YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5964
KARAR NO : 2023/10256
KARAR TARİHİ : 29.11.2023
T U T U K L U
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
SUÇ TARİHLERİ : 23.01.2019, 25.01.2019
HÜKÜM : İlk derece mahkemesi hükmü kaldırılarak ret ve mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.02.2020 tarihli ve 2019/187 Esas, 2020/59 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (b) bendi, 43 üncü ve 62 nci maddeleri, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 17 yıl 16 ay hapis ve 35.820,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 27.01.2021 tarihli ve 2020/1770 Esas, 2021/107 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re’sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusuna ilişkin olarak 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (b) bendi, 43 üncü ve 62 nci maddeleri, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 15 yıl 7 ay 15 gün hapis ve 31.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Sanık hakkında alınan iletişimin tespiti kararının koşullarının oluşmadığına, 2. Sanığın konuşmalarının parça parça alındığına ve konuşmalarda suç unsuru bulunmadığına, 3. Sanığın suçu işlediğine dair delil bulunmadığına, 4. Dosyadaki beyanların tümünün sanığın suçsuz olduğunu gösterdiğine, 5. Şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiğine, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Birinci ara yakalamada sanık …’in; 23.01.2019 tarihinde sanık …’la telefon ile görüştüğünün iletişimin tespiti kayıtları ile sabit olduğu, görüşme sonucu tarafların buluştukları, sanık …’in yağmurluğunun altından çıkardığı paketleri Ali Osman Kanbur’a verdiği ve ondan para aldığının tutanak mümzii ve ara yakalamada takipte bulunan kolluk kuvvetlerince net olarak görüldüğü, Ali Osman Kanbur’un durdurularak şahısta daralı ağırlığı 6,13 gr gelen esrar maddesi bulunması, her ne kadar Ali Osman Kanbur sorgusunda ve mahkemece alınan ifadesinde uyuşturucu maddeyi sanıktan almadığını beyan etse de buluşma öncesi telefon görüşme kayıtlarına göre sanıkların birbirleri ile görüştüğü ve randevulaştığı, görüşme kayıtlarındaki randevu yeri olan banka önüne geldiğinde kısa mesaj ile “Geldim, Bankanın önündeyim” şeklinde yerini bildirmesi, randevunun ve teslimatın kolluk kuvvetlerince fiziken izlenmesine rağmen şahsın bu görüşmeyi kabul etmemesi, açıklamada getirememesi karşısında üzerinde yakalanan uyuşturucu maddeyi sanıktan aldığının anlaşıldığı,
İkinci ara yakalamada sanık …’in; kullandığı telefon ile 21.01.2019 ve 25.01.2019 tarihleri arasında birçok kez … Fuat Akın ile görüştüklerinin iletişim kayıtları ile sabit olduğu, …’nin Manisa’dan randevu ile yola çıktığı, ardıl görüşme kayıtlarına göre sürekli olarak birbirlerine yer tarifi yapmak suretiyle en sonunda kollukça da fiziken gözlemin yapıldığı “üniversite iki” isimli işyerinin önünde buluştukları, görüşmenin sanık …’in kullandığı telefonla yapıldığının sabit olduğu, …’ın cebinden çıkardığı şeyi sanık …’e verdiği, sanık …’in de yağmurluğunun dış cebinden çıkardığı bir maddeyi … Fuat Akın’a verdiği, … Fuat Akın’ın yine göz teması kesilmeden takibe alındığı ve kısa bir mesafe içinde durdurulduğu, … Fuat Akın’ın üzerinde bir adet kilitli poşet içinde 3,97 gr gelen esrar maddesini kolluk görevlilerine teslim ettiği, her ne kadar sanık suçlamayı kabul etmese de sanığın buluşma yerine kendi adına kayıtlı olduğunu kabul ettiği (35 …) plaka sayılı motosikletle geldiğinin zabıt mümzii ve … Fuat’ın beyanları ile sabit olduğu halde sanığın randevuyu ve sonrasındaki yüzyüze görüşmeyi kabul etmemesi, 0534 042 93 03 numaralı telefonu da kullanmadığını beyan etmesi karşısında, tüm ara yakalama içeriklerine göre sanıktan uyuşturucu madde temin ettiği iddia edilen şahısların görüşmeleri bu numara ile yaptıklarını belirtmeleri, … Fuat Akın’ın da gerek sorgu aşamasında gerekse Şanlıurfa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/255 talimat sayılı dosyasında alınan beyanında “0534 042 93 03 numaralı telefonu kullanan Hüseyin isimli kişiden 200,00 TL vererek esrar aldığını, daha önce de bu kişiden para ile esrar aldığını” beyan etmesi karşısında, sanığın inkara yönelik savunmasına itibar edilmeyerek hint keneviri bitkisini … Fuat Akın’a sattığının
