Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2020/5134 E. 2023/3898 K. 11.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5134
KARAR NO : 2023/3898
KARAR TARİHİ : 11.10.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/658 E., 2015/918 K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Serik 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.01.2012 tarihli kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanunun 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olup karar 14.02.2012 tarihinde kesinleşmiştir. Sanığın denetim süresi içinde 24.12.2013 tarihinde 5237 sayılı Kanunun 179 uncu maddesinde yer alan trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu suçunu işlemesi üzerine Serik 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 20.03.2014 tarihli 2014/51 Esas 2014/268 Karar sayılı kararı ile sanığın cezalandırılmasına karar verilmiş karar kesinleşmiştir.

2.Serik 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.12.2015 tarihli 2015/658 Esas 2015/918 Karar sayılı kararı ile sanık hakkındaki hükmün 5271 sayılı Kanunun 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca açıklanmasına, sanığın 5237 sayılı Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 24.09.2020 havale tarihli ve 2016/96361 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Sanık Müdafinin Temyiz Sebepleri Yönünden;
Sanığın kusurlu olmadığına, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme yapıldığına, kararın hakkaniyete aykırı olduğuna, katılanların şikayetçi olmadığına ve re’sen gözetilecek hususlara ilişkindir.

B.Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden;
Süre tutum dilekçesi vererek kararı temyiz etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Yerel Mahkemenin Kabulü:
“Tüm dosya içeriğinden; sanık hakkında açılan kamu davasında yapılan yargılama neticesinde; sanığın olay günü … plakalı … ile Üründü yönüne giderken Serik ilçe merkezinde kavşağı geçince aniden karşı yönden bir motorsiklet geldiği,fren yaptığı ancak duramadığı, ölenin motoru da fren yapınca onun yolda kaldığı ve motorun kendisine çarptığı, maktulün Serik Devlet Hastanesine kaldırıldığı, yapılan tedavi sonucu kurtarılamayarak öldüğü, sanığın üzerine atılı suçun alınan bilirkişi raporları ile sübuta erdiği,sanığın verilen raporlarda asli kusurlu olduğunun belirtildiği,olayda bilinçli taksir halinin mevcut olmadığı böylece sanığın üzerine atılı taksirle ölüme neden olma suçunu işlediği yönünde mahkememizde tam bir kanaat hasıl olmuştur.

Sanık hakkında Mahkememizin 24/01/2012 tarih ve 2011/161-2012/13 E/K sayılı ilamı ile netice olarak 1 yıl 8 ay hapis cezası verilerek Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına karar verildiği, Serik 3. ASCM’nin (Kapatılan Serik 1. Sulh Ceza Mahkemesinin) 2014/51-268 E/K sayılı ihbar yazısı ile sanığın 5 yıl denetim süresi içerisinde kasıtlı yeni bir suç işlediği anlaşılmakla mahkememiz hükmünün açıklanmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” şeklindedir.

2.Serik Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen ölü muayene tutanağında …’nin trafik kazasına bağlı yaralanması neticesinde öldüğü tespit edilmiştir.

3.Kaza tespit tutanağında, sürücü …’ın idaresindeki kamyonet ile Cumhuriyet Caddesi Üründü istikametinden gelip Kökez Mahallesi 3019 sokak istikametine dönüş yaptığı esnada aracının sağ ön ve arka teker arasında kalan bölüme, sürücü … idaresindeki motosiklet ile Cumhuriyet caddesi istikametinden gelip Üründü istikametine doğru seyrettiği esnada önüne çıkan araca çarpmamak için motorun yatırması ve motoru nasfalt üzerinde kayarak kamyonetin altına girmesi şeklinde kazanın meydana geldiği, …’ın sola dönüş kurallarına riayet etmeyerek asli kusurlu olduğu, motosiklet sürücüsü … ‘nin hız kurallarına riayet etmeyerek tali kusurlu olduğu belirtilmiştir.

4.02.01.2012 tarihli trafik bilirkişi raporunda sanığın doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapması nedeniyle asli kusurlu , ölenin ise hızını kavşaklara yaklaşırken azaltma kuralını ihlal etmesi nedeniyle tali kusurlu olduğu belirlenmiştir.

5.Sanığın savunması “Ben önceki savunmalarımı tekrar ederim, ihbar yazısı benim hakkımdadır, ayrıca taksirle bir kişinin ölümüne neden olma suçundan da maktülün yakınlarının zararını maddi ve manevi gidermeye çalıştım, suçlamayı da kabul etmiyorum, beraatimi isterim, dedi. ” şeklindedir.

6.Ölen yakınları maddi zararın giderilmesi nedeniyle şikayetinden vazgeçmişlerdir.

IV. GEREKÇE
Yapılan inceleme neticesinde yerel mahkemenin kararında, oluş ve kabulde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüştür.

Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde; 5237 sayılı Kanunun 61 inci maddesinin birinci fıkrası ve 22 nci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle, aynı Kanun’un 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, asli kusurlu olarak meydana getirdiği kaza sonucu bir kişinin nölmesine neden olan sanık hakkında, adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle ceza tayini yerine, yazılı şekilde hüküm kurularak sanık hakkında eksik cezaya hükmolunması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Sanığın ve Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden;
Dosya içeriğine göre, meskun mahalde, gündüz vakti, sanığın sevk ve idaresindeki kamyonet ile bölünmüş caddede seyir halindeyken olay mahalline geldiğinde, orta refüj aralığından istikametine göre solundaki sokağa dönüş yaptığı esnada bölünmüş yolun karşı istikametinden gelmekte olan olan …’nin idaresindeki motosikletle çarpışması neticesinde motosiklet sürücüsünün öldüğü olayda, sanığın asli kusurlu olduğu anlaşıldığından mahkumiyetine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş, bu yöndeki temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Serik 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.12.2015 tarihli 2015/658 Esas 2015/918 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.10.2023 tarihinde karar verildi.