YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/8792
KARAR NO : 2010/2515
KARAR TARİHİ : 17.02.2010
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanıkların mahkumiyetlerine dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
I- Sanık … hakkında tehdit suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Tayin edilen cezaların tür ve miktarına, 5237 sayılı Kanunun 50/5.maddesine göre; hükmün 14.7.2004 … ve 5219 sayılı Kanunun 3/b maddesi ile değişik 1412 sayılı CMUK. 305/1.maddesi gereğince temyizi mümkün bulunmadığından sanık müdafisinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.317.maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
II- Sanık … hakkında 456/2 maddesinden kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ;
Mağdur … hakkında Gaziantep Av. …Devlet Hastanesi tarafından tanzim olunan 22.10.2003 tarih 10520 sayılı raporda “karına nafiz bıçaklanma nedeniyle mide ön yüzde 1 cm lik bıçak yarası tespit edildi, gerekli müdahale olarak laparotomi ve + mide süturu yapıldı, sonuç olarak; hasta hayati tehlike geçirmiştir, 25 … iş ve gücünden kalır” biçiminde yazılı bulunmasına, rapora karşı açık bir itirazın olmayıp, tespit olunan bulgular ve sonuçta bildirilen mütalanın Adli Tıp Kurumu uygulamalarına uygun bulunmasına, 765 sayılı TCK nın 456/2 maddesinde düzenlenen “hayati tehlikeye maruz” kalmak şeklinde belirtilen fiile paralel olarak 5237 sayılı TCK’nın 87/1-d maddesinde “yaşamını tehlikeye sokan bir durum” şeklinde kanuni tarifin yapılmış bulunmasına göre, yeni TCK daki ölçütlere uygun rapor alınmasına gerek bulunmadığı;
Ayrıca, sanık hakkında takdiri hiçbir indirim uygulanmaksızın 765 sayılı TCK’nın 456/2,457/1 maddelerinden 2 yıl 8 ay hapis cezasına hükmolunmasına, sanığın eyleminin sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın 86/1, 86/3-e, 87/1-d-son maddelerine uyup 5 yıl hapisten aşağı ceza verilmesinin mümkün bulunmamasına ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23.1.2007 tarih ve 2006/5-277 esas ve 2007/3 sayılı kararı da nazara alındığında açıkça 5237 sayılı TCK’nın sanığın aleyhine olmasına göre, bu yönde bozma isteyen görüşe iştirak olunmamıştır.
Sanık müdafisinin temyiz itirazları, oluşa, yapılan yargılamaya, toplanan delillere, gerekçeye ve uygulamaya göre yerinde görülmediğinden, reddiyle hükmün ONANMASINA,
III- Sanık … hakkında 6136 sayılı yasanın 13/1 maddesinden kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine. Ancak;
1- 5271 sayılı CMK’nın 232/2 maddesi uyarınca gerekçeli karar başlığına suçun işlendiği yer ve zaman diliminin yazılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Hükmolunan adli para cezasının taksitlendirilmesine ve suç eşyasının müsaderesine ilişkin yasa maddelerinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
3- Taksitlendirilen adli para cezasında, taksit aralıklarının gösterilmemesi suretiyle infazda tereddüte neden olunması,
IV- Sanık … hakkında 456/4 maddesinden kurulan hüküm yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hükümden sonra 8.2.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562.maddesinin 1.fıkrası uyarınca, CMK.nın 231/5,14. madde ve fıkralarında öngörülen, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında ceza sınırının 2 yıla çıkartılması ve soruşturma ve kovuşturması şikayete bağlı suç olma şartının kaldırılması kuralları gereğince bu hususların mahalli mahkemece birlikte değerlendirilmesi zorunluluğu,Bozmayı gerektirmiş sanık müdafisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 17.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.