YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3249
KARAR NO : 2023/4832
KARAR TARİHİ : 17.10.2023
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1518 E., 2022/679 K.
KARAR : Davalılar-karşı davacıların karşı davaya yönelik istinaf taleplerinin esastan reddine, tarafların asıl davaya yönelik istinaf taleplerinin kabulü ile İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılarak yeniden hüküm tesisi ile müdahalenin men’i davasının kabulüne, ecrimisil davasının kısmen kabulüne, karşı davanın reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/239 E., 2021/48 K.
Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve ecrimisil, karşı davada ise tapu iptali ve tescil, olmazsa tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalılar-karşı davacıların karşı davaya yönelik istinaf taleplerinin esastan reddine, tarafların asıl davaya yönelik istinaf taleplerinin kabulü ile İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılarak yeniden hüküm tesisi ile müdahalenin men’i davasının kabulüne, ecrimisil davasının kısmen kabulüne ve karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-karşı davalı vekili tarafından duruşma istemli, davalılar-karşı davacılar vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 17.10.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz edenler davacı-karşı davalı vekili Avukat … ile karşı taraftan davalılar-karşı davacılar vekili Avukat … geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin paydaşı olduğu dava konusu taşınmazdaki 1 No.lu bağımsız bölümün davalı …, 3 No.lu bağımsız bölümün davalı …, 4 No.lu bağımsız bölümün davalı …, dükkanların ise her üç davalı tarafından haksız yere kullanıldığını belirterek davalıların müdahalelerinin men’ine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik …’den 5.000,00 TL, …’den 10.000,00 TL, …’den 10.000,00 TL, dükkan için ise davalılardan 5.000,00 TL ecrimisil bedelinin kademeli yasal faiziyle tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı-karşı davacılar vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, gönderilen ihtarnamede her bir taşınmaz için bedelin ayrı ayrı tespit edilerek belirtildiğini, tarafların murisi … …’ın 12 No.lu parselin 1/2 payı ile 13 No.lu parselin 17 m²’lik kısmını satın aldığını, zilyetliğinde bulundurduğunu, davacının 1970 – 2017 dönemi için kullanımına muvafakat verdiğini, ses çıkarmadığını, bu nedenle ecrimisil talep edilemeyeceğini, taşınmazın yerinde tek katlı derme çatma gecekondu olduğunu, davalı …’nin aradan geçen 47 yıl içerisinde taşınmazı bu hâle getirdiğini, davacının herhangi bir katkısının bulunmadığını, davalı …’nin dava konusu taşınmazlar üzerinde yaptığı inşaata diğer tüm paydaşların mutlak rızasının mevcut olduğunu, TMK’nın 724 üncü maddesinde aranan sair tüm şartlar da somut olayda mevcut olduğunu belirterek tapu iptali ve tescil talep etmiş, talebin kabul görmemesi hâlinde TMK’nın 723 üncü maddesi uyarınca “iyi niyetli malzeme maliki” sıfatıyla tazminat taleplerinin mevcut olduğunu belirterek şimdilik 10.000,00 TL’nin dava tarihinden faiziyle tahsilini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen esas ve karar … kararı ile; asıl davada; tanık beyanlarından, dava konusu taşınmazın davacı ve davalı kardeşler tarafından masrafı ortak şekilde karşılanarak yapıldığı kanaatine varılmakla davalıların davacının payına haksız müdahaleleri bulunduğu anlaşılmakla intifadan men tarihi olan ihtarnamenin tebliği (10.03.2017) tarihinden itibaren dava tarihine kadar 81 günlük süre yönünden 15.03.2020 tarihli bilirkişi raporundaki aylık ecrimisil bedeli üzerinden davacının 1/5 payına isabet eden kısım re’sen hesaplanarak, ecrimisil talebinin