Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2023/10763 E. 2023/7035 K. 01.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/10763
KARAR NO : 2023/7035
KARAR TARİHİ : 01.11.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/771 E., 2023/960 K.
SUÇ : Cinsel saldırı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama

Mağdurenin şikayetten vazgeçmesi nedeniyle mağdure vekilinin temyiz hakkının bulunmadığı anlaşılmıştır.

Katılan Bakanlık vekili yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü;

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Amasya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.03.2023 tarihli ve 2022/120 Esas, 2022/104 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, üçüncü fıkrasının (c) bendi ile 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 16.05.2023 tarihli ve 2023/771 Esas, 2023/960 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii, mağdure vekili, o yer Cumhuriyet savcısı ve katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığın nitelikli cinsel saldırı suçuna teşebbüsten cezalandırılması gerekirken suç vasfında yanılgıya düşülerek eksik ceza tayin edilmesinin hukuka aykırı olduğuna, Bakanlık lehine vekalet ücreti taktir edilmemesinin hukuka aykırı olduğuna yöneliktir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mahkemece; ” Somut olayın kardeş olan sanık … ile mağdur …’in olay gününde … İlçesi’ndeki birlikte yaşadıkları ikametlerine gittikleri, eve girdikten sonra sanığın olay tarihinde mağdura yönelik olarak ”bu işi bitireceğiz” diyerek mağduru yatağa yatırdığı, o işi yapacağız dediği, mağdurun ayağa kalkması üzerine mağdura vurarak tekrar yatağa yatırdığı ve mağdura ”bana sarıl, beni öp, kucakla beni, ben seni özledim” diyerek mağdurun üstüne çıkmaya çalıştığı ancak mağdurun engel olması nedeniyle yapamadığı, olay esnasında sanığın kemerini çıkarmaya çalıştığı ve mağdurun göğüslerine, karnına ve bacaklarına kıyafetinin üzerinden dokunduğu, sonrasında mağdurun su koymak amacıyla ayağa kalktığı ve sanığın hakimiyet alanından kurtulduğu, evden çıktığı ve yolda annesini gördüğü, annesine bu durumu anlattığı ve sonrasında annesi ile birlikte hareket ederek şikayet etmek üzere kolluk kuvvetlerine başvurdukları mahkememizce kabul edilmiştir.
….Tüm dosya kapsamında yapılan incelemede her ne kadar sanık savunmalarında suçlamaları inkar etmiş olsa da mağdurun tüm aşamalarda beyanlarında sanığın kendisinin cinsel dokunulmazlığına yönelik olarak davranışları istikrarlı şekilde ifade etmiş olması, mağdurun annesi ile karşılaşması akabinde olayı anlatması ve annesi olan tanık …’in mağdur ile karşılaşır karşılaşmaz mağdurun anlattığı hususları yargılama aşamasında beyanlarında ifade etmesi, olayın intikal şekli ve zamanı gözetildiğinde mağdurun anlatımlarının samimi olduğu değerlendirilmiştir. Bu hususlar gözetildiğinde sanığın savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu değerlendirilerek sanığın cezalandırılmasına karar verilmiştir.
5237 sayılı TCK’da sarkıntılığın bir kimseye karşı cinsel arzuları tatmin amacıyla işlenen, vücut dokunulmazlığını ihlal eden, basit cinsel saldırı veya çocuğun basit cinsel istismarı yoğunluğuna ulaşmayan, devamlılık göstermeyen ani ve kesintili davranış veya davranışlar olarak kabul edilmesi gerektiği, birbirini takiben yapılıp mağdurun vücudunun bir çok değişik bölgesine dokunma eylemlerinin ani ve kesintili sayılayamayacağı mahkememizce değerlendirilmiştir. Yukarıda ifade edilen tüm hususlar birlikte gözetildiğinde mağdurun aşamalarında alınan beyanlarında sanığın kendisine karşı göğüslerine dokunduğu, bacaklarını ellediği, bu işi bitireceğiz dediği, üzerine çıktığı, kemerini çıkardığı, bu aşamalarda mağdurun cinsel bölgelerine dokunmaya devam ettiği, bu eylemleri kısa süreli olarak gerçekleştirmediği, birbirini takiben yapılıp mağdurun vücudunun bir çok değişik bölgesine dokunma eylemlerinin ani ve kesintili sayılayamayacağı da göz önüne alındığında sanığın mağdura yönelik olarak gerçekleşen ani olmayan, belirli bir süre devam eden eylemlerin sarkıntılığı aşar nitelikte olduğu kanaatine varılmıştır.
Her ne kadar sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan iddianame düzenlenmiş ve cezalandırılması istenilmiş ise de; Sanığın mağdura yönelik gerçekleştirdiği sabit olan eyleminin basit cinsel saldırı suçunu oluşturduğu anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK’nın 102/1-1. cümlesi gereğince suçun işleniş biçimi, meydana gelen zararın ağırlığı ve sanığın kastının yoğunluğu dikkate alınarak takdiren alt sınırdan hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Suçun, sanığın öz kardeşine karşı işlendiği anlaşılmakla, TCK’nın 102/3-c maddesi gereğince 1/2 oranında artırım yapılmıştır. Sanığın adli sicil kaydına yansıyan olumlu ve sabıkasız geçmişi, suçun işlenmesinden sonra ve yargılama sürecindeki gözlemlenen davranışları, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası olumsuz etkileri lehine takdiri indirim sebebi kabul edilerek, 5237 sayılı TCK’nun 62 maddesi gereğince sanığa verilen cezanın takdiren 1/6 oranında indirilmiştir. ”şeklinde hüküm kurulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Mağdure Vekilinin Temyiz İsteminin İncelenmesinde
Suç tarihinde on sekiz yaşından büyük olan mağdurenin 05.09.2022 tarihli celsede şikayetten vazgeçmesi nedeniyle mağdure vekilinin hükmü temyiz etmeye hakkının bulunmadığı anlaşılmıştır.

B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteminin İncelenmesinde
1. Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup, Bakanlığa yüklenen bir kamu görevidir. Bu kapsamda değerlendirme yapıldığında 5271 sayılı
Kanun’un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartı katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve vekili lehine koşulları sağlanmadığından vekalet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
A. Mağdure Vekilinin temyiz istemi Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle mağdure vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 16.05.2023 tarihli ve 2023/771 Esas, 2023/960 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Amasya 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

01.11.2023 tarihinde karar verildi.