YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/14647
KARAR NO : 2011/13061
KARAR TARİHİ : 06.12.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … vd. aleyhine 04/05/2007 gününde verilen dilekçe ile muvazza nedeni ile icra takibinin iptali istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kabulüne dair verilen 11/05/2010 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalı … vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 29/11/2011 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı … vekili Avukat … ile karşı taraftan davacı vekili Avukat … geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Diğer temyiz itirazına gelince; dava, muvazaa nedeniyle icra takibinin iptali istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem kabul edilmiş; karar, davalı … tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, davalılardan … ile aralarında imzaladıkları inanç sözleşmesi gereğince kendisine ait bir takım taşınmazları davalı adına tapuda devir ve teslim ettiğini, aynı sözleşme gereğince geri istediğinde davalının aynen iade borcu altında bulunduğunu, nitekim taşınmazları 31.01.2007 günü yine tapuda yaptıkları işlem ile geri teslim aldığını, ancak davalıların, aralarında hazırladıkları danışıklı borç senetleri ile davalı …’nu, diğer davalı …na borçlandırarak davalı …’nun başlattığı icra takibine, davalı …’nun itiraz etmeksizin takibi kesinleştirerek esasen kendisine devir borcu altında bulunduğu taşınmaz üzerine haciz konulmasına neden olduklarını ileri sürerek muvazaa nedeni ile … 4. İcra Müdürlüğünün 2006/16278 sayılı takip dosyasının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı …, takibe konu alacağın bonodan kaynaklandığını, takip konusu alacak ile ilgili açılan bir menfi tespit davası bulunmadığını, takibin kesinleştiğini, takibe karşı 3. kişi konumundaki davacının açtığı bu davanın dinlenemeyeceğini savunmuştur.
Yerel mahkemece, davalılar arasındaki borç ilişkisinin danışıklı olduğu ve davacının zarara uğratılması amacı ile yapıldığı kanaati ile istemin kabulü ile icra takip dosyasının iptaline karar verilmiştir.
Kural olarak üçüncü kişiler, muvazaa nedeniyle hakları zarara uğratıldığı takdirde, tek taraflı veya çok taraflı hukuki işlemlerin geçersizliğini ileri sürebilirler. Çünkü danışıklı olan bir hukuki işlem ile üçüncü kişinin zararlandırılması ona karşı işlenmiş bir haksız eylem niteliğindedir.
Somut olayda, davalı …’nun davacıya karşı aralarındaki inanç sözleşmesi gereğince devir borcu altında bulunduğu taşınmazlar üzerine, diğer davalı ile aralarındaki danışıklı borçlandırma işlemi ile icra takibi yapılarak kayden haciz konulduğu anlaşılmaktadır.
Davacının eldeki bu davayı açmaktaki amacı, davalı …’ndan devir aldığı tapulu taşınmazları üzerindeki haciz kaydının kaldırılmasıdır. Şu durumda, halen davacı adına kayıtlı bulunan ve … 4. İcra Müdürlüğünün 2006/16278 sayılı dosyasından davalı …’nun diğer davalı …’na olan borcu nedeni ile konulan haciz şerhlerinin kaldırılması ile yetinilmesi gerekirken takibin tarafı olmadığı halde, icra takip dosyasının iptaline karar verilmiş bulunması doğru olmamıştır.
Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek davacıya ait taşınmazlar üzerindeki haciz şerhinin kaldırılması ile yetinilmesi gerekirken takibin iptaline karar verilmiş bulunması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası’nın 438/son maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle hüküm fıkrasının 1 nolu bendinin tümden silinerek yerine 1 nolu bent olarak “1-Davanın kabulü ile, … İcra Müdürlüğünün 2006/16278 sayılı takip dosyasının iptaline gerek bulunmadığından, alacaklısı …, borçlusu … bulunan bu icra takip dosyası üzerinden davacıya ait … ili, … ilçesi, Ada no:46, Parsel no:3’de kayıtlı kargir otelin 3/8 hissesi, … ili, … ilçesi, Ada no:72, Parsel no:6’da kayıtlı fındık kırma fabrikasındaki 1/3 hissesi, … ili, … ilçesi, Ada no:103, Parsel no:70’de kayıtlı fındık bahçesi, … ili, … ilçesi Ada no:103, Parsel no:68 de kayıtlı fındık bahçesi, … ili, … ilçesi Ada no:103, Parsel no:66’de kayıtlı fındık bahçesi, … ili, … ilçesi Ada no:103, Parsel no:67’de kayıtlı fındık bahçesi, … ili, … ilçesi Ada no:60 Parsel no:8’de kayıtlı kargir apartmanın 1/4 hissesi üzerine anılan icra dosyasında muvazaalı olarak konulan haciz şerhlerinin kaldırılmasına” biçimindeki tümcenin yazılmasına; öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddiyle kararın düzeltilmiş bu biçiminin ONANMASINA ve temyiz eden davalı … yararına takdir olunan 825,00 TL duruşma avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine, peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 06/12/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.