kısmen kabulüne 1 No.lu daire yönünden 429,27 TL’nin, 3 No.lu daire yönünden 500,11 TL’nin, 4 No.lu daire yönünden 500,11 TL’nin, dükkan yönünden 286,51 TL’nin olmak üzere toplam 1.716,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, el atmanın önlenmesi talebinin kabulüne, karşı davada; tanık beyanlarından, dava konusu taşınmazın davacı ve davalı kardeşler tarafından masrafı ortak şekilde karşılanarak yapıldığı kanaatine varılmakla tapu iptali, tescil ve malzeme bedeli taleplerinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-karşı davalı vekili ve davalılar- karşı davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı-karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tarafların kardeş olmadığını, …’ın paydaş olmadığını, 3 No.lu bağımsız bölümü işgal ettiğini, 4 No.lu bağımsız bölümü …’ın kullandığını, paydaş olmadıklarını, isim benzerliğinden dolayı yanılgıya düşüldüğünü, davalı …’ın ölümü ile … ve …’ın mirasçısı olduğunu, dava tarihinde paydaş olmadıkları için intifadan men şartının gerekmediğini, ecrimisil hesabının hatalı olduğunu, ödemeler davalılar ayrılmaksızın yazıldığını, tazminatların hangi davalı tarafından ödeneceğinin belirtilmediğini, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalılar-karşı davacılardan tahsili gerekirken, davalı-karşı davacı şeklinde yazıldığını, intifadan men şartı gerekmediğini, ihtarnamenin tebliğden itibaren hesaplamanın hatalı olduğunu, sadece davalı …’nin davacının kardeşi ve 1/5 pay oranında malik olduğunu, tanıkların davacının payını istediğini belirttiğini, davacının kullanımı zımnen onayı bulunmadığını, davacının kullanımına engel olunduğunu belirtmiştir.
2. Davalı-karşı davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; tanık beyanlarına göre yanlış karar verildiğini, tanıklar davacı-karşı davalının taşınmazın masrafına katkıda bulunmadığını belirtmesine karşın, mahkemenin ortak şekilde yapıldığını kabul ettiğini, müdahalenin haksız olmadığını, davacının kullanıma 1970-2017 yılları arasında zımnen onay verdiğini, davacının kötü niyetli olduğunu, davacı-karşı davalının 1/5’er payı olmasına karşın altı bağımsız bölümden dördü için men’i müdahale talebinde bulunduğunu, men’i müdahale talebinin kabulünün hatalı olduğunu, karşı dava yönünden gerekçenin doğru olmadığını belirtmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen esas ve karar … kararı ile; dosyadaki taraf beyanları ve delillere göre taşınmaz üzerinde bulunan birinci kat 1 No.lu bağımsız bölümün davalı …, ikinci kat 3 No.lu bağımsız bölümün davalı …’nin oğlu …, 4 No.lu bağımsız bölümün davalı …’nin oğlu … tarafından kullanıldığı, yine … Sokak girişinde bulunan dükkanı …, …, … ve dava dışı … tarafından müştereken kullanıldığı, davacının kullandığı yer olmadığı, tanık beyanlarına göre davacının yurt dışında olduğu, zaman zaman gelip gittiği, kullanımdan haberdar olmasına karşın herhangi bir itirazda bulunmadığı, buna göre kullanıma zımnen onay verdiği, her ne kadar davalılar … ve … taşınmazda paydaş olmayıp davalı …’ nin çocukları ise de, davacının yeğenleri olan bu davalıların kullanımını bildiği, buna da herhangi bir itirazının olmadığı, bunlar yönünden intifadan men şartı gerekmese dahi uzun süre kullanıma muvafakat olduğu, bu hususun tanık beyanlarından anlaşıldığı, yine kısmen farklı olsa da tanık beyanlarının birlikte değerlendirildiğinde taşınmazın yapımına davacının katkıda bulunduğu, diğer tarafların da katkıda bulunduğu ve birlikte yapıldığı, ecrimisil yönünden davacı vekilinin istinafının yerinde olmadığı, dava değeri doğru belirlenmediğinden davacı tarafın harca yönelik istinaf talebinin yerinde olduğu, Mahkeme hükmünde her ne kadar ecrimisil her bir bağımsız