Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2022/8000 E. 2024/293 K. 11.01.2024 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8000
KARAR NO : 2024/293
KARAR TARİHİ : 11.01.2024

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/816 E., 2021/892 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.09.2020 tarihli ve 2018/158 Esas, 2020/262 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62, 53 üncü maddeleri uyarınca uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 11.03.2021 tarihli ve 2021/816 Esas, 2021/892 Karar sayılı kararı ile;İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının kabulü ile duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi yollamasıyla aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca mahkûmiyet hükmünün kaldırılarak sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraat kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olduğundan cezalandırılmasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanık hakkında…Gıda ve İkram Hizmetleri A.Ş. tarafından keşide edilen Akbank…Şubesine ait 28/02/2013 tarihli, 4.225 TL bedelli ve … seri numaralı çekin ciro yolu ile Ana Dağıtım Dek. San. Tic. Ltd. Şti’ne verildiği, bu çekin Ana Dağıtım şirket merkezinden kaybolduğu, sanığın kaybolan çeki ele geçirerek ciro etmek sureti ile resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia olunan somut olayda İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama neticesinde sanığın mahkûmiyetine hükmedildiği anlaşılmıştır.
2.Bölge Adliye Mahkemesince; katılan …’ın suça konu çekin çalındığını, hiçbir şekilde kendi rızası dahilinde sanığa verilmediğine dair beyanı ile sanığın katılan …’dan aldığı çekin üzerine adını, soyadını telefon numarasını yazıp imzalamak suretiyle ciro ederek tanık …’a borcu karşılığında verdiğine dair savunmaları, alınan bilirkişi raporlarında katılan adına yapılan cirodaki imzanın katılana, sanık adına yapılan cirodaki imzanın sanığa ait olduğu, basiretli tacir gibi davranması gereken katılanın çeki cirolayarak sakladığı şeklindeki söylemin ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğu, hırsızlık suçundan beraat eden sanığın katılanla arasındaki ticari ilişkiyi ortaya koyan fatura veya dekont ibraz edememesinin tek başına resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğine bir karine olarak kabul edilemeyeceğinden sanığın yüklenen suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeter her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesiyle sanık hakkında atılı suçtan temyiz incelemesine konu beraat hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde;
İlk Derece Mahkemesi tarafından sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü ile ilgili istinaf incelemesini yapan Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmadan dosya üzerinden yapılan incelemede, ilk derece mahkemesinin olaya ilişkin kabulünde delillerin yeniden takdiri suretiyle yeni bir hüküm kurularak beraat kararı verilmesinin, 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamına girmediği ve bu hususlarla ilgili değerlendirmenin aynı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendine göre duruşma açılmak suretiyle yapılması gerektiği gözetilmeden, dosya üzerinden yapılan inceleme ile beraat kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Başkaca yönleri incelenmeyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 11.03.2021 tarihli ve 2021/816 Esas, 2021/892 Karar sayılı kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İstanbul Bölge Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.01.2024 tarihinde karar verildi.