Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/5346 E. 2023/6791 K. 26.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5346
KARAR NO : 2023/6791
KARAR TARİHİ : 26.10.2023

MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/267 E., 2015/67 K.
SUÇ : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Suça sürüklenen çocuklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.03.2015 tarihli ve 2014/267 Esas, 2015/67 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocukların sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 9 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, 51 inci maddesi gereğince cezalarının ertelenmesine karar verilmiştir.

2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 15.03.2018 tarihli ve 14-2015/156639 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. GEREKÇE
Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 20.10.2009 tarihli ve 2009/1-85 Esas, 2009/242 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; iştirak hâlinde işlenen eylemin failleri olarak yargılanan suça sürüklenen çocukların aşamalardaki savunmaları da dikkate alındığında, birinin savunulmasının diğer suça sürüklenen çocuk yönünden savunmada zaafiyet yarattığı, bu itibarla suça sürüklenen çocuklar arasında hukuksal menfaat uyuşmazlığı bulunduğu saptanmıştır.

Buna göre, suça sürüklenen çocukların savunmalarının ayrı müdafiler yerine aynı müdafi tarafından yapılması suretiyle 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun, İşin reddi zorunluluğu başlıklı 38 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen;
“Aynı işte menfaati zıt bir tarafa avukatlık etmiş veya mütalaa vermiş olursa,”
şeklindeki düzenlemeye ve 5271 sayılı Kanun’un 152 nci maddesinin birinci fıkrasında yer verilen;
“Yararları birbirine uygun olan birden fazla şüpheli veya sanığın savunması aynı müdafie verilebilir.”
hükmüne aykırı davranıldığı belirlenmiştir.

III. KARAR
Başkaca yönleri incelenmeyen Ankara 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.03.2015 tarihli ve 2014/267 Esas, 2015/67 Karar sayılı kararına yönelik katılan mağdur vekili ile suça sürüklenen çocuklar müdafiinin temyiz istekleri, gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

26.10.2023 tarihinde karar verildi.