bölüm için miktar belirtilmiş ise de, hükümde kimin sorumlu olduğu, hangi davalıdan alınması gerektiği konusunda infaza elverişli hüküm kurulmadığı, vekâlet ücreti hatalı hesaplanmış ise de davacı lehine daha az miktara hükmedildiğinden bu istinaf sebebinin yerinde olmadığı, karşı dava yönünden yapılan incelemede; Yargıtay içtihatlarına göre, birlikte mülkiyete tâbi bir taşınmazda paydaş veya ortaklardan birinin kalıcı nitelikte yapı meydana getirmesi hâlinde haksız yapıya ilişkin hükümlerin uygulanmadığı, taşınmazda paydaş bulunan kişilerin … Medeni Kanunu’nun 724 üncü maddesi uyarınca ifrazen müstakil bir tescili isteme olanağının bulunmadığı gerekçesiyle, davalı-karşı davacıların istinaf talebinin esastan reddine, davacı-karşı davalının istinaf talebinin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, müdahalenin men’i davasının kabulü ile; davaya konu İstanbul ili, Kağıthane ilçesi, Çeliktepe Mahallesi, 9521 ada 12 parsel ve bir kısmı 13 parselde bulunan taşınmaz üzerindeki 1 No.lu daireye davalıların yaptığı müdahalenin davacının payı olan 1/5 oranında men’ine, 3 No.lu daireye davalı …’ın yaptığı müdahalenin davacının payı olan 1/5 oranında men’ine, 4 No.lu daireye davalı …’ın yaptığı müdahalenin davacının payı olan 1/5 oranında men’ine, dükkana davalıların yaptığı müdahalenin davacının payı olan 1/5 oranında men’ine, ecrimisil davasının kısmen kabulü ile; 1 No.lu daire yönünden 429,27 TL’nin tüm davalılardan müteselsilen, 3 No.lu daire yönünden 500,11 TL’nin davalı …’tan, 4 No.lu daire yönünden 500,11 TL’nin davalı …’tan, dükkan yönünden 286,51 TL’nin tüm davalılardan müteselsilen olmak üzere ve dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacılar vekili ve duruşmalı olarak davacı- karşı davalı vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı-karşı davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yargılama sırasındaki itirazlarını tekrarla, ecrimisil hesabının doğru olmadığını, davalılardan … ve …’in paydaş olmadığını, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/3 üncü maddesi gereğince davalı için verilecek vekâlet ücretinin davacı için verilen vekâlet ücretini geçemeyeceğinden davalı lehine 5.100,00 TL vekâlet ücretine hükmedilmesinin yanlış olduğunu, davacı tarafından 09.04.2020 tarihinde yatırılan 12.296,00 TL harcın iadesine karar verilmediğini, taşınmazın 1/5 üzerinden değil tamamı üzerinden el atmanın önlenmesine karar verilmesi gerektiğini,
2. Davalı-karşı davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; yargılama sırasındaki itirazlarını tekrarla, davacının bina yapımı konusunda katkısının olmadığını, tanık ifadelerinin yanlış yorumlandığını, tapu iptali ve tescile ilişkin şartların oluştuğunu, karşı davanın reddedilmesinin doğru olmadığını belirtmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava, mülkiyet hakkına dayalı el atmanın önlenmesi ve ecrimisil; karşı dava ise, taşınmaz üzerinde bulunan binanın iyi niyetli davalılar tarafından yapıldığı iddiasıyla TMK’nın 723 ve 724 üncü maddeleri gereğince tapu iptali ve tescil, olmazsa tazminat talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 … Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 4721 … … Medeni Kanunu’nun 683, 723, 724 ve 995 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Kural olarak 6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na göre, istinaf mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde, istinaf mahkemesi aşağıdaki kararları verebilir;
a) İlk derece mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın esası hakkında yeniden karar verilmesi,
b) İlk derece mahkemesi kararının düzeltilmesi ve davanın esası hakkında karar verilmesi.
