Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/10785 E. 2023/12566 K. 07.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/10785
KARAR NO : 2023/12566
KARAR TARİHİ : 07.12.2023

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/188 E., 2023/568 K.
KARAR : Kısmen Kabul

Taraflar arasında Mahkemesinde görülen 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık süresi tespiti ve yaşlılık aylığı tahsisi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin 1998 yılındaki vergi kaydına istinaden Bağ-Kur sigortalısı olduğunu, primlerini de ödediğini, 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalı çalışmalarını müteakip müvekkilinin yaşlılık aylığı talebinin 02.02.2011 tarihli yazı ile 04.10.2000 tarihi öncesi Bağ-Kur sigortalılık sürelerinin değerlendirilmediği belirtilerek reddedildiğini, davalı Kurum işleminin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, 02.02.2011 tarihli kararının kaldırılmasına ve iptaline, müvekkilinin Bağ-Kur hizmetlerinin tespitine, 4/a kapsamındaki sigortalılığına eklenerek yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili, davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemece, 06.04.2015 tarih, E.2015/210, K.2015/130 sayılı kararı ile davanın, dava şartı yokluğundan HMK’nın 115/2 nci maddesi gereğince usulden reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1 Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2 Bozma ilamında, eldeki davanın 08.12.2014 tarihinde, 6552 sayılı Kanun’un yürürlük tarihinden sonra açıldığı, 11.09.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6552 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesi ile 5521 sayılı Kanun’un 7 nci maddesine 3 üncü fıkra olarak eklenen düzenleme gereği, dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaatın olması ve Kurumca müracaata konu istemin zımnen ya da açıkça reddedilmesi gerektiği dava şartı olarak düzenlenmiş olup eldeki davada, davacı tarafından 5521 sayılı Kanun’un 7/3 üncü maddesine uygun bir şekilde, davaya konu istem hakkında, Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat ve Kurum tarafından bu müracaata konu istemin reddine ilişkin bir işlem veya eylem bulunmadığı görülmekle, Mahkemece, davacı tarafa 6100 sayılı HMK’nın 115/2 nci maddesi uyarınca, 6552 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesi ile 5521 sayılı Kanun’un 7 nci maddesine üçüncü fıkra olarak eklenen düzenleme doğrultusunda, davaya konu istemi hakkında Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat etmesi ve bu müracaat hakkında anılan yasal düzenleme uyarınca Kurumun ret iradesini gösterir işlem veya eyleminin olduğunun belgelenmesi için kesin süre ihtaratlı önel verilmeli, bu süre içerisinde dava şartı eksikliğinin tamamlanmaması halinde, dava, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilmeli, Kuruma müracaat ve müracaatın reddine dair Kurum işlem veya eylemine ilişkin dava şartının tamamlanması halinde ise davanın esasına girilerek, varılacak sonuca göre karar verilmesi gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.

3.Mahkemece bozmaya uyularak 14.01.2021 tarih, E.2017/516, K.2021/3 sayılı kararı ile konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

4.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

5 .Bozma ilamında, davacının 02.01.1988-21.07.1997 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık süresinin tespitine ve yaşlılık aylığı bağlanmasına talepli açtığı davada yargılama devam ederken davalı Kurum tarafından talep edilen sürelerin Bağ-Kur sigortalılık süresi olarak kabulü ile davacıya 01.07.2018 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlandığı, Mahkemece konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğinin anlaşıldığı, davacının dava tarihi itibariyle yaşlılık aylığı tahsis başvurusunun varlığı karşısında dava tarihi ile Kurum tarafından yaşlılık aylığı bağlanan 01.07.2018 tarihleri arasındaki yaşlılık aylıkları konusuz kalmadığından bu dönem açısından yaşlılık aylığı tahsis koşullarının varlığı irdelenerek varılacak sonuca göre karar verilmesi gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.

B. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak, davanın kısmen kabulüne, kısmen konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacının dava tarihini takip eden aybaşı olan 01.04.2015 tarihinden itibaren 506 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine, Kurum işleminin iptali ve Bağ-Kur sigortalılığının tespiti talebi yönünden konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini belirterek temyiz isteminde bulunmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık süresi tespiti ve yaşlılık aylığı tahsisi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı Yasa’nın 436 ıncı maddesi, 1479 ve 506 sayılı Yasa’nın ilgili maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı Kanun’un 437 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

07.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.