YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/871
KARAR NO : 2023/9511
KARAR TARİHİ : 04.12.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/2011 E. – 2018/2220 K.
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü.
I.HUKUKİ SÜREÇ
1. Ceyhan Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 11.10.2017 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırılması istemi ile dava açılmıştır.
2. Ceyhan Ağır Ceza Mahkemesinin 10.05.2018 tarih ve 2017/340 Esas – 2018/212 karar sayılı ilamı sanık hakkında sarkıntılık düzeyinde kalan çocuğun cinsel istismarı ile cebir, tehdit veya hile kullanmak suretiyle kişiyi hürriyeti yoksun kılma suçundan hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Ceyhan Ağır Ceza Mahkemesinin 10.05.2018 tarih ve 2017/340 Esas – 2018/212 karar sayılı ilamına karşılık sanık … ve vekili Av. …, katılan … vekili Av. …’in istinaf başvurusunda bulunması üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 22.10.2018 tarihli kararı ile yapılan istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
II.TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan … vekilinin temyiz isteği, kişiyi hürriyeti yoksun kılma suçundan sanık hakkında hükmedilen cezanın az olduğu ve sanığın daha fazla cezalandırılması istemine ilişkindir.
III.OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, Sanık …’ın suç tarihi olan 26.06.2017’de mağdur … Budancamak’ı olay günü satılığa çıkardığı aracının satımı ve şahsi aracını tanıtmak bahanesiyle beyaz renkli aracına aldığı, idaresindeki araç ile Kaltakiye Mahallesi’nde bulunan Atatürk Ortaokulu’nun arkasına doğru seyretmeye başladıkları, seyir halindeyken sanığın yan koltukta oturan mağdurun sağ ve sol yanları ile poposuna cinsel arzuları tatmine yönelik dokunmak suretiyle cinsel istismarda bulunduğu, mağdurun da sanığın eylemlerine karşı koyarak tepki gösterdiği, Atatürk Ortaokulu’nun arkasında mağdurun araçtan indiği anlaşılması üzerine Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma suçu işlediği iddiasına ilişkindir.
1.Katılan …’ın tüm aşamalarda alınan beyanlarında; “Olay günü Zaza kahvesinin önünde tanımadığım, ismini uzaktan duyduğum bir şahsın aracını satılığa çıkarması üzerine kendisine aracın fiyatını sordum. Kendisi de aracın fiyatının 10.000 TL olduğunu söyleyerek beni aracına davet etti. Araçla birlikte Dallas Mahallesine doğru giderken şahıs yolda cinsel istismarda bulundu. Sağ ve sol yanlarım ile kalçama dokunarak istismarda bulundu. Kendisine vurarak tepki gösterdim. Daha sonra gel kucağıma otur diyerek tacizlerine devam etti. Atatürk Ortaokulunun arkasında beni indirdi. Ben de kendisine taş tarak aracın camını kırdım. Mahalle sakinleri yanıma gelerek kurtulmama yardımcı oldular.” şeklinde beyand bulunmuştur.
2. Katılan …’ın tüm aşamalarda alınan beyanlarında; “Olaydan birkaç gün önce şehir dışında çalışıyordum, olay tarihlerinde ise bayram dolayısıyla eve gelmiştim. Oğlum …’in zihinsel yönden engeli mevcuttur. Benim de kahvede olabileceğimi düşünerek kahvehaneye gelmiş, orada bulunan herkesin elini öperek bayramlaşmıştır. Oğlumun arabalara merakı vardır. Arabayı dışarıdan incelerken sanık aracın 10.000 TL’ye satılık olduğunu ve dilerse kendini gezdirebileceğini söylemiş. Beraber arabaya binmişler. Oğlumdan öğrendiğim kadarıyla oğlumun kalçalarına ellemeye başlamış, ardından gel kucağıma otur demiş. Oğlum yapılı olmasından ve de tepki göstermesinden dolayı sanık davranışlarına devam edememiştir. Kahvehanenin ilerisinde bir yerde oğlumu bırakmıştır. Araçtan inerken sanığın arabasına taş atmıştır.” şeklinde beyanda bulunmuştur.
