Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/22728 E. 2023/96 K. 09.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/22728
KARAR NO : 2023/96
KARAR TARİHİ : 09.01.2023

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/613-2021/617
SAYISI : 2021/İHK-22999
HÜKÜM/KARAR : Davalı İtirazının Reddi/ Davanın Kabulü
SAYISI : 2021/64900

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.

… kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda davalı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının trafik sigortacısı olduğu aracın 17.07.2019 tarihinde yaya konumundaki davacıya çarpmasıyla oluşan kaza sonucunda davacının yaralanıp malul kaldığını belirterek, belirsiz alacak davası olarak açtıkları davada şimdilik 5.100,00 TL tazminatın faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 17.05.2021 tarihli artırım dilekçesiyle, taleplerini 60.754,41 TL’ye yükseltmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kusur ve maluliyete itiraz ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. … KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılama kapsamında alınan rapor gereği, davalıya sigortalı araç sürücüsünün kazada % 60 oranında ve davacının % 40 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, davacının sunduğu raporda tespit edilen % 29 maluliyet oranı için, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz ile tazminatın hesaplandığı aktüer raporunun karara esas alındığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile 60.754,41 TL. sürekli iş gücü kaybı tazminatının 12.11.2020 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; kazada sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, esas alınan maluliyet raporunun ilgili yönetmeliğe uygun düzenlenmediğini, davacının müterafik kusuru nedeniyle tazminattan indirim yapılması gerektiğini, vekalet ücretinin tarifeye göre belirlenen ücretin 1/5’i oranında hükmedilmesi gerektiğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile … kararına esas alınan rapordaki kusur oranlarının, kazanın oluş biçimine ve dosya kapsamına uygun olduğu; maluliyet raporunun 2019 tarihli Yönetmelik’e uygun biçimde düzenlendiğinden karara esas alınmasında usulsüzlük görülmediği; davacı yaya konumunda olduğundan kemer nedeniyle müterafik kusur indirimine ilişkin itirazın yerinde olmadığı; nispi tam vekalet ücretine karar verilmesinde usulsüzlük görülmediği gerekçesiyle, davalı itirazının reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; … kararına karşı yaptığı itiraz başvurusuna konu ettiği nedenlerle, ayrıca usule uygun düzenlenmiş maluliyet raporuyla davadan önce sigortacıya başvuru yapılmadığından, dava şartı eksiği bulunduğunu belirterek … kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe:
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı … tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (…) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın, davacı yayaya çarpması sonucu davacının yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85 ve 91 inci maddeleri, 6098 Türk Borçlar Kanunu’nun 94 üncü maddesi, 20.02.2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Davaya konu edilen kazadaki taraf kusurlarının belirlenmesi için alınan 14.04.2021 tarihli trafik kusur uzmanı bilirkişi raporunda, davacının kazada % 40 oranında ve davalıya sigortalı araç sürücüsünün % 60 oranında kusurlu olduğu yönünde görüş bildirilmiş; hakem heyeti tarafından bu kusur oranları benimsenerek karar verilmiştir.

Olaya ilişkin kaza tespit tutanağında ise, araç sürücüsünün kusursuz olduğu ve davacının karşıya geçiş yapmaya çalıştığı noktanın 100 metre ilerisinde yaya geçidi bulunduğu halde, bu geçidi kullanmayıp, park halindeki araçların arasından ilerleyerek yolun karşı tarafına geçmeye çalıştığı olayda tam kusurlu olduğu tespiti yapılmıştır. Hakem Heyeti kararına esas alınan raporda, kaza tespit tutanağından farklı biçimde kusur belirlemesi yapılmış ve davalıya sigortalı aracın park halinde bulunduğu yerden çıkış yapmak üzere geri manevra yaparken yeterli kontrolü yapmaması ve dikkatsizliği nedeniyle, 2918 sayılı KTK’nın 84/j ile 67/b maddeleri gereği % 60 oranında asli kusurlu olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 68/b maddesi ile; karşıdan karşıya geçmek isteyen yayaların yaya geçitlerini ya da kavşak giriş ve çıkış noktalarını kullanması gerektiği; bu yerlerde ışıklı işaret bulunması halinde bu işaretlere uyulmasının ve ışıklı işaretin bulunmadığı durumda ise yayaların geçecekleri doğrultu açıldıktan sonra taşıt yoluna girilmesinin zorunlu olduğu düzenlenmiştir.

