YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11515
KARAR NO : 2023/9419
KARAR TARİHİ : 30.11.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/175 E., 2016/331 K.
SUÇ : Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan usul hükümleri gereği temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 29.02.2016 tarihli iddianame ile sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. İzmir 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.05.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan 4 yıl hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, suçu işlemediğine, suç kastının bulunmadığına, eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, lehe hükümlerin uygulanmama gerekçesinin belirtilmediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, katılanın olay günü, banka müşteri hizmetlerinden arandığı, kredi kartından bir başkası adına havale yapıldığı, bilgisi dışında ise yapılan havalenin iptal edileceği, iptal işleminin gerçekleşmesi için kredi kartı bilgilerinin gerekli olduğu söylenip, iradesi fesada uğratılarak katılana ait kredi kartının kart bilgileri ele geçirildiği, katılanın kredi kartından nakit avans kullanılarak banka hesabına önce 7.000,00 TL tutarında para gönderildiği, sonrasında katılanın bilgisi ve rızası olmaksızın kredi kartı hesabından sanığa ait banka hesabına 8.300,00 TL tutarında havale yöntemi ile para gönderildiği, sanığın hesabına gönderilen bu parayı yaklaşık 10 dakika sonra banka veznesinden çektiği, bu suretle sanığın başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
1. Olayın intikal şekli ve zamanı, sanığın aşamalardaki tevilli ikrar yollu savunmaları, katılanın aşamalardaki beyanları, bankaların cevabi yazıları ile verilen bilgiler ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın, suçu işlemediğine, suç kastının bulunmadığına, eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, lehe hükümlerin uygulanmama gerekçesinin belirtilmediğine yönelik temyiz talepleri reddedilmiştir.
2. Bununla birlikte, sanığın, internet bankacılığı aracılığıyla katılanın kredi kartı hesabından 7.000,00 TL nakit avans çekimi yaparak katılanın banka hesabına havale yöntemi ile gönderdiği, sonrasında katılanın banka hesabından 8.300,00 TL tutarındaki meblağı kendisine ait banka hesabına gönderdiği, bu işlemden kısa bir süre sonra ise banka veznesinden 8.300,00 TL tutarında para çekimi yaptığı anlaşılmakla, sanığın kredi kartından nakit avans çekimi ve sonrasında kendi hesabına para gönderilmesi şeklindeki bir bütün olarak kabul edilen eylemlerinin sırasıyla başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama ve bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık suçlarını oluşturduğu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 44 üncü maddesinde düzenlenen fikri içtima kuralı uyarınca en ağır cezayı gerektiren 5237 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendinde düzenlenen bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık suçundan hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.05.2016 tarihli, 2016/175 Esas, 2016/331 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesi
gereği, aynı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereğince ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.11.2023 tarihinde karar verildi.