YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9273
KARAR NO : 2023/8876
KARAR TARİHİ : 21.11.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/800 E., 2016/305 K.
SUÇ : Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 16.10.2015 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan cezalandırılması istemi ile dava açılmıştır.
2. Ankara Batı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.04.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan 3 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak, sanık hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının araştırılması gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması ve suç tarihi itibariyle adli sicil kaydı bulunmayan sanık hakkında adli sicil kaydı içeriği gerekçe gösterilip
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi nedenleriyle hükmün bozulması gerektiği görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; suçun unsurlarının oluşmadığına, eksik araştırma yapıldığına, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, etkin pişmanlık ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanmadığına, suç işleme kastı bulunmadığına, sanığın şirketi temsile yetkili olmadığına ve sair temyiz nedenlerine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay; suç tarihinde 0870 433.. nolu telefon hattından mağdurun arandığı ve 2 yıl önce yaptırdığı sağlık sigortasından borcu olduğu 349,00 TL’ye kapatabileceği aksi halde 700,00 TL ödeyeceği söylendiği, katılanın kabul etmesi üzerine bu kez 0212 998.. nolu hattan arandığı, işlemi onaylayıp onaylamadığının sorulduğu, mağdurun onay vermesi üzerine kredi kartından bilgisi ve rızası dışında 199,00 TL harcama yapıldığı, harcamanın sanığın yetkilisi olduğu … Organizasyon işyerinden yapıldığının belirlendiği iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
A. Tebliğname ve sanık müdafiinin takdiri indirim uygulanmadığına dair temyiz itirazı yönünden,
Mahkemece sanığın adli sicil kaydından anlaşılan geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılanma sürecindeki davranışları ve cezanın sanığın üzerindeki olası etkileri değerlendirilerek takdiren 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği, uygulanmama nedenleri arasında adli sicil kaydının yer aldığı ancak tek neden olarak belirtilmediği ve mahkeme uygulamasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, Tebliğnamedeki (2) nolu bozma nedenine iştirak edilmemiş ve sanık müdafiinin temyiz itirazı yönünden hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanık müdafiinin diğer temyiz itirazları yönünden,
1. Tüm dava dosyası, mağdur beyanı, Garanti Bankası A.Ş.’nin 13.02.2016 tarihli yazı cevabı, ING Bank’ın 13.04.2015 tarihli yazı cevabı, sanık tarafından dava dosyasına sunulan Ticaret Sicil Müdürlüğü belgeleri birlikte değerlendirildiğinde, başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunun unsurlarının oluştuğuna dair mahkeme kabulünde isabetsizlik bulunmadığından, sanık müdafiinin suçun unsurlarının oluşmadığına, eksik araştırma yapıldığına, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, suç işleme kastı bulunmadığına, sanığın şirketi temsile yetkili olmadığına dair temyiz itirazları yönünden hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Ancak, sanık talimat mahkemesinde alınan savunmasında mağdurun zararını giderdiğini beyan etmiş ve dosyaya 07.01.2015 tarihli ”iade” açıklamalı makbuz sunmuştur. Sanık tarafından sunulan makbuz sureti ilgili bankalardan sorularak mağdurun zararının sanık tarafından giderilip giderilmediği araştırılıp, 5237 sayılı Kanun’un 245 inci maddesinin beşinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun’un 168 inci maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılması gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (B-2 nolu bentte) açıklanan nedenle Ankara Batı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.04.2016 tarihli kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.11.2023 tarihinde karar verildi.