Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2010/9476 E. 2010/12829 K. 30.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/9476
KARAR NO : 2010/12829
KARAR TARİHİ : 30.06.2010

6831 sayılı Orman Kanunu’na aykırılık suçundan sanık …’nın anılan Kanun’un 108/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 31/2, 647 sayılı cezaların İnfazı Hakkında Kanun’un 4. maddeleri gereğince 60 yeni Türk lirası ve 40 yeni Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına dair Kocaeli 2.Sulh Ceza Mahkemesinin 08.10.2008 tarihli ve 2007/57 esas, 2008/679 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 8.6.2009 ve 30465 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23.6.2009 tarih ve 2009/154704 sayılı tebliğnamesiyle Dairemize gönderilmiş, Dairemizin 05.10.2009 tarih ve 2009/15272 Esas 2009/16339 sayılı kararı ile zamanaşımı işlemlerinin denetlenmesi bakımından sanık … hakkında tefrik kararının verildiği tarihe kadar yapılan işlemlerin bulunduğu dosya aslının gönderilmesi istenmiş, Adalet Bakanlığının 27.05.2010 tarih ve 33728 sayılı yazısı ekinde eksiklikler giderilmiş olarak dosya gönderilmiştir.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, sanığa isnat olunan suçun gerektirdiği cezanın nev’i ve miktarına nazaran, iddianamenin düzenlendiği 28.6.2001 tarihi ile hükmün kurulduğu 8.10.2008 tarihi arasında, sanığın lehine olan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’ nun 102/4. maddesinde öngörülen zamanaşımı süresinin gerçekleştiği gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde,
…01.05.1987 doğumlu olup, suçun işlendiği 19.06.2001 tarihinde 15 yaşını ikmal etmediği anlaşılan sanık hakkındaki davada Çocuk Mahkemesinin görevli olduğu gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK’ nun 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık … hakkında 19.06.2001 tarihinde işlemiş olduğu suç nedeniyle Kocaeli C.Başsavcılığının 28.06.2001 tarihli iddianamesi ile 6831 sayılı kanunun 108/1-3, 2253 sayılı kanunun 12/2 maddeleri uyarınca cezalandırılması için Kocaeli Sulh Ceza Mahkemesine dava açılmıştır. 30.10.2003 tarihinde sanığın yaşının küçüklüğü nedeniyle sanık hakkındaki dava tefrik edilerek Kocaeli Çocuk Mahkemesi Başkanlığına gönderilmiş, 04.05.2004 tarihinde Kocaeli Çocuk Mahkemesi tarafından aralarındaki fiili ve hukuki irtibat nedeniyle sanık hakkında tefrik edilen dosyanın yeniden birleştirilmesine karar verilmiştir. Devam eden yargılama sırasında sanığın savunması alınamamış, Kocaeli 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 26.12.2006 tarihli kararıyla sanık …

Silahlı hakkındaki dava tefrik edilmiş, diğer sanıkların cezalandırılmasına karar verilmiştir. Sanık hakkında tefrik edilen dosya Kocaeli 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 2007/57 sırasına kaydı yapılmış, sanığın savunmasının alınması için 11.02.2007 tarihinde hakkında yakalama kararı verilmiş, sanığın savunması 11.01.2008 tarihinde alınmış, yapılan yargılama sonunda sanığın 08.10.2008 tarihinde yazılı şekilde cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Sanığa yüklenen suçun gerektirdiği cezanın yasadaki belirtilen türü ve üst sınırına göre; dava 765 sayılı TCK’nın 102/4 maddesi uyarınca 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi bulunmakla; yukarıdaki dosya safahatından da anlaşıldığı üzere zamanaşımı kesen işlemler olan sanık hakkında iddianamenin düzenlendiği 28.06.2001 tarihi ile sanık hakkında yakalama kararının verildiği 11.02.2007 tarihi arasında öngörülen 5 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğinin gözetilmeden yargılamaya devamla sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi kanuna aykırıdır.
Buna göre;
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden Kocaeli 2.Sulh Ceza Mahkemesinin 08.10.2008 tarihli ve 2007/57 esas, 2008/679 sayılı kararının CMK’nın 309. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, CMK’nın 309/4-d maddesi uyarınca bozma nedenine göre uygulama yapılarak sanık … hakkında açılan davanın DÜŞÜRÜLMESİNE, sanığa verilen cezanın KALDIRILMASINA, bozma kapsamına göre diğer bozma talebiyle ilgili karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.06.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.