YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3603
KARAR NO : 2023/5593
KARAR TARİHİ : 26.09.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/28 E., 2022/349 K.
SUÇLAR : Cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 13.10.2008 tarihli ve 2008/22140 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından cezalandırılması istemli kamu davası açılmıştır.
2. Bursa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.05.2010 tarihli ve 2008/367 Esas, 2010/131 Karar sayılı kararı ile sanığın üzerine atılı suçlardan şüphe nedeni ile beraatine karar verilmiştir.
3. Kararın katılan tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay kapatılan 14. Ceza Dairesinin 15.04.2014 tarihli ve 2012/6988 Esas, 2014/5118 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mahkumiyet yerine beraat kararı verilmiş olması nedeni ile bozma kararı verilmiştir.
4. Bursa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.11.2014 tarihli ve 2014/372 Esas, 2014/439 Karar sayılı kararı ile önceki ilamda direnme kararı verilmiştir.
5. Yargıtay kapatılan 14. Ceza Dairesinin 28.12.2017 tarihli ve 2017/7127 Esas, 2017/6822 Karar sayılı kararı ile kararın onanmasına karar verilmiştir.
6. Onama ilamına Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından itiraz edilmesi üzerine, itiraz yerinde görülmeyerek dava dosyası incelenmek üzere Ceza Genel Kuruluna gönderilmiş, Yargıtay Ceza Genel Kurulu 22.04.2021 tarihli kararı ile sanığa atılı suçların sabit olduğu gerekçesi ile onama kararının kaldırılarak dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
7. Bursa 1. Ağır Ceza Mahkemesi 09.11.2022 tarihli ve 2022/28 Esas, 2022/349 Karar sayılı kararı ile sanığın cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafii, cezalandırma yönündeki kararın gerek usul gerekse de esas bakımından hukuka aykırı olduğunu, bozulması gerektiğini ve diğer temyiz sebeplerini beyan ederek temyiz isteğinde bulunmuştur.
III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesince; “Toplanan kanıtlar, sanık savunması, katılan beyanı ve tüm dosya kapsamında bulunan deliller birlikte değerlendirildiğinde; Mağdurenin aşamalarda; eşinden sekiz yıldır ayrı olduğunu ve yalnız yaşadığını, sanık ve tanık … ile apartman komşusu olduklarını, olay günü saat 01.45 sıralarında emar çektirmek için hastaneye gittiğini, dönüşte apartmanın önünde sanıkla karşılaştığını, bu sırada aracında olan sanığın aracı hemen park ederek kendisinden önce apartmana girdiğini, sanığın evinin kapısının girişinde sanıkla karşılaştığını, sanığın çok dertli olduğunu ve eşi …’in evde olmadığını söylediğini, kendisini kahve içmeye eve davet ettiğini, gelemeyeceğini söylemesi üzerine sanığın kolundan tuttuğunu, eve girmemesi hâlinde rezalet çıkartacağını söylediğini, karşı çıkması üzerine sanığın kendisini evin içerisine doğru savurduğunu, kapıyı kilitleyip anahtarı cebine koyduğunu, sanığın bir buçuk yıldır fırsat kolladığını söyledikten sonra kendisini hırpalayarak eşarbını çıkardığını ve elbiselerini çekiştirdiğini, vücudunu okşadığını, sanığa yalvarmasına rağmen sanığın, elbiselerini yırtarcasına çıkarmaya çalıştığını, bu esnada pantolonunun düğmesinin koptuğunu ve saçından tutan sanığın kendisini yatak odasına götürmeye çalıştığını, kurtulmak için migren hastası olduğunu, başının çok ağrıdığını ve ilaç içmesi gerektiğini söyleyerek sanığa yalvardığını, sanığın önce kabul etmediğini ancak yalvarmaya devam etmesi üzerine ilaç içip tekrar gelmesi şartıyla eve gitmesine izin verdiğini, ‘Gelmediğin takdirde bu iş burada bitmez.’ dediğini, bu şekilde evine gittiğini, aynı gün saat 17.00 sıralarında sanığın eşi …’in kendisini telefonla aradığını, konuşmak istememesi üzerine …’in bu defa evine geldiğini, yaşanan olayı anlatması üzerine …’in ağlayarak ‘Polise şikayet et.’ dediğini, hatta olay anında kopan pantolon düğmesiyle dökülen saç tellerini evden toplayarak getireceğini söylediğini iddia ettiği, Kollukta susma hakkını kullanan sanığın ise Savcılıkta; mağdurenin üst kat komşusu olduğunu, olay günü mağdureyle karşılaştığını ve mağdurenin kendisine hitaben ‘Ağabey neredesiniz? Ben rahatsızlandım. Hastaneye gittim oradan geliyorum.’ dediğini, kendisinin de mağdureye ‘… evde değil. Haberim olsaydı seni hastaneye ben götürürdüm.’ şeklinde cevap verdiğini, daha sonra evine çıktığını, eşinin haber vermesiyle olayı öğrenmek maksadıyla karakola gittiğini, mağdureyi alıkoyup ona zorla cinsel saldırıda bulunmadığını, suçlamaları kabul etmediğini, tutuklanması istemiyle sevk edildiği Sulh Ceza Mahkemesinde ve Mahkemede; mağdurenin kendisine kahve içmeyi teklif etmesi üzerine birlikte eve girdiklerini, o sırada mağdurenin birlikte olduğu insanla sorunlar yaşadığını anlattığını, kendisinin de mağdureye evli olduğunu ve evliliğini bitirmeden başka bir kişiyle beraberlik yaşamasının yanlış olduğunu söylediğini, mağdurenin yarım saat kadar kendisiyle dertleştiğini, evden ayrılırken mağdureye yeniden rahatsızlanırsa evin numarasını bildiğini ve her zaman arayabileceğini söylediğini, mağdurenin cebir veya tehditle özgürlüğünü kısıtlamadığını, suçlamayı kabul etmediğini, bu olay olana kadar mağdure ya da yakınlarıyla aralarında herhangi bir husumetin bulunmadığını, hakkında böyle bir suç isnadında bulunulmasının sebebini anlamadığını savunduğu olayda;
Sanık ile mağdurenin olay tarihinde komşu olmaları ve aralarında bir husumet bulunmaması, mağdurenin yaşanan olayı önce sanığın eşi tanık … ile paylaşması, …’in de teşviki ve yönlendirmesiyle aynı gün karakola müracaat edip sanık hakkında şikâyetçi olması, mağdurenin aşamalarda istikrarlı beyanlarda bulunması, …’in Mahkemede alınan beyanında olayı öğrenme şekli konusunda farklı açıklamalarda bulunmasına karşın Kollukta alınan ilk beyanında mağdurenin yaşandığını iddia ettiği olayları kendisiyle de paylaştığı hususunu teyit etmesi, kovuşturma aşamasında değişen beyanının eşi olan sanığı suçtan kurtarmaya yönelik olması, Kollukta susma hakkını kullanan sanığın Savcılıkta olay günü mağdureyle karşılaşıp konuştuktan sonra ayrıldıklarını beyan etmesine rağmen tutuklanması istemiyle sevk edildiği Sulh Ceza Mahkemesinde mağdurenin eve geldiğini, kahve içip sohbet ettikten sonra ayrıldığını belirterek çelişkili savunmalarda bulunması ve bu şekilde mağdurenin beyanını kısmen doğrulaması, mağdurenin sanığa iftira atmasını gerektirecek bir neden de bulunmaması hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde sanığa atılı basit cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarının sabit olduğu, sanığın üzerine atılı suçun yasal sorumluluğundan kurtulmaya yönelik çelişkili beyanlarına itibar edilmediği,
Yukarıda açıklanan oluşu ve kabule göre; Sanık …’ın katılan …’ya karşı 08/10/2008 tarihinde basit cinsel saldırı suçunu işlediği sabit olduğundan eylemine uyan 6545 sayılı yasa ile değişiklik öncesi suç tarihinde yürürlükte bulunan ve daha lehine olan TCK’nın 102/1 cümlesi gereğince cezalandırılmasına, sanık hakkında verilen cezanın TCK.nun 62/1. Maddesi gereğince fiilden sonraki yargılama sürecindeki davranışları dikkate alınarak 1/6 oranında indirilmesine, yasal koşulları oluşmakla sanık hakkındaki hapis cezasının ertelenmesine,
Sanığın sabit olan katılanı hürriyetinden yoksun kılma suçundan eylemine TCK.nun 109/2 maddesi uyarınca cezalandırılmasına, suç cinsel amaçlı işlenmiş olduğundan TCK.nun 109/5 maddesi uyarınca cezasından arttırım yapılmasına, sanık hakkında verilen cezanın TCK.nun 62/1. Maddesi gereğince fiilden sonraki yargılama sürecindeki davranışları dikkate alınarak 1/6 oranında indirilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” gerekçeleriyle sanığın cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz isteği reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.11.2022 tarihli ve 2022/28 Esas, 2022/349 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.09.2023 tarihinde karar verildi.