3. Sanık … tüm aşamalarda alınan ifadelerinde; “Kahvede Ahmet ve Mümtaz ile otururken tanımadığım tahminimce 20-22 yaşlarında bir şahıs yanıma gelerek beni öptü. Kendisine beni tanıyor musun diye sorduğumda sen beni tanımıyor musun dedi. Kahvede oturan arkadaşlara cep telefonlarında internet olup olmadığını sorması üzerine kendisini gözüm tutmadı. Bunun üzerine masadan kalkarak kahvenin dışına çıkarak arabama bindim. Şahıs aracıma binerek 100-200 metre sonra ineceğini söyledi. Evimin Atatürk İlköğretim Okulunun orada olduğunu söyleyince evimin önünde ineceğini söyledi. Kendisini araçtan indirmeyerek gideceği yere kadar götürdüm. Sonra ikametimin önünde aracın camına taş fırlattı. Aramızda cinsel istismar içeren bir eylem gerçekleşmedi. Şahsı indirirken aracımın kontağını çalıştırarak kaçırmaya çalıştı ancak araç bilinmeyen şekilde istop etti. Başımın belaya girmemesi ve oradakilerin müştekiyi dövebileceği ihtimali üzerine olay yerinden ayrılarak aracıma bindim. Aramızda herhangi bir satış konuşması gerçekleşmemiştir.” şeklinde ifade vermiştir.
4. Tanık … beyanında; Olay tarihinde kahvede oturuyordum ve sanık da orada idi. Sohbet ederken telefonumu çıkararak bir yeri aradım. Kapattıktan sonra genç bir çocuk yanıma gelerek telefonumu kullanmak için istedi ben de kabul etmedim. Çocuğun kahvede oturan sanıkların elini öpüp öpmediğini hatırlamıyorum.” şeklinde beyanda bulunmuştur.
5. Tanık … beyanında; olay tarihinde sanık … Mümtaz ile birlikte otururken mağdur geldi. O anda Mümtaz telefonla konuşmak için dışarıya çıktı. Mağdur sanığa ben falancanın oğluyum tanıdın mı dedi, sanık da tanımadığını söyledi. Sanık kahveden çıkıp arabasına binerek uzaklaştı. Mağdur bizim yanımıza geldikten sonra uzaklaştı ama nereye gittiğini bilmiyorum.” şeklinde beyanda bulunmuştur.
6. Tanık … beyanında; Nadir ile otururken sanık yanımızdan geçti, sonra mağdur ağlayarak yanımıza geldi. Sanığın bacağına dokunduğunu ve kucağına oturtmaya çalıştığını söyledi. Sanık tekrardan arabasıyla yanımızdan geçti. Mağdur koşarak aracı takip etmeye başladı. Kısa süre sonra sanık durdu ve tartışma yaşanmaya başladı. Biz de yanlarına giderken sanık arabasına binerek olay yerinden uzaklaştı. Bu esnada mağdur yerden aldığı taşı sanığın arabasına fırlattı.” şeklinde beyanda bulunmuştur.
7. Tanık … beyanında; … ile otururken mağdur ağlayarak yanımıza geldi. Mağdurun bize anlatmasına göre dedesine doğru gitmeye çalışırken sanık bunu dedesine bırakmak için bindiriyor. Kalçasına ve bacaklarına ellemeye çalışıyor. Mağdur bunları anlatırken sanık arabasıyla yanımızdan geçti ve mağdur aracı takip etmeye başladı. Sanık arabasını durdurarak mağdur ile tartışmaya başladı. Biz de yanlarına giderken sanık aracına binerek uzaklaştı ve mağdur o an yerden aldığı taşı sanığın arabasına fırlattı.” şeklinde beyanda bulunmuştur.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk derece mahkemesince sanığın mağdura karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cebir, tehdit ve hile kullanmak suretiyle işlediği kabul edilerek mahkumiyet hükmü kurulduğu anlaşılmıştır.
B.Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk derece mahkemesince sanık hakkında cebir, tehdit veya hile kullanmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından yapılan istinaf başvuruları esastan reddedilmiştir.
IV.GEREKÇE
Her ne kadar sanığın Kişi Hürriyetinden Yoksun Kılma suçunu işlediğinden bahisle Türk Ceza Kanunu’nun 109 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmışsa da, fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan akıl zayıflığı bulunan, ayırt etme gücü olmayan mağdurun rızasının geçerli olmadığı, sübut bulan eylemin kül halinde Türk Ceza Kanunu’nun 109 uncu maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen hile kullanmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu, olayın gerçekleşme şekli, mağdurun olayın sıcağı sıcağına verdiği beyanları ile aşamalardaki beyanlarının birbiri ile uyumlu, çelişkisiz ve istikrarlı olması, tanık beyanları ile mağdur beyanı ile örtüşmesi, Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin 30.04.2018 tarihli ve 1382 sayılı raporda “…mağdurun bilişsel fonksiyonlarının yaşıtlarından geri olduğu, fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin yeterince gelişmediği, beyanlarına itibar edilmemesi yönünde ruhsal hastalığının olmadığı, samimi olarak değerlendirildiği” değerlendirmesine yer verildiği, sanığın hile, cebir veya tehdit kullanarak sanığa karşı atılı suçu işlediği anlaşıldığından katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz istemi reddedilmiştir.
V.KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana Bölge Adliye Mahkemesi, 22.10.2018 tarih ve 2018/2011 Esas – 2018/2220 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ceyhan Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.12.2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.