YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7980
KARAR NO : 2011/8109
KARAR TARİHİ : 07.07.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı Yargıçlar ve … (…) vekili Avukat … tarafından, davalı … …. A.Ş ve diğerleri aleyhine 25/08/2009 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 15/04/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ile davalılar vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Davacı, davalının sahibi olduğu … Gazetesinin 26.08.2008 günlü sayısında yayınlanan ” … … Yargıdaki Uzantısı mı?” başlıklı haber içeriğinin kişilik haklarına saldırı oluşturduğunu ileri sürerek manevi tazminat ödetilmesi isteminde bulunmuştur.
Davalılar ise, dava konusu yazının eleştiri sınırları içinde olup basın özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savunmuşlar, yerel mahkemece, tüzel kişiliği bulunan davacı örgütün terör örgütü gibi gösterilmesinin kişilik haklarını ihlal ettiği kanaati ile istemin bir bölümünün ödetilmesine karar verilmiştir.
Basın özgürlüğünün amacı, kamuyu ilgilendiren konularda gerçeğe uygun haber vermeyi sağlamaktır. Basının görevi, genel yararları ilgilendiren konularda olayları doğru ve objektif olarak yansıtmak, çeşitli sorunlarda kamu oyunu düşünmeye sevk edecek biçimde tartışmalar açmak, halkı toplumsal oluşumlar üzerinde doğru ve gerçeğe uygun bilgilerle donatmak, içinde yaşadığı toplumun ve tüm insanlığın sorunları hakkında bilinçlendirmektir. Basın, halka ulaştırılmasında kamu yararı bulunan haberleri zamanda ve haberin gerektirdiği ayrıntılarla ve doğru olarak toplayıp topluma ulaştırdığında kamu oyunun serbestçe oluşumunu sağlar, kamu görevi niteliğindeki fonksiyonunu yerine getirmiş olur. Ancak basın özgürlüğü ve bu özgürlüğün getirdiği ayrıcalıklar sınırsız değildir. Anayasanın 28. maddesinde düzenlenen basın özgürlüğünün özel hukuk alanındaki sınırı Medeni Yasanın 24 ve Borçlar Yasasının 49. maddelerinde anlamını bulan kişilik haklarının korunmasına ilişkin düzenlemelerdir. Borçlar Yasasının 49. maddesi gereğince, kişilik hakkı hukuka aykırı bir biçimde saldırıya uğrayan kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para isteyebilir. Anılan maddeye göre manevi tazminat istenilebilmesi için;
2010/7980-2011/8109
yayımlanan olay açıklaması ya da eleştirinin kişilik haklarına saldırı niteliğinde olması, bu saldırının manevi bir zarar doğurması, kişilik haklarına saldırı ile zarar arasında uygun illiyet bağı kurulabilmesi ve yayında hukuka uygunluk nedenlerinin bulunmaması gerekir. Hukuka uygunluk nedenleri veya hukuka aykırılığı ortadan kaldıran nedenler; gerçeklik, güncellik, kamu yararı ve toplumsal ilgi, konu ile ifade arasında düşünsel bağlılıktır. Yayımlanmasında kamu yararı bulunan gerçek ve güncel bir haberin ya da eleştirinin özle biçim arasında denge kurularak verilmesi durumunda hukuka aykırılık ortadan kalkar ve artık basın sorumlu tutulamaz.
Dosya içeriğinden, davalının sahibi bulunduğu … gazetesinin 26.08.2008 günlü sayısında, davalı …’nın Yorum adlı köşesinde yayınlanan açıklamaların, davalı yazarın davacı Yargıçlar ve Savcılar Birliğinin kuruluş ve faaliyetlerine ilişkin eleştiri niteliğindeki görüşlerinden ibaret olduğu, kullanılan başlığın okuyucunun ilgisini çekmeye yönelik ayrıntı niteliğinde bulunduğu anlaşılmaktadır.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek dava konusu köşe yazısının eleştiri sınırları içinde kaldığı benimsenerek, istemin tümden reddedilmesi gerekirken, davalıların manevi tazminat ile sorumlu tutulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle davalılar yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının şimdiden incelenmesine yer olmadığına ve temyiz eden davalılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 07/07/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.