sabit olduğu,
Üçüncü ara yakalamada sanık …’in; kullandığı 0537 338 16 75 nolu telefon ile …’in kullandığı 0554 124 22 79 numaralı telefonla 27.01.2019, 02/02/2019 tarihleri arasında uyuşturucu madde temini için birçok defa görüştükleri, görüşmeler sonucu sanık …’in Aras Kargo Şubesi ile Samsun ilinde bulunan …’e uyuşturucu maddeyi gönderdiği, gönderinin yapıldığı Aras Kargo Özkanlar Şb.’si güvenlik kamara görüntüleri ile sabit olduğu, alıcı …’in kargoyu aldığı ve kargo şubesi çıkışında gözaltına alındığı, kargonun huzurda tekrar açıldığı, uyuşturucu maddelerine el konulduğu, kamera kayıtları, el koyma ve koli açma tutanakları, Samsun Narkotik Şb. Müdürlüğü görevlilerince tanzim edilen muhafaza tutanağı ile sabit olduğu, sanık her ne kadar bu yakalamaya ilişkin suçlamayı kabul etmemiş ve kargonun başkası tarafından …’ e gönderilmek üzere verdiğini belirtmiş ise de … ile görüşmelerin yapıldığı 0537 338 16 75 numaralı hattı kullandığını kabul ettiği, kullandığını kabul ettiği bu hat ile gönderi yapmadan önce çok kere ne zaman göndereceği konusunda konuştuğu, gönderinin üzerinde sanığın adının ve telefon numarasının yazdığı, …’in yakalandığını haber vermesi üzerine sürekli olarak nasıl davranacakları yönünde görüşmeler yapması, bu görüşmelerde başkaca kimselerden bahsedilmemesi, savunmasında da hiçbir şekilde bir isim vermemesi, hatta tedbir olarak bu kere yukarıda belirlenen ara yakalamalarda kullandığı halde, kendine ait olmadığını iddia ettiği 0534 042 93 03 numaralı telefon ile görüşmelere devam etmesi hususları birlikte irdelendiğinde, görüşme içeriklerine göre sanığın gönderinin içinde uyuşturucu madde olduğunu bildiğinin net olarak anlaşıldığı, yakalamaya karşı … ile birlikte savunma geliştirmeye çalışmaları, …’ e “para hakkında sen ne dedin çok önemli” şeklinde soru sorması, “bana da sorarsalar, bi arkadaş geldi, şunu yollayalım dedi, bende yolladım dicem tamam mı doğruyu söylersen iyi olmuyor tamamı” şeklindeki görüşme kayıt ile birlikte kuşkuya yer bırakmayacak şekilde net ağırlığı 8,8 gr gelen hint keneviri bitkisini ticari amaçla temin ettiğinin sabit olduğu gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince, “sanık … hakkında mahkumiyet hükmü kurulmasına esas olan 12/02/2019 tarihli dördüncü ara yakalama eylemi açısından delillerin yeniden takdir edilerek sanık …’in hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği ve sanık … hakkında 12.02.2019 tarihli dördüncü ara yakalama eylemi nedeni ile İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.04.2019 tarih ve 2019/112 Esas 2019/212 Karar sayılı kararı ile verilmiş bir hüküm bulunduğu” gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak sanığın 1, 2 ve 3 üncü eylemler nedeniyle mahkûmiyetine, 4 üncü eylem nedeniyle açılan davanın mükerrer dava olduğundan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin delillerin değerlendirilmesine, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin uygulanmasına, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirinde ve gerekçesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yeterli incelemenin yapıldığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 27.01.2021 tarihli ve 2020/1770 Esas, 2021/107 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.11.2023 tarihinde karar verildi.