Somut olayda; davacının, geçmeye çalıştığı yol bölümüne 100 metre mesafede yaya geçidi bulunduğu, kaza tespit tutanağıyla saptanmıştır. Bu hal karşısında, yaya geçişlerine ilişkin 2918 sayılı Kanun’un 68 inci maddesi hükmündeki düzenlemeler de dikkate alınarak, kaza tespit tutanağıyla karara esas alınan 14.04.2021 tarihli rapor arasındaki çelişkileri gideren, gerekçeli, denetime elverişli bir rapor alınıp karar verilmesi gerektiğinden, … kararının bozulması gerekmiştir.

3. Kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak davacının kendi aldığı Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 19.08.2020 tarihli raporda, davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyeti % 29 olarak belirlenmiştir. Anılan bu raporda, davacının omurgasında oluşan hasardan kaynaklanan ve baston kullanma zorunluluğuna yol açan yürüyüş bozukluğu için maluliyet tespiti yapılmıştır.

Hakem Heyeti kararına esas alınan maluliyet raporunda, kaza tarihi itibariyle uygulanması gereken 20.02.2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ile ekindeki cetvellere göre belirleme yapılmış olması yerindedir. Ancak; kazaya ilişkin ceza soruşturmasında alınan ifadelerde, araç sürücüsü … Arslan tarafından, aracın arkasından geçiş yapmaya çalışan davacının baston kullandığı beyan edilmiştir. Bu itibarla; maluliyet belirlenmesinde temel kriter olarak esas alınan, baston kullanma zorunluluğu doğuracak boyuttaki yürüyüş güçlüğünün, davaya konu kazadaki yaralanmadan önce de mevcut olabileceği gözetilerek inceleme yapılması gerekeceği açıktır. Anılan bu hususu (kazadaki yaralanma ile baston kullanım zorunluluğu arasındaki illiyet bağını) yeterli derecede incelemeyen raporun karara esas alınması mümkün değildir.

Bu açıklamalara göre; davacının kazadan önce baston kullanmasına neden olan rahatsızlıklarının tespiti bakımından, kazayla ilgili olmayanlar da dahil olmak üzere tüm tıbbi belgelerinin temin edilmesinden sonra, en yakın üniversite hastanesi adli tıp anabilim dalı başkanlığı nezdinde oluşturulacak uzman heyetten, kazadan önceki sağlık sorunları (bilhassa baston kullanımına etki edenler) ile bu sorunların baston kullanımına etki derecesinin ve kazadaki omurga hasarının yürüyüş bozukluğuna olan etkisinin birlikte incelenmesiyle, kazadaki yaralanmanın doğrudan neden olduğu (illiyet bağı içeren) maluliyet oranının, 20.02.2009 tarihli Erişkinler için engellilik değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ile ekindeki cetvellere göre saptandığı bir rapor alınıp oluşacak sonuca göre (maluliyet oranı bakımından davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar dikkate alınmak suretiyle) karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

4. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13. maddesi ve karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT’nin 17/2. maddesi gereği, davacı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin, tarifeye göre belirlenen nispi vekalet ücretinin 1/5’i tutarında (maktu ücretin altında kalmamak kaydıyla) olması gerektiği gözetilmeden, fazla vekalet ücretine karar verilmesi de doğru görülmemiştir.

VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Değerlendirme bölümünün (2, 3 ve 4) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan … kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,

Dosyanın …’ne iletilmek üzere mahkemeye gönderilmesine,
09.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.