3. Öte yandan, HMK’nın “Yargılama Giderlerinin Kapsamı” başlıklı 323 üncü maddesinde, karar ve ilâm harçları yargılama giderleri arasında sayılmış, “Yargılama Giderlerinden Sorumluluk” başlıklı 326 ncı maddesinde, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği düzenlenmiştir.
4. 492 … Harçlar Kanunu’na ekli (I) … tarifenin yargı harçları başlığını taşıyan kısmında, konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi hâlinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden tarifede gösterilen oranda nispi karar ve ilâm harcı alınacağı, bölge adliye mahkemelerinin tasdik veya işin esasını hüküm altına aldığı kararları için bu oranda karar ve ilâm harcı alınacağı hükme bağlanmış ve aynı Kanun’un 16 ncı madde düzenlenmesi ile de temyize konu kararla ilgili davanın nispi harca tâbi olacağı öngörülmüştür.
5. Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 28.09.2018 tarih ve 2018/2 Esas, 2018/8 Karar … kararının gerekçesinde ise; düzeltilerek onamanın yargılama giderlerinden olan onama harcı bakımından bozma kararı niteliğinde olması, aslında bozulması gereken bir kararın, bozma sebebinin yeniden yargılamayı gerektirmeyecek mahiyette görülmesi nedeniyle yasanın verdiği takdir yetkisine istinaden onanmasına karar verilmesi, bunun yanında onama kararlarında harç alınacağına yönelik yasal bir düzenleme bulunmaması karşısında, düzeltilerek onama kararlarında onama harcı alınmayacağı görüşü benimsenmiştir.
6. Bu genel açıklamalardan sonra somut olaya gelince; Mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine dair verilen karar hakkında, davacı ve davalılar vekili istinaf kanun yoluna başvurmuşlardır. Bölge Adliye Mahkemesince davalıların istinaf başvurusunun reddine, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine dair verilen karar, davacı ve davalı vekilince temyiz edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, İlk Derece Mahkemesi kararını kaldırıp geçersiz hâle getirdikten sonra, yeniden hüküm tesisi suretiyle karar verdiğinden, İlk Derece Mahkemesi kararı tasdik edilmediği için ayrıca istinaf harcına hükmedilmesi mümkün değildir. Başka bir deyişle Bölge Adliye Mahkemesi, tasdik etmediği bir karar için istinaf harcı alamaz.
7. Taraflardan birisinin istinaf talebinin kabulü ve yeniden hüküm kurulması işlemi, aslında başlı başına bir istinaf yargılaması işlemidir. Bölge adliye mahkemesi bu aşamada işin esası ile ilgili hüküm verdiğinden, hüküm altına alınan miktar üzerinden nispi harca hükmedilmeli ve ayrıca hükmün başka bir bölümünde istinaf yargılamasına yönelik mükerrer ve çelişkili hüküm kurulmamalıdır.
8. O hâlde, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yeniden kurulan hükmün A bendinin ikinci paragrafında davalı taraftan mükerrer harç alınması şeklinde karar verilmesi doğru olmamıştır.
9. Ne var ki bu husus kararın bozulmasını gerektirmiş ise de yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HMK’nın 370/2 nci maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
1. Yukarıda V-C-3-1 inci bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. V-C-3-2 nci bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün A bendinin ikinci paragrafında yer alan “Davalı-karşı davacılardan alınması gereken 80,70 TL istinaf harcından peşin alınan 14.314,20 TL’ nin mahsubu ile fazla alındığı anlaşılan 14.233,50 TL’ nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince davalı-karşı davacılara iadesine,” ifadesinin hükümden çıkarılmasına, yerine “davalı-karşı davacılar tarafından yatırılan 14.314,20 TL istinaf harcının talep hâlinde iadesine” ifadesinin eklenmesine, HMK’nın 370/2 nci maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün DÜZELTİLMİŞ bu şekli ile ONANMASINA,
17.100,00 TL Yargıtay duruşma vekâlet ücretinin davalı-karşı davacılardan alınarak davacı-karşı davalıya verilmesine,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.10.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.