Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/9270 E. 2023/8875 K. 21.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9270
KARAR NO : 2023/8875
KARAR TARİHİ : 21.11.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/62 E., 2016/825 K.
SUÇ : Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 04.01.2016 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan cezalandırılması istemi ile dava açılmıştır.
2. Antalya 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.06.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan 6.860,00 TL ve 2.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; suçun unsurlarının oluşmadığına, mağdurun rızası bulunduğuna, cezalandırmaya yeterli somut delil bulunmadığına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin uygulanması gerektiğine ve sair temyiz nedenlerine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay; sanığın yetkilisi olduğu şirket hattından mağdurun arandığı ve çağrı merkezinden aradıklarını, hesabında para biriktiği söylenerek kart bilgilerinin öğrenildiği, mağdurun bilgisi ve rızası dışında internet üzerinden 3 kez pasoling kartlarına 500’er TL olmak üzere toplam 1.500,00 TL para yüklemesi yapıldığı iddiasına ilişkindir.

IV. GEREKÇE
1. Tüm dava dosyası içeriği, mağdur beyanı, Garanti Bankası A.Ş.’nin 22.07.2015 tarihli yazı cevabı, Aktif Bank’ın 07.10.2015 tarihli yazı cevabı, 10.05.2016 tarihli Adli Bilişim ve Mobil Veri İnceleme Uzmanı bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunun unsurlarının oluştuğuna dair mahkeme kabulünde ve sanığın yeniden suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaat oluşmadığından hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükmünün takdiren uygulanmamasında isabetsizlik bulunmadığından, sanık müdafiinin suçun unsurlarının oluşmadığına, mağdurun rızası bulunduğuna, cezalandırmaya yeterli somut delil bulunmadığına, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin uygulanması gerektiğine yönelik temyiz itirazları yönünden hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Ancak, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesine göre “bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda ya da aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi” durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması mümkün olup, aynı anda veya çok kısa zaman aralıklanıyla peş peşe yapılan çekimlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığı cihetle; sanığın internet üzerinden ve aynı işyerinden saat 13.59, 14.01, 14.05 saatlerinde peş peşe yaptığı işlemler yönünden eylemin tek suç olduğu kabul edilerek hüküm kurulması yerine zincirleme suç hükümleri uygulanarak sanık hakkında fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.
3. 5237 sayılı Kanun’un 245 inci maddesinde yer alan suçun alt sınırının 3 yıl hapis cezası olması karşısında, mahkeme tarafından teşdit uygulandığı kabul edilerek temel cezanın 2 yıl 9 ay olarak belirlenmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
4. Kabul ve uygulamaya göre ise,
5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin beşinci fıkrasına göre, sanık hakkında önce 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi gereği zincirleme suç hükümleri uygulanıp ceza artırıldıktan sonra 5237 sayılı Kanun’un 168 inci maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2-3-4 nolu bentlerde) açıklanan nedenlerle Antalya 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.06.2016 tarihli kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 326 ncı maddesinin son fıkrası gereğince sanığın kazanılmış hakkının korunmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.11.2023 tarihinde karar verildi.