Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/5273 E. 2023/8187 K. 31.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5273
KARAR NO : 2023/8187
KARAR TARİHİ : 31.10.2023

MAHKEMESİ : Kocaeli (Kapatılan) 8. Asiye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/208 E., 2016/552 K.
SUÇ : Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usûl hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.10.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Kocaeli 8. Asiye Ceza Mahkemesinin, 21.04.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği,
1. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine,
2. Suçla bir alakasının olmadığına,
3. Mahkemece savunmasının dikkate alınmadığına,
4. Eylemin D.K. isimli şahıs tarafından gerçekleştirildiğine,
Ve somut bir nedene dayanmayan diğer temyiz itirazlarına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay; yargılamaya konu olaydan önce, mağdurun kredi kartından yapılan kesintilerin iade edileceğinden bahisle kredi kartı bilgilerinin ele geçirildiği, olay tarihinde ise sanığa ait sanal POS cihazı kullanılmak suretiyle 970,00 TL değerinde yine sanığa ait … Giyim isimli firma adına harcama yapıldığı iddiasına ilişkindir.

IV. GEREKÇE
1. Mahkemece, yargılama yeri dışında, başka suçtan tutuklu bulunan sanığın savunmasının, görüntülü ve sesli iletişim tekniğinin kullanılması suretiyle alınmasında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 196 ncı maddesinin dördüncü fıkrasına bir aykırılık bulunmamıştır.
2. Mağdurun aşamalardaki ifadeleri, sanığın tevil yollu ikrarı, Türkiye Halk Bankası A.Ş. ve Şekerbank tarafından sunulan cevap yazıları ve tüm dava dosyası kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde, suça konu işlemin sanığa ait sanal POS sistemi üzerinden yine sanığa ait iş yeri adına yapıldığı ve ödemenin sanık hesabına geçtiği anlaşılmakla, sanığın eylemin D.K. isimli şahıs tarafından bilgisi dışında gerçekleştirildiği yönündeki temyiz itirazı reddedilmiştir.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
4. Sanık hakkında hüküm kurulduğu sırada temel hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde, aynı gerekçelerle adli para cezasına esas birim gün sayısının, alt sınırın üstünde belirlenerek hükümde çelişkiye neden olunması 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 61 inci maddesine aykırı ise de, bu hususun 5320 sayılı Yasa’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 322 nci maddesi gereğince Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünün (4) numaralı bendinde açıklanan nedenle Kocaeli 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.04.2016 tarihli kararında sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği, 5237 sayılı Kanun’un 245 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hapis cezası yanında hükmolunan adli para cezasına esas alınan 30 günün 5 güne, aynı Kanun’un 62 nci
maddesi ile belirlenen 25 günün 4 güne, 52 nci maddenin ikinci fıkrası uyarınca günlüğü 20.00 TL’den hükmolunan 500,00 TL adli para cezasının ise 80.00 TL’ye indirilmesi suretiyle hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.10.2023 tarihinde karar verildi.