YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/18960
KARAR NO : 2023/10334
KARAR TARİHİ : 30.11.2023
TUTUKLU
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.07.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/319 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bendleri, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 16 yıl 14 ay 7 gün hapis ve 34.360,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, 29.09.2021 tarihli ve 2021/2444 Esas, 2021/2498 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re’sen de istinafa tabi olan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulamasının kaldırılamayacağının gözetilmemesi nedeniyle hükmün bozulması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebebi özetle, Yerel Mahkemenin ceza tayininde 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendini de dikkate alındığını, Bölge Adliye Mahkemesince ceza indirimi yapılması gerekirken uygulama maddesinin düzeltilmekle yetinilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İstihbari bilgi üzerine plakası belirtilen minibüsün kolluk görevlilerince park halinde görülerek takibe başlandığı, tanık Yusuf’un, söz konusu araca binip bir dakika sonra inerek ayrıldığı ve üzerinde sentetik kannabinoid grubunda yer alan 5CL -ADB-A içeren maddenin ele geçirildiği, devam eden takipte tanıklar Uğurcan ve Furkan’ın da araca binip bir dakika sonra indiklerinin görüldüğü ve tanık Furkan’ın üzerinde 5CL -ADB-A içeren maddenin ele geçirildiği, araçta sadece sanık …’in bulunduğunun görüldüğü, yapılan aramada sanığın üzerinde poşete sarılı olarak ve araçta fişeklenmiş halde aynı nitelikte uyuşturucu maddenin ele geçirildiği; tanıkların beyanları, tanıklarda ele geçen uyuşturucu maddeler ile sanıktan ele geçen uyuşturucu maddelerin aynı türden olması, maddelerin ele geçiriliş şekli ve miktarı, tutanak içeriği, tutanak tanıklarının beyanları dikkate alınarak sanığın birden fazla kez uyuşturucu madde satışı yapmak ve ticari kastla uyuşturucu madde bulundurmak suretiyle atılı suçu işlediği kanaatine varıldığı gerekçesiyle; suçun işleniş biçimi, sanığın amacı, şahsi sosyal durumu göz önüne alınarak temel cezanın alt sınırda uzaklaşılarak belirlenerek ve zincirleme suç hükümleri uygulanarak mahkûmiyetine,
Ele geçen uyuşturucu maddenin sentetik kannabinoid grubunda olması ve satış yapılan yerin cami ve okula 200 metreden yakın mesafede olması nedeniyle cezanın yarı oranında artırılmasına,
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, “….özel araçların, “umumi veya umuma açık yer” kapsamında olmadığı, dolayısı ile TCK’nın 188/4-b maddesinin uygulanma koşulları bulunmadığı anlaşılmakla birlikte,
Yerel mahkemece, sanık hakkındaki temel cezanın belirlenmesi sırasında teşdit nedenleri arasında sanığın satış yaptığı yer sayılmamış olup, yerel mahkemenin alt sınırdan uzaklaşma gerekçelerinin ve buna göre belirlenen temel cezanın dosya kapsamına uygun olduğu nazara alınarak;
TCK’nın 188/4-a. maddesinin uygulanma koşullarının oluştuğu olayda, uyuşturucu maddelerin sentetik kannabinoidler sınıfından olması nedeniyle TCK’nın 188/4-a. maddesinin uygulanma koşulları bulunduğundan ve bu nedenle de cezasının yarı oranında arttırılmış olması karşısında netice cezanın
değişmeyeceği, kararın bozulmasının gerekmediği, bu hukuka aykırılığın giderilmesi mümkün olmakla” denilerek İlk Derece Mahkemesi hükmünden “Sanığın satış yaptığı yerin TCK 188/4-b kapsamında olduğu,…” ve “… -b … ” ibareleri çıkartılmak suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 17.05.2022 tarihli, 2020/14-248 Esas, 2022/359 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere; ilk derece mahkemelerince kabul edilen maddi mesele, değiştirilmeden ve yeni bir delil araştırmasına girilmeden, bölge adliye mahkemesince duruşma açılmaksızın hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf isteminin esastan reddine karar verilebileceğinden Tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesince temel cezanın “…suçun işleniş biçimi, sanığın amacı, şahsi sosyal durumu” göz önüne alınarak belirlendiği, iki nitelikli halin gerçekleşmesinin temel cezanın belirlenmesinde dikkate alınmadığı, yazılı gerekçeyle ve dosya kapsamı itibarıyla cezanın alt sınır aşılarak belirlenmesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, 29.09.2021 tarihli ve 2021/2444 Esas, 2021/2498 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.11.2023 tarihinde karar verildi.