YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/5919
KARAR NO : 2023/10568
KARAR TARİHİ : 30.11.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI :2020/220 E., 2022/458K.
SUÇ :4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının
Düzenlenmesine Dair Kanun’a muhalefet
HÜKÜM :Mahkûmiyet, eşya müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I.HUKUKÎ SÜREÇ
1.Saray (Tekirdağ) Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.04.2015 tarihli ve 2013/132 Esas, 2015/195 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında sigara kaçakçılığı suçundan 4733 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 1 yıl 8 … hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksuluklarına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.
2.Anılan kararın, sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 16.03.2020 tarihli ve 2019/35198 Esas, 2020/2895 Karar sayılı ilâmıyla; UYAP ortamında yapılan araştırmada sanık hakkında temyiz davasına konu olan (aynı) suçtan kamu davalarının tespit edilmesi karşısında; yerel mahkemece; UYAP kayıtları taranarak sanık hakkında aynı suçtan değişik zamanlarda açılmış başka ceza davası dosyalarının bulunup bulunmadığı da tespit edilip hukuki kesintinin iddianamenin düzenlenmesiyle gerçekleşeceği gözetilerek 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanması gerekip gerekmediği tartışılması zorunluluğu, gün para cezası adlî para cezasına çevrilirken uygulama maddesinin hatalı yazılması, ek savunma alınmadan tekerrür ve tasfiyeye karar verilmesi, müsadere ile yetinilmesi gerekirken kaçak eşyanın tasfiyesine karar verilmesi, hak yoksunluğu uygulanırken yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Bozma kararı üzerine 08.06.2020 ve 11.06.2020 tarihli birleştirme kararlarıyla 08.03.2013 ve 02.03.2013 tarihli eylemlere ilişkin dava dosyalarının 22.05.2012 tarihli eyleme ilişkin ana dava dosyası ile birleştirildiği anlaşılmıştır.
4.Bozma üzerine yapılan yargılama sonucu davalar birleştirilerek Saray (Tekirdağ) Asliye Ceza Mahkemesinin 16.09.2022 tarihli 2020/220 Esas, 2022/458 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kaçakçılık suçundan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası delaletiyle aynı maddenin beşinci ve onuncu ve yirmiikinci fıkraları ve 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği neticeten 2 yıl hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.
II.TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebebi, kaçak sigara ve aracın kendisine ait olmadığına, beraat kararı verilmesi talebine ilişkindir.
III.OLAY VE OLGULAR
1.Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre,
-22.05.2012 tarihinde sanığın kullanımında olduğu tespit edilen araçta 416 paket kaçak sigara ele geçtiği,
-02.03.2013 tarihinde sanığın idaresindeki araçta 430 paket kaçak sigara ele geçtiği,
-08.03.2013 tarihinde sanığın idaresindeki araçta 440 paket kaçak sigara ele geçtiği, belirlenmiştir.
2.Sanığın her üç olaya ilişkin alınan savunmalarında atılı suçu kabul etmediği belirlenmiştir.Sanığa ana ve birleşen dosyalarda dava konusu kaçak sigaraların gümrüklenmiş değerlerinin 2 katı tutarın ve vergi zararlarının bildirildiği ancak ödeyemeyeceğini beyan ettiği anlaşılmıştır.
IV.GEREKÇE
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların … biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2.Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, sanığın adlî sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak suçundan verilen 1 yıl hapis cezasına mahkûmiyetin tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin yükümlülüklerini yerine getirmesi şartı ile ertelenmesine karar verildiği ve 10.01.2013 tarihli ek karar ile de tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranan sanık hakkında açılan kamu davasının düşürüldüğü ve bu düşme kararının da kesinleştiği anlaşılmakla, anılan ilâmın tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeden sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi hususu hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde 2 numaralı bentte açıklanan nedenle Saray (Tekirdağ) Asliye Ceza Mahkemesinin 16.09.2022 tarihli 2020/220 Esas, 2022/458 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının tekerrür hükümlerinin uyglandığı bendinde yer alan “cezanın” ibaresi çıkarılarak yerine “hapis cezasının” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.11.2023 tarihinde karar verildi.