YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2008/4846
KARAR NO : 2010/2503
KARAR TARİHİ : 17.02.2010
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanık …’nun beraatine, diğer sanıkların mahkumiyetlerine dair,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Sanık … hakkında, …’a karşı yaralama suçundan açılan kamu davası neticesinde 23.09.2004 tarihinde beraate dair kurulan hükmün aleyhe temyiz olunnmaksızın kesinleştiği, diğer hükümlerin sanıklar tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay C. Başsavcılığının 53280 sayılı yasanın 8/2 maddesi uyarınca dosyanın iade edildiği, iade sonrası bu sanık hakkında …’ı yaralamaktan dolayı yeniden bir karar verilmiş ise de, önceki kararın bu suç yönünden kesinleşmesi nedeniyle sonraki hükmün HUKUKEN YOK HÜKMÜNDE olduğu anlaşılmakla, katılan sanıklar vekilinin temyiz isteminin CMUK 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2- Katılan sanıklar …, … …, … ve sanık … hakkında 456/4 maddesinden kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Tayin edilen cezanın tür ve miktarına, 5237 sayılı Kanunun 50/5.maddesine göre; hükmün 14.7.2004 … ve 5219 sayılı Kanunun 3/b maddesi ile değişik 1412 sayılı CMUK. 305/1.maddesi gereğince temyizi mümkün bulunmadığından katılan sanıklar vekili ve sanık müdafisinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.317.maddesi uyarınca REDDİNE,
3- Sanıklar … ve … hakkında 193/2 maddesinden, sanıklar … ve … hakkında 456/2 maddesinden kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hükümden sonra 8.2.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562.maddesinin 1.fıkrası uyarınca, CMK.nın 231/5,14. madde ve fıkralarında öngörülen, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında ceza sınırının 2 yıla çıkartılması ve soruşturma ve kovuşturması şikayete bağlı suç olma şartının kaldırılması kuralları gereğince bu hususların mahalli mahkemece birlikte değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş katılan sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 17.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.