YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/13444
KARAR NO : 2013/31105
KARAR TARİHİ : 09.12.2013
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yaralama, hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanık … hakkında silahla kasten yaralama eyleminden dolayı hüküm kurulurken sanığın cezasının kısa kararda, TCK’nın 86/3-e maddesi yerine aynı Kanunun 86/3-a maddesi uyarınca artırılması, gerekçeli kararda ise artırım maddesinin TCK’nın 86/3-e maddesi yazılarak kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılması,
2-Sanık ile tanıklar … ve …’in aşamalardaki beyanlarından, sanığın kendisine kürekle vuran müşteki …’i bıçakla yaraladığının anlaşılması karşısında, sanık yararına haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
3-Suç tarihi itibariyle TCK’nın 86/2 ve 125/1. maddelerinde öngörülen seçenekli yaptırımlardan adli para cezasının alt sınırının, anılan Kanunun 52. maddesine göre 5 gün olduğu, TCK’nın 61. maddesine 5560 sayılı Kanun ile 9. fıkra olarak eklenen ve 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren “Adli para cezasının seçimlik ceza olarak öngörüldüğü suçlarda bu cezaya ilişkin gün biriminin alt sınırı, o suç tanımındaki hapis cezasının alt sınırından az; üst sınırı da, hapis cezasının üst sınırından fazla olamaz” biçimindeki düzenlemenin, suç tarihinde henüz yürürlükte bulunmadığı gözetilmeden ve sanık hakkında yaralama ve hakaret suçlarından tayin edilen adli para cezalarının, alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edildiği de açıklanmadan, TCK’nın 7/2. maddesine muhalefet edilmesi,
4- Adli sicil kaydında silinme koşulları gerçekleşmiş sabıkası bulunan sanık hakkında, atılı hakaret suçundan doğan maddi bir zararın olmadığının ve yaralama suçlarından ise müştekilerin maddi zarar taleplerinin bulunmadığının anlaşılması karşısında, CMK’nın 231/6-b maddesine göre değerlendirme yapılması gerekirken, “kasıtlı bir suçtan mahkum olması” biçimindeki kanuni olmayan ve yetersiz gerekçeyle CMK’nın 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık … ile O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 09/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.