YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12278
KARAR NO : 2024/20
KARAR TARİHİ : 08.01.2024
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/250 E., 2016/142 K.
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Temyizin kapsamına göre, … Cumhuriyet Başsavcılığının 21.05.2014 tarihli ve 2014/1521 sayılı iddianamesiyle sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle … Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
2. Temyiz kapsamı dışında bulunan dolandırıcılık suçunun 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendine temas edip etmeyeceğinin değerlendirilmesi bakımından yargılama dosyasının 2014 yılında görevsizlik kararı ile … 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesi üzerine anılan Mahkemenin 22.03.2016 tarihli ve 2015/250 Esas, 2016/142 Karar sayılı kararı ile sanığın özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 207 ve 62 nci maddelerinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık süre tutum dilekçesi vererek haksız şekilde verilen mahkûmiyet kararının bozulmasını talep etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, kayden … adına 2A Mühendislik Isı ve Yalıtım Sistemleri adlı firmayı kurduğu ve fiilen işlettiği, … Boru Sistemleri isimli firmaya borcu nedeniyle üç adet yasal unsurları eksik bonoyu … isimli kişiyi borçlu ve 2A Mühendislik…. firmasını alacaklı göstermek suretiyle 2A Mühendislik… firması ve temyiz dışı sanık … adına da cirolayarak aynı anda verdiği anlaşılmıştır.
2.Sanık savunmaları, katılan ve tanık beyanlarına göre; İsmet’in daha önceden de aynı iş kolunda şirketler kurup bunları kapattığı ve yeni şirketler açtığı tespit edilmiştir.
3.Bilirkişi raporuna göre; suça konu bonolarda borçlu gözüken …, birinci ve ikinci cirantalar adına atılan imzaların bu kişilerin eli ürünü olmadığı tespit edilmiştir .
4. Suça konu bonoların alacaklısı belirgin olmadığı için yasal unsurlarının eksik olduğu ve kambiyo senedi vasfının bulunmadığı belirlenmiştir.
5. Sanık savunması, katılan beyanları, bilirkişi raporu, oluş ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın eylemi sabit görülerek Mahkemesince özel belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. UYAP üzerinden yapılan tespitlere göre sanıklardan İsmet’in ikisi derdest ve beşi kesinleşmiş toplam yedi adet yargılama dosyasının bulunduğu, bu cümleden olarak;
a) … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.05.2016 tarihli, 2015/5 Esas, 2016/234 Karar sayılı dosyasında İsmet hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyet kararı kurulduğu ve dosyanın Yargıtay 11. Ceza Dairesinde derdest bulunduğu,
b) … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.06.2016 tarihli, 2015/69 Esas, 2016/523 Karar sayılı dosyasında İsmet hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyet kararı verildiği ve dosyanın Yargıtay 11. Ceza Dairesinde derdest bulunduğu,
c) … 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.11.2015 tarihli, 2015/509 Esas, 2015/1268 Karar sayılı dosyasında İsmet hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyet kararı verildiği ve dosyanın Yargıtay 11. Ceza Dairesinin ilamıyla kesinleştiği,
d) … 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.12.2018 tarihli, 2015/711 Esas, 2018/854 Karar sayılı dosyasında İsmet hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyet kararları verildiği ve dosyanın kesinleştiği,
e) … 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.04.2018 tarihli, 2015/379 Esas, 2018/303 Karar sayılı dosyasında İsmet ve şeriği Kısmet hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyet kararı verildiği ve dosyanın istinafta kesinleştiği,
f) … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.03.2017 tarihli, 2016/162 Esas, 2015/574 Karar sayılı dosyasında İsmet hakkında özel belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyet kararı verildiği ve dosyanın istinafta kesinleştiği,
g) … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.02.2017 tarihli, 2015/159 Esas, 2017/48 Karar sayılı dosyasında İsmet hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği tespit edilmiştir.
2. (1) numaralı paragrafta bahsedilen sahtecilik suçlarını ihtiva eden yargılama dosyalarında hukuki kesinti bulunmadığının belirlendiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun (YCGK) 22.04.2014 tarihli, 2013/11-397 Esas, 2014/202 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu ile 5237 sayılı Kanun’un “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan “belgede sahtecilik” suçlarında korunan hukuki yararın kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, bir veya birden fazla kişi de haksızlığa uğrayıp, suçtan zarar görmesi halinde dahi, suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamının, diğer bir ifadeyle kamunun olduğuna dair kabulünün etkilenmeyeceği, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin mağdur değil, suçtan zarar gören olacağının kabulü gerekeceği ve 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi uyarınca, “Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla ya da aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi” durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması, aynı anda verilen çekler yönünden ise TCK’nın 61 inci maddesi uyarınca alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi gerektiği, zincirleme suç, zamanaşımı hükümlerinin ve suç tarihinin belirlenebilmesi bakımından, katılan … Boru Sistemleri isimli firmaya suça konu bonoların hangi tarihte verildiğinin sorulması, sanığın aynı suç işleme kararının icrası kapsamında (1) numaralı paragrafta izah edilenler ile varsa başkaca sahtecilik eylemlerinin ve bağlantılı dava dosyalarının araştırılıp, mümkün olması halinde tüm davaların birleştirilmesi, aksi halde dava dosyaları getirtilip incelenerek bu dosyayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosya içine alınması, eksiklikler tamamlandıktan sonra sanığın çekleri aynı anda ya da farklı zamanda verip vermediği de tespit edilerek eylemlerinde 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi uyarınca alt sınırdan uzaklaşılması gereken bir durumun var olup olmadığının, farklı zamanlarda işlediği eylemlerinde suç kastını yenileyip yenilemediği, suç kastını yenilememiş ise 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi uyarınca zincirleme şekilde işlenmiş resmi veya özel belgede sahtecilik suçunu oluşturup oluşturmadığının hüküm yerinde tartışılması, kesinleşmiş hükümlerin zincirleme suç kapsamında kaldığının anlaşılması halinde de YCGK’ nın 15.03.2016 tarihli, 2014/847 Esas ve 2016/128 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, tayin olunacak cezadan kesinleşmiş önceki cezaların mahsup edilmesi, tayin olunacak cezanın kesinleşmiş cezaların altında kalması halinde ise ek ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gözetilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerekirken, eksik inceleme ile mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.01.2024 tarihinde karar verildi.