YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4383
KARAR NO : 2011/9477
KARAR TARİHİ : 02.06.2011
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 1.593 TL tazminatın, faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesinde; …-… Mah. 23 parseldeki taşınmazın davacıya ait olduğunu, 1980 yılında yapılan kadastro ölçümünde belirlenen parsel sınırlarını duvarla çevirdiğini ve yıllardır böyle kullandığını, ancak, davalının 17 ve 18 parsellerin müşterek sınırındaki, bu duvarın bir kısmını yıktırıp yerine yaptırdığı kapının davacı tarafından tekrar sökülerek bahçe duvarı ve çit yapılmasından dolayı ödenen 1.593 TL’nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevabında; davacının kendisine ait parsele tecavüz ettiğini ve taşınmazına girip çıkarılmak için kapı yaptığını belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; davacıya ait duvarın davalıya ait taşınmaz içinde kaldığı anlaşılmış ise de; davalının davacı hakkında men’i müdahale davası açma imkanı varken hakkını elde etmek için herhangi bir yargı merciine başvurmadan kendi kendine hak elde etmeye kalkmasını hukuk düzeninin korumayacağı, bu nedenle savunmaya itibar edilmediği gerekçe gösterilerek davanın kabulüne hükmedilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Somut olayda; davalının, davacının yaptığı duvarı müdahalenin önlenmesi davası açmadan yıkmasında kusuru var ise de, davacının da davalıya ait taşınmazda duvar yapmakla müterafik kusuru sözkonusudur.
Bu nedenle mahkemece tazminata hükmedilirken; yalnızca önceki duvarın yıkılan bölümünün bedeline (davacının müterafik kusuru da dikkate alınarak) hükmedilmesi gerekirken bu hususlar dikkate alınmadan kapının kaldırılması ve yeniden duvar yapılması ve tel çit gerilmesi dikkate alınarak oluşan bedele hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 02.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.