Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2022/7204 E. 2023/5639 K. 26.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7204
KARAR NO : 2023/5639
KARAR TARİHİ : 26.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/42 E., 2021/347 K.
ASIL ve BİRLEŞEN DAVADA
ASIL ve BİRLEŞEN DAVADA

DAVA TARİHİ : 11.11.2011 (asıl dava), 13.01.2015 (birleşen dava)
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi tarafından mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacılar vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili asıl dosyaya sunduğu 11.11.2011 tarihli dava dilekçesinde; 07.07.2010 tarihinde davalının sevk ve idaresindeki 03 AT 111 plakalı araçla davacının kullandığı motorsiklete çarparak yaralanmasına sebebiyet verdiğini, olayla ilgili olarak davalı hakkında … 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 2010/1253 Esas numaralı dosyasında dava açıldığını, dosyada davalının asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, davacının yaralanması nedeniyle hastane ve hastaneye gidiş-geliş … masrafı ve geçici ve sürekli … görmezlik zararlarının doğduğunu, manevi tazminat davası açma ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL hastane ve … masrafı, 1.000,00 TL geçici … görememezlik zararı, 1.000,00 TL sürekli … göremezlik zararı olmak üzere toplam 3.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili birleşen dosyaya sunduğu 13.01.2015 tarihli dava dilekçesinde; toplamda 30.00,00 TL manevi tazminatın haksız fiilin işlendiği tarihten itibaren işleyecek en yüksek faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın haksız olduğunu beyanla reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemece toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 17.313,37 TL daimi … görmezlik zararı ile 13.536,49 TL tedavi ve … giderlerinin haksız fiil tarihi olan 02.07.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geçici … görmezlik zararı ile ilgili olarak … tarafından ödeme yapılması nedeniyle bununla ilgili talebin reddine, birleşen 2015/20-23 E. K sayılı dosyada manevi tazminat ile ilgili davanın kısmen kabulü ile, 20.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 02.07.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Kararın davacı vekili ile davalı davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi’nin 23.05.2018 gün ve 2015/10641 Esas-2018/5402 Karar sayılı bozma ilamında özetle; “…Somut olayda hükme esas alınan bilirkişi raporunda sağlık kuruluşları tarafından verilen belgeli tedavi giderleri tespit edilmiştir. Davacı tarafından talep edilen tedavi giderlerinden 2918 sayılı Yasanın 98. maddesi kapsamında kalan tedavi giderleri yönünden Sosyal Güvenlik Kurumu’nun sorumluluğu bulunduğundan ve davanın 6111 sayılı Yasanın yürürlük tarihinden sonra açılmış olmasına göre, bu kalemler yönünden hükmü temyiz eden davalı bakımından asıl davada davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir ve olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen, hak ve nasafet kuralları çerçevesinde daha az miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, somut olay ile bağdaşmayan miktarda manevi tazminata hükmedilmesi uygun görülmemiş, hükmün birleşen davada davalı lehine bozulması gerekmiştir.” şeklindeki gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda asıl dava yönünden; davacının sürekli … göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat (dava değeri 17.313,37 TL) isteminin konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, davacının geçici … göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat isteminin reddine, davacının tedavi ve … giderlerinden kaynaklanan maddi tazminat isteminin reddine, birleşen dava yönünden; davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 02.07.2010 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; tedavi ve … giderleri bakımından davanın konusuz kalması nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin ve sigorta şirketi ödeme yaptığı halde davalının sorumlu olmamasının doğru olmadığını, tedavi giderlerinden …’nın sorumlu olduğu kabul edilerek red kararı verilmesinin ve bakıcı gideri zararı hesaplandığı halde karar verilmemesinin doğru olmadığını, davalı lehine vekalet ücretine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığını, birleşen davada hükmedilen manevi tazminat miktarının yetersiz olduğunu ve birleşen davada davalı lehine vekalet ücretine karar verilmesinin de doğru olmadığını belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; ilk derece mahkemesinin hükmetmiş olduğu manevi tazminat miktarının lehine hükmedilen tarafa zenginlik getirecek düzeyde fahiş bir rakam olduğunu, kaldı ki meydana gelen bu olayda hiçbir kusuru bulunmayan davalıdan bu kadar yüksek miktarda manevi tazminat talep edilmesinin yasal mevzuata ve hakkaniyete aykırı olduğunu, ödeme nedeni ile maddi tazminat talepleri yönünden davanın konusuz kalması nedeni ile karar verilmesinin de doğru olmadığını belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeni ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 427 vd maddeleri, 6098 sayılı … Borçlar Kanunu 54 üncü(818 sayılı Kanun 46/1) ve 56 ıncı (818 sayılı Kanun 47) maddeleri, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri,

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde … sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekili ile davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacı ve davalıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

26.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.