Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2009/18412 E. 2011/1046 K. 31.01.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/18412
KARAR NO : 2011/1046
KARAR TARİHİ : 31.01.2011

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanıkların mahkumiyetine dair,

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1-Sanıklar … ve … hakkında verilen beraat kararlarının yapılan temyiz incelemesinde;
Sanıkların savunmasının alındığı 12.08.2004 tarihi ile inceleme tarihi arasında 765 sayılı TCK’ nun 102/4. maddesinde öngörülen 5 yıllık asli zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından hükmün bu nedenle BOZULMASINA ve gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle sanıklar … ve … hakkında açılan kamu davalarının CMUK’nun 322/1 ve CMK’nun 223/8. maddesi gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE,
2-Sanık …’in müşteki sanık …’ı yaralama suçundan dolayı verilen mahkumiyet kararının yapılan temyiz incelemesinde;
Gerekçeli Karar başlığında suçun işlendiği yer ve zaman dilimi yazılmayarak CMK’nun 232/2-c. maddesine aykırı davranılması,mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edilerek bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık savunmanı ve o yer C.Savcısının temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
3-Sanık …’in 6136 sayılı yasaya muhalefet ve genel güvenliğin kasten tehlikeye düşürülmesi suçlarından dolayı verilen mahkumiyet kararlarının yapılan temyiz incelemesinde;
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; Ancak;
a-Gerekçeli Karar başlığında suçun işlendiği yer ve zaman dilimi yazılmayarak CMK’nun 232/2-c. maddesine aykırı davranılması,
b-Sanık savunmanının 08.03.2007 tarihli son oturumda lehe hükümlerin uygulanmasının talep etmesi karşısında;hükmedilen cezanın ertelenmesi ile ilgili olumlu yada olumsuz herhangi bir karar verilmemesi,
c- Sanık hakkında korku kaygı veya panik yaratacak şekilde ateş etme suçundan açılmış bir dava bulunmadığı,yalnızca 12.08.2004 tarihli oturumda sanığa 765 sayılı TCK’nun 264/7 ve 81/1.maddeleri gereğince ek savunma hakkı verildiği;ek savunma yolu ile yargılama esnasında ortaya çıkan sanığa isnat edilebilen bir suç ile ilgili hüküm verilemeyeceği,ancak suç ihbarında bulunulup hakkında iddianame tanzim edildikten sonra hüküm kurulabileceğinin gözetilmemesi; kaldı ki 765 Sayılı TCK nun 264/7 maddesinde yer alan “başka bir suç oluşsa bile ” ibaresinin 5237 sayılı TCK’nun 170. maddesinde yer almadığı;aynı kanunun 44. maddesi de dikkate alındığında sanığın eyleminin sadece yaralama suçunu oluşturduğu dikkate alınmadan ayrıca TCK’nun 170/1-c maddesi ile de mahkumiyet kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık savunmanı ve o yer C.Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 31 / 01 /2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.