YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2330
KARAR NO : 2023/8213
KARAR TARİHİ : 31.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/494 E., 2023/276 K.
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Beyoğlu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 26.01.2010 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
2.İstanbul 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.05.2013 tarihli kararı ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir.
3.İstanbul 16. Asliye Ceza Mahkemesi 30.05.2013 tarihli kararının katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (8). Ceza Dairesinin 20.05.2019 tarihli kararı ile sanıklar hakkında atılı suçtan mahkumiyet hükümleri kurulması gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek beraat kararı verilmesinin yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
4.Bozma sonrası İstanbul 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.10.2020 tarihli kararı ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı ve 67 nci maddeleri ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşme kararı verilmiştir.
5.İstanbul 16. Asliye Ceza Mahkemesiin 21.10.2020 tarihli kararının bu kez katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (8). Ceza Dairesinin 08.02.2022 tarihli kararı ile; “…Sanıklara yüklenen 5237 sayılı TCK.nın 109/2, 3-b maddesinde belirtilen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, 66/1-d. maddesi uyarınca asli zamanaşımı süresinin 15 yıl, olağanüstü zamanaşımı süresinin ise 22 yıl 6 ay olarak zamanaşımı sürelerinin belirlendiği, bu haliyle zamanaşımı sürelerinin dolmadığı anlaşılmakla, yargılamaya devamla bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde düşme kararı verilmesi…” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
6.Bozma sonrası İstanbul 16. Asliye Ceza Mahkemesiin 21.02.2023 tarihli kararı ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 3 yıl 4 ay hapis cezası ile mahkumiyetlerine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar müdafinin temyiz isteği; suçun unsurlarının oluşmadığına, sanıkların atılı suçu işlemediğine, mahkumiyete yeterli somut bir delil bulunmadığına, eksik araştırma ile karar verildiğine, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, katılan … ve katılan …’in sanıklara ait … Denizcilik isimli şirkete ait gemide aşçı ve usta gemici olarak çalıştıkları, geminin Slovenya ülkesi sınırlarındaki limana vardığında katılanların gemiye kaçak yolcu aldıklarını iddia ederek gemi sahibi olan sanıklar … ve … tarafından gemideki bir odada elleri bağlanılarak, zorla hürriyetlerinin kısıtlandığı ve darp edildikleri, sanıkların bu suretle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işledikleri iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
Katılanların aşamalardaki birbiriyle örtüşen beyanları, adli raporları, tanık Ö.A. beyanı, olayın kolluğa intikal şekli, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan tutanak, sanıkların savunmaları, Yargıtay bozma ilamları ve tüm dosya kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların davaya konu eylemi gerçekleştirdiğine ilişkin ilk derece mahkemesinin kabulünde hukuka aykırılık bulunmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafinin, suçun unsurlarının oluşmadığına, sanıkların atılı suçu işlemediğine, mahkumiyete yeterli somut bir delil bulunmadığına, eksik araştırma ile karar verildiğine, beraat kararı verilmesi gerektiğine yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmeyerek kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.02.2023 tarihli ve 2022/494 Esas, 2023/276 Karar sayılı kararında sanıklar müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.10.2023 tarihinde karar verildi.