunun borcu ödemediğini, bunun üzerine davalı kooperatifin borcu ödediği iddiası ile kendisine karşı icra takibi başlattığını , takibin kesinleştiğini ve maaşına haciz konulduğunu, kendisinin öğretmen olduğunu ve meslek çevresinde bu haciz nedeni ile sorumsuz biri olarak algılandığını, kooperatife güvendiği için takibe itiraz etmediğini, oysa kooperatifin bankaya herhangi bir ödeme yapmadan kendisine karşı icra takibi başlattığını, bu durumu alacaklı banka tarafından 03.06.2009 tarih ve 0688 yevmiye numaralı ihtarnamenin noterlik vasıtasıyla kendisine tebliği ile öğrendiğini, bu nedenle de haksız haciz nedeni ile 10.000.TL manevi tazminatın davalıdan alınarak kendisine verilmesini talep etmiştir.
Davalı, ödeme emrinin bizzat davacının kendisine tebliğ edildiğini, itiraz etmediğini ve takibin kesinleştiğini ayrıca haczedilen meblağın kendisine iade edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Yerel mahkemece, icra takibinin haksız olduğunun ispatlanması halinde manevi tazminata hükmedilebileceği belirtilerek açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamından, tarafların davadışı üçüncü şahsın bankaya olan borcundan dolayı, müşterek ve müteselsilen kefil oldukları, asıl boçlunun borcu ödemediği, bunun üzerine davalı kooperatifin borcu ödediği iddiası ile davacıya karşı icra takibi başlattığı, … İcra Dairesinin 2009/171 sayılı icra dosyasında takip tarihinin 04.05.2009 olduğu, takipten yaklaşık bir ay sonra alacaklı banka tarafından, borcun ödenmediği, 03.06.2009 tarihi itibari ile hesabın kesinleştirildiği, tebliğden itibaren 5 (beş) gün içerisinde borcun ödenmesi talebini içerir ihtarname düzenlendiği anlaşılmıştır. Bu durumda, davalı kefili olduğu asıl borcu ödemeden, dolayısıyla rücu hakkı doğmadan haksız yere diğer kefil davacı aleyhine
icra takibi başlattığından ve bu takip dosyası üzerinden davacının maaşına haciz işlemi uygulandığından yasal koşulları oluşmakla, yerel mahkemece davacı lehine haksız haciz nedeni ile manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken davanın reddedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, uygun bir miktar manevi tazminat takdir edilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 05/12/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.