YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/30946
KARAR NO : 2024/194
KARAR TARİHİ : 10.01.2024
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/21 E., 2016/8 K.
SUÇLAR : Bilişim sistemindeki verileri bozma, yok etme, değiştirme veya erişilmez kılma, sisteme veri yerleştirme, var olan verileri başka bir yere gönderme; bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Elmalı Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.01.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında;
1. Bilişim sistemindeki verileri bozma, yok etme, değiştirme veya erişilmez kılma, sisteme veri yerleştirme, var olan verileri başka bir yere gönderme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 244 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
2. Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ile son fıkrası, 52 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 3 yıl hapis ve 800,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizi; hakkında verilen mahkumiyet kararlarını temyiz ettiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın suç tarihinde katılan …’e ait facebook hesabının şifresini kırdığı, …’ın arkadaşı olan katılan … ve …’tan … numaralı telefon hattına kontör göndermesini istediği,…’nın parası olmadığını söylemesi üzerine ondan almış olduğu hesap numarasını …’a verdiği ve …’ın da bu hesap numarasına 600,00 TL parayı gönderdiği daha sonra… ile irtibata geçerek hesabına …’dan gelen 600,00 TL parayı sanığın kendisinin kullanmış olduğu … numaralı telefona gönderttiği, bu şekilde sanığın atılı suçları işlediğinden bahisle kamu davası açıldığı yapılan yargılama neticesinde … numaralı hattın sanık tarafından kullanıldığını ve paranın sanık tarafından çekildiğinin belirlenmiş olması nedeniyle mahkemece sanık hakkında incelemeye konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde eğer suçtan elde edilecek haksız menfaat miktarı belli ise; o takdirde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde, asgari bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun’un 52 nci maddesi uyarınca, 20,00-100,00 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezası belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin ve adli para cezasını 1.200,00 TL olarak belirledikten sonra netice olarak adli para cezasını 800,00 TL olduğunun yazılması suretiyle eksik adli para cezası tayini aleyhe temyiz bulunmadığından; hüküm fıkrasındaki bilişim sistemine girme olarak belirtilen suç adının da bilişim sistemindeki verileri bozma, yok etme, erişilmez kılma, sisteme veri yerleştirme ve var olan verileri başka bir yere gönderme olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün bulunduğundan bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Katılanların beyanları, kargo şirketlerinin yazıları, sanığın savunması ile dosya kapsamından sanık hakkında atılı suçlar yönünden mahkûmiyet hükümleri kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın temyiz sebepleri reddedilmiştir.
4. Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesinin 23.05.2012 tarihli ve 2011/99 Esas, 2012/77 Karar sayılı kararına konu bilişim sistemine girme suçundan kurulan 600,00 TL adli para cezasını içerir hükmün kesin nitelikte olması nedeniyle; nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlerin ise Yargıtay (Kapatılan) 23. Ceza Dairesinin 18.02.2016 tarihli ve 2015/6965 Esas, 2016/1586 Karar sayılı kararıyla düzeltilerek onanmak suretiyle işbu davaya konu 22.09.2012 olan suç tarihinden sonra kesinleşmesi nedeniyle tekerrüre esas teşkil etmediğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş, bu hukuka aykırılığın Yargıtay tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Elmalı Ağır Ceza Mahkemesinin, yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkralarından tekerrür uygulamasına ilişkin bölümlerin çıkartılması suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.01.2024 tarihinde karar verildi.