Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2023/2695 E. 2023/9662 K. 06.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2695
KARAR NO : 2023/9662
KARAR TARİHİ : 06.12.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/233 E., 2023/114 K.
SUÇ : Cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : bozma

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 264 üncü maddesine göre kanun yoluna başvuru süresindeki yanıltma, başvuranın hak kaybına yol açmayacağından sanığın temyiz isteminin süresinde olduğunun kabulü ile yapılan incelemede, gereği düşüldü:
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sarıgöl Cumhuriyet Başsavcılığının 06.11.2014 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kamu davası açılmıştır.
2. Sarıgöl Asliye Ceza Mahkemesinin 26.05.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.
3. Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 23.03.2022 tarihli kararı ile, sanığın, tehdit eyleminin Türk Ceza Kanunu’nun 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsuru niteliğinde olduğu; ayrı suç olarak değerlendirilmeyeceği, 5237 sayılı Kanunun 44 üncü maddesi uyarınca en ağır cezayı gerektiren kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hüküm kurulması gerektiği; bu kapsamda temel cezasının Türk Ceza Kanunu’nun 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası maddesine göre tayin edilmesi gerektiği ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerekip gerekmediğinin karar yerinde tartışılmaması nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Sarıgöl Asliye Ceza Mahkemesi’nin 07.02.2023 tarihli kararı ile, sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık temyiz isteminde, somut bir nedene dayanmamıştır.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın, daha önce oğlunu dövdüğünü ileri sürdüğü 13 yaşındaki mağdur …’ın eğitim gördüğü okuluna gittiği ve okulun bahçesinde katılanın kolundan tuttuğu, kafasına silahı dayayıp, kolunu bükerek okulun içerisine doğru götürdüğü ve bu suretle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
2. Sanık, olay günü mağduru uyarmak için okula gittiğini, oğluna bir daha vurmamasını yoksa onu döveceğini söylediğini, konuştuğu sırada belindeki silahın yere düştüğünü, bunu gören okul öğretmenlerinin şikayetçi olduğunu, kimseyi silahla tehdit etmediğini beyan ettiği anlaşılmıştır.
3. Tanık F.A. Öğretmen olup, olay günü sanığın mağdur olan öğrencisinin kolunu büktüğünü görünce bırakmasını istediğini, mağdurun ise ”öğretmenim belinde silahı var” dediğini, sanığın mağduru bırakmadığını ve o vaziyette öğretmenler odasına doğru götürdüğünü sonra belinden çıkardığı silahı masanın üzerine koyup “öyle olmaz böyle olur ” dediğini belirtmiştir. .
4. Tanık H.E, olay tarihinde mağdurla beraber okul bahçesinde bulunduğunu, sanığın okulun bahçesine girerek belinden çıkardığı tabancayı mağdurun kafasına dayadığını ve onu öldüreceğini söylediğini beyan ettiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Bozma üzerine yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasıflarının ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanığın temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Bozma sonrası sanık hakkında hüküm kurulurken 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kazanılmış hak nedeniyle sanığın cezasının ”3 yıl 4 ay” hapis cezası üzerinden infaz olunacağının belirtilmesi gerekirken, kazanılmış hakkı gözetilmeyerek sanığın 5 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmesi hukuka aykırı ise de 1412 sayılı Kanun’un 322 nci maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Sarıgöl Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.02.2023 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz isteği bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün 4.bendinden sonra gelmek üzere “1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanığın cezasının 3 yıl 4 ay hapis cezası üzerinden infazına,” ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.12.2023 tarihinde karar verildi.