Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2013/2418 E. 2013/19792 K. 11.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/2418
KARAR NO : 2013/19792
KARAR TARİHİ : 11.09.2013

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 2863 sayılı Kanun’un 67/1, 5237 sayılı TCK’nın 62, 53/1, 54 maddeleri gereğince mahkumiyet

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya içerisinde mevcut, 01.04.2009 tarihli tutanak ile aynı tarihli tespit ve muhafaza altına alma tutanağına göre suç tarihinin 01.04.2009 olduğu anlaşılmış olup, gerekçeli karar başlığında 02.04.2009 olarak gösterilmesi, mahallinde giderilebilir bir yazım hatası olarak değerlendirilmiştir.
Suç tarihinde, sanığın üzerinde yapılan aramada suça konu eserlerin ele geçirildiği, 09.06.2010 havale tarihli arekeolog bilirkişi kurulu raporuna göre, raporun 1-10 sırasında kayıtlı eserlerin, 2863 sayılı kanun kapsamında eski eser olup, müzelik değerde, tasnif ve tescile tabi oldukları, söz konusu raporun, 11-14 sırasında kayıtlı eserlerin imitasyon olup, tekrar piyasada dolaşmasının benzer suçlara karışmasının engellenmesi amacıyla Adana Arkeoloji Müzesi’nin sahte/imitasyon eser koleksiyonunda saklanmasında kamu yararı görüldüğünün bildirilmesi karşısında, 2863 sayılı kanun kapsamı dışındaki eserlerin de sahibine iade edilemeyerek, Adana Müze Müdürlüğü’nde muhafaza altına alınmasında isabetsizlik görülmemiş olup, tebliğnamede bu yönden bozma öneren görüşe iştirak edilmemiş olup,
Temel cezanın belirlenmesi sırasında, mahkemece alt sınırdan uzaklaşılırken, sadece sanığın benzer suçlardan sabıkalı oluşuna dayanılmadığı, ayrıca, 5237 sayılı TCK’nın 62/1 madesinde sayılan, “suçun işleniş biçimi ile kastının yoğunluğu” gerekçe gösterilerek teşdit uygulandığı, sanığın üzerinde ele geçirilen eserlerin miktarı da dikkate alındığında mahkemece alt sınırdan uzaklaşılmasında da isabetsizlik görülmemiş olup, tebliğnamede bu konuda da bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin bir sebebe dayanmayan sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- 5237 sayılı TCK’nın 53/3 maddesi uyarınca sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmasına karar verilirken, hak yoksunluğu süresinin koşullu salıverilme tarihine kadar olması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- 2863 sayılı Kanunun 23. maddesi kapsamında müzelik değer taşıyan, tasnif ve tescile tabi taşınır kültür varlıklarının Müze Müdürlüğü’ne teslimine karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken ayrıca müsaderesine de karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden, hüküm fıkrasının hak yoksunluğu uygulamasına ilişkin, 3. paragrafının hüküm fıkrasından çıkarılarak, yerine, “5237 sayılı TCK’nın 53/3 maddesi uyarınca, aynı Kanunun 53/1-c maddesinde belirtilen kişisel hak yoksunluğunun, sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkisi bakımından koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanmasına, diğer bentlerde belirtilen hak yoksunluğunun ise mahkum olduğu hapis cezasının infazları tamamlanıncaya kadar uygulanmasına” cümlesinin eklenmesi ile 7. paragraftaki “TCK’nın 54. maddesi gereğince MÜSADERESİNE ve” ibaresinin çıkarılması suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.