YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/4516
KARAR NO : 2023/5993
KARAR TARİHİ : 05.10.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1989 E., 2022/2274 K.
SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında bozma üzerine verilen hükümlerin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ordu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.01.2021 tarihli ve 2020/260 Esas, 2021/28 Karar sayılı kararı ile;
a.) Sanıklar Temel ve Sebahat hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası, 61 inci maddesinin yedinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 30 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
b.) Sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) ve (f) bentleri ve 53 üncü maddesi uyarınca 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2.Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 06.10.2021 tarihli ve 2021/1002 Esas, 2021/1719 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik o yer Cumhuriyet savcısı, sanıklar müdafileri ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanıklar Temel ve Sebahat hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (a) ve (d) bentleri, 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası, 61 inci maddesinin yedinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 30 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri, 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 18 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararının sanıklar müdafileri ile katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 16.06.2022 tarihli ve 2022/2532 Esas, 2022/6230 Karar sayılı kararı ile özetle, sanık …’in diğer sanık …’le birlikte tehditle direncini kırmak suretiyle üzerinde müşterek hakimiyet kurduğu on beş yaşından küçük mağdureye yönelik istismar eylemini organ sokmak suretiyle gerçekleştirdiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmayıp, mevcut haliyle cinsel organını mağdurenin kalçasına sürtme şeklinde sübuta eren eylemin çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden ise mağdurenin olay günü sanıkların yaşadığı eve ne şekilde gittiği ve sanıklar tarafından cebir veya tehdide maruz kalıp kalmadığı hususları üzerinde durularak sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerektiğinden bahisle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
4. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 23.11.2022 tarihli ve 2021/1989 Esas, 2022/2274 Karar sayılı kararı ile sanıklar Temel ve Sebahat hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 27 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri, 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 18 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Sanıkların çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan cezalandırılmaları gerektiğine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda üst hadden ceza tayin edilmesi ve ayrıca kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
B.Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi
Sanıkların organ sokmak suretiyle çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan cezalandırılmaları gerektiğine ilişkindir.
C. Sanık … Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanığın ceza sorumluğunun bulunmadığına, sanık lehine hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Bölge Adliye Mahkemesince ”İddia, yapılan yargılama, dinlenen ilgili beyanları ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; mağdurun aşamalardaki beyanları, iddiayı desteklemeyen doktor raporu, olay anına ilişkin görüntülerin çözümünü içeren 25.08.2017 tarihli inceleme tutanağı, savunma ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanık …’in diğer sanık …’le birlikte tehditle direncini kırmak suretiyle üzerinde müşterek hakimiyet kurduğu on beş yaşından küçük mağdura yönelik istismar eylemini organ sokmak suretiyle gerçekleştirdiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmayıp, mevcut haliyle sanığın cinsel organını mağdurun kalçasına sürtme şeklinde sübuta eren eyleminin çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu, bu nedenle çocuğun cinsel istismarı suçundan her iki sanık hakkında da ayrı ayrı mahkumiyet hükmü kurulması gerektiği, ayrıca sanıkların mağduru eylemle sınırlı süre tuttukları ancak mağdurun sanık … tarafından önceki tehditlerinin etkisiyle sanıkların evine götürüldüğü, burada onlarla birlikte odaya geçmesini temin etmek için daha önce sanık … tarafından çekilmiş fotoğraflarını mağdurun babasına göstereceklerinden bahisle onu tehdit ederek onu odaya götürdükleri ve cinsel istismar eylemlerini bu odada gerçekleştirdikleri, kaldı ki sanıkların mağdurun evlerine gelmesini temin etmek açısından da olay tarihinden önce de mağduru söz konusu resimleri babasına göstermekle tehdit ettikleri, bu suretle mağdurun evlerine gelmesini temin ettikleri, bu haliyle atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun suçun yasal unsurlarının oluştuğu, ” şeklindeki gerekçeyle hükümler kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1.Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık … müdafii, katılan Bakanlık vekili ile Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un 20 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının davaya katılma hakkı bulunup, Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup Bakanlığa yüklenen bir kamu görevi olduğundan, 5271 sayılı Kanun’un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve vekili lehine koşulları sağlanmadığından vekalet ücretine hükmedilmemesi hukuka aykırı bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 23.11.2022 tarihli ve 2021/1989 Esas, 2022/2274 Karar sayılı kararında sanık … müdafii ile katılan Bakanlık vekili ve Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ordu 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.10.2023 tarihinde karar verildi.