Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2023/17571 E. 2023/10309 K. 30.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/17571
KARAR NO : 2023/10309
KARAR TARİHİ : 30.11.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/72 E., 2023/329 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükmün onanması

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Sakarya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.04.2019 tarihli ve 2018/319 Esas, 2019/184 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (b) bendi, 43 üncü, 52 nci , 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 18 yıl 9 ay hapis ve 37.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 11.06.2019 tarih ve 2019/1425 Esas, 2019/1473 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re’sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 11.06.2019 tarih ve 2019/1425 Esas, 2019/1473 Karar sayılı kararının, sanık ve müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 28.09.2020 tarihli ve 2020/5439 Esas, 2020/4343 Karar sayılı kararı ile; “…yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1. Dosya kapsamına göre, sanığın 10.05.2018 tarihinde hakkında “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan ayrıca soruşturma yürütülen tanık …’e uyuşturucu madde temin ettiği sabit olup, söz konusu olayda alışveriş, tanık …’in kullandığı hareket halindeki araç içerisinde gerçekleştiğinden, satış yapılan yerin açıkça tespit edilemediği, dolayısı ile bu olay yönünden sanık hakkında TCK’nın 188/4-b fıkrasının uygulanma koşullarının bulunmadığı da göz önüne alındığında, 21.04.2018 tarihli olay nedeniyle düzenlenen fiziki takip tutanağında, hakkında “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan ayrıca soruşturma yürütülen tanık Hülya Boz (Dağ)’un çalıştığı “Patika Kafe” isimli iş yerine gelen sanığın, tanık Hülya’ya avucunun içerisinde ne olduğu tespit edilemeyen bir şey verdiği ve tanık Hülya’nın da sanığın ayrılmasının ardından, sanıktan aldığı maddeyi kasa bölümündeki sigara paketi içerisine koyduğu’ ifadelerine yer verilmiş olup, aynı tarihte düzenlenen olay tutanağında ise, “Hülya’nın bulunduğu kafe bilgisayarının olduğu masanın üzerindeki sigara paketi, huzurda açılıp kontrol edildiğinde, içerisinde kağıt mendil içinde peçete naylonuna sarılı 2 adet MDMA içeren hapın ele geçirildiğinin” belirtildiği, ancak dosya içerisinde söz konusu aramaya ilişkin “adlî arama kararı”, “yazılı arama emri” veya “önleme araması

kararı” bulunmadığı, ayrıca tanık Hülya’nın 12.04.2019 tarihli celse alınan yeminli beyanında, “polislere arama kararı olup olmadığını sorduğunda, olmadığını söyleyip, üzerini ve işyerini aradıklarını” belirttiği anlaşılmakla; 21.04.2018 tarihinde söz konusu iş yerinde arama yapılabilmesi için CMK’nın 116-119. maddeleri uyarınca alınmış “adlî arama kararı” veya “yazılı arama emri” olup olmadığının veya “yer, zaman ve süre” yönünden somut olaya uygunluk gösteren “önleme araması” kararı bulunup bulunmadığı araştırılıp, varsa temini ile dosyaya eklenmesi; arama kararı ya da yazılı arama emri bulunmaması halinde, yapılan arama ve bunun sonucu elde edilen delillerin hukuka aykırı olup Anayasanın 38/6, CMK 206/2-a, 217/2 ve 230/1-b maddelerine aykırılık oluşturup hükme esas alınamayacağı da dikkate alınarak, sonucuna göre sanık hakkında TCK’nın 188/4-b ve 43. maddesinin uygulanma koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerekirken, eksik araştırmaya dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması, 2. 6545 sayılı Kanun’un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesinde yer alan “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir…” şeklindeki düzenleme ve TCK‘nın 52/4. maddesinde yer alan “…ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği belirtilir.” ibaresi birlikte dikkate alındığında, mevcut yasal düzenlemelerle çelişmediği ve infazı kısıtlamadığı halde, adli para cezasının taksitlendirilmesi sırasında TCK’nın 52/4. maddesinde yer alan ihtara yer verilmemesi, 3. Hükümden sonra 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile yapılan değişik nedeniyle TCK’nın 53. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,” nedenleriyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
D. Sakarya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.07.2021 tarihli ve 2020/374 Esas, 2021/409 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 52 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 10 yıl hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
E. Sakarya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.07.2021 tarihli ve 2020/374 Esas, 2021/409 Karar sayılı kararının, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 28.12.2022 tarihli ve 2022/15441 Esas, 2022/14036 Karar sayılı kararı ile; ” Hükmün tefhim edildiği 13.07.2021 tarihli celsede hazır bulunan sanığa, CMK’nın 216/2-3. ve 307/1. maddelerine aykırı olacak şekilde, bozma ilamına karşı diyecekleri ile Cumhuriyet savcısının esas hakkında mütalaası üzerine esas hakkında savunması sorulmadan ve son söz hakkı verilmeden hüküm kurulmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, ”
nedenleriyle diğer yönleri incelenmeksizin bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
F. Sakarya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.07.2023 tarihli ve 2023/72 Esas, 2023/329 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 52 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 10 yıl hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; 1. Eylemin sabit olmadığına, “Şüpheden sanık yararlanır.” ilkesinin ihlal edildiğine, 2. Aramanın hukuka aykırı olduğuna ve ele geçen uyuşturucu maddenin hükme esas alınamayacağına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda ilk derece mehkemesince,
Dosya kapsamında yer alan istihbari raporun, iletişimin tespiti kararlarının ve tutanaklarının, fiziki takip ve olay tutanaklarının, uzmanlık raporlarının, keşif ve bilirkişi raporunun içerikleri ile sanığın aşamalardaki savunmaları ve hakkında “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan ayrıca soruşturma yürütülen tanık …’in aşamalardaki beyanları birlikte değerlendirildiğinde, 21.04.2018 tarihli olayda usulüne uygun şekilde alınmış arama kararı (önleme araması, adli arama kararı veyahut yazılı arama emri) olmadan, yapılan iş yeri araması sonucunda uyuşturucu maddenin ele geçtiği anlaşılmış olup, bu olayda ele geçen uyuşturucu madde hükme esas alınamayacağından, eylemin de sabit görülmediği; 10.05.2018 tarihli olayda ise, sanığın, hareket halindeki araç içerisinde tanık …’e daralı 6,7 gram esrar temin etmek suretiyle “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçunu işlediğinin sabit olduğu, sanık hakkındaki temel cezanın 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesindeki ölçütlere göre alt sınırdan belirlendiği, satışın araç içinde gerçekleşmesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanmadığı, 21.04.2018 tarihli eylem sabit görülmediğinden zincirleme suç hükümlerinin uygulanmadığı, adli siciline yansıyan olumsuz kişiliği ve cezanın geleceği üzerindeki etkileri dikkate alınarak takdiri indirim yapılmadığı, tekerrüre esas kaydı bulunduğundan 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin uygulandığı, dosyadaki delil durumuna göre beyanı ile kendisinin ve üçüncü kişinin suçunu ortaya çıkardığından söz edilemeyeceğinden etkin pişmanlık indirimi uygulanmadığı gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin, suçun sübutuna ve vasfına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, tanık aracı durdurulan tanık …’in kaba üst yoklaması yapılacağı sırada aracında bulunan esrarı arama yapılmaksızın teslim ettiği, dolayısıyla suçun maddi delilinin hukuka uygun şekilde elde edildiği anlaşılmakla, sanık müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sakarya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.07.2023 tarihli ve 2023/72 Esas, 2023/329 Karar sayılı kararında sanık müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Sakarya 6. Ağır Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.11.2023 tarihinde karar verildi.