Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/9569 E. 2011/9457 K. 02.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9569
KARAR NO : 2011/9457
KARAR TARİHİ : 02.06.2011

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 818,06 Euro (2.526,65 TL) alacak ve fer’ileri için takibe itirazın iptali, inkar tazminatının masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada, davalıya verilen borç para karşılığı alınan bono vadesi gelince ödenmediğinden takibe dayanak bono ile yenilendiği belirtilerek, 818,06 Euro alacak için girişilen icra takibine itirazın iptali ile inkar tazminatının tahsili istenmiştir.
Davalı cevabında zamanaşımı ve esasa ilişkin olarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulü ile davalının İcra Müdürlüğünün 2007/571 Esas sayılı takip dosyasından itirazın iptaline, takibin devamına, takip konusu alacak üzerinden %40 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
Hükmü davalı vekili temyiz etmektedir.
Dosyada içinde bulunan davaya konu İcra Müdürlüğünün 2007/571 Esas sayılı takip dosyasında; 818,06 Euro alacak ve 578,96 Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.397,02 Euro alacağın, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak takip tarihinden itibaren “Türk Lirası cinsinden” asıl alacak için hesaplanacak 3095 sayılı Yasa uyarınca T.C.Merkez Bankasının kısa vadeli kredilere uyguladığı yıllık %9 oranından az olmamak üzere artan oranlarda faizi “döviz cinsinden” asıl alacak için hesaplanacak yıllık %9 faizi ile tahsili için ilamsız takip başlatıldığı anlaşılmaktadır.
BK.83.md.göre;aynen ödeme koşulu bulunmadığı taktirde mevzuu para olan borç, memleket parasıyla ödenir. (HGK.2002/12-1058 E-2002/1064 K.gibi) Aynen ödeme kaydının varlığı kanıtlanamamıştır. O nedenle vade tarihindeki Türk parası hesap edilip faizin de Türk parası üzerinden yasal faiz talep edilebileceği gözetilerek takibin devamına karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 02.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.