YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/3874
KARAR NO : 2023/5048
KARAR TARİHİ : 25.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/141 E., 2022/577 K.
KARAR : Davalı … aleyhine açılan davanın husumetten reddi, diğer davalılara karşı açılan davanın kabulü
Taraflar arasındaki muhdesatın aidiyetinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece, davalı … aleyhine açılan davanın husumetten reddine, diğer davalılara karşı açılan davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı … vekili, davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; tarafların paydaş olduğu ve ortaklığın giderilmesi davasına konu edilen dava konusu 4784 ada 8 parsel … taşınmaz üzerinde bulunan tek katlı, 2 daireli, 16 kapı numaralı evin vekil edenine ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılardan … ve … davanın pasif husumet yokluğundan, davalı … Belediyesi Başkanlığı davanın esastan davanın reddini savunmuşlar, davalı …, davacının muhdesat iddiasına itirazının olmadığını, davalı … muhdesat iddiasına itirazının olmadığını ve davayı kabul ettiğini belirtmiş, diğer davalılar savunmada bulunmamışlardır.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulü ile 4784 ada 8 parsel … taşınmaz üzerinde bulunan binalardan 16 kapı No.lu, tek katlı binanın davacıya ait olduğunun tespitine, alınması gerekli nispi harcın davalılar … ve … dışındaki davalılardan payları oranında, davacı lehine hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderinden … ve … dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar … vekili, Nilüfer Belediyesi Başkanlığı vekili ve … vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesince: “…davalılar … ve Nilüfer Belediyesi Başkanlığı vekillerinin temyiz itirazlarının reddine, davalı … vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava konusu muhdesatın üzerinde bulunduğu 4784 ada 8 parsel … taşınmazın 04.09.2006 tarihinde yapılan imar uygulaması ile taraflar adına paylı mülkiyet halinde tescil edildiği, eldeki davanın davalısı … tarafından davanın hukuki yarar koşulunun dayanağını oluşturan ortaklığın giderilmesi davası açıldığı, bahsi geçen davada …’nın eldeki davanın açılmasından önce 25.05.2010 tarihli yargılama oturumunda muhdesat iddialarını kabul ettiğini açıkladığı, eldeki davada ise süresinde verdiği cevap dilekçesinde ve 02.12.2014 tarihli yargılamanın ilk oturumunda davayı kabul ettiğini beyan ettiği, davalı …’nın davanın açılmasına sebebiyet vermediği, muhdesatın tespitine ilişkin davada da davayı kabul ettiği gözönüııde bulundurularak davalı …’nın yargılama sonucunda hüküm altına alınan nispi karar ve ilam harcından, aynı şekilde 6100 s.lı HMK’nın 326/2 nci mad. uyarınca yargılama giderinden ve davacı yararına takdir edilen vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması gerekirken Mahkemece bu hususlar değerlendirilmeden davalı … hakkında yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı…” gerekçesiyle karar bozulmuş, bu karara karşı davalı … tarafından karar düzeltilme isteminde bulunulmuştur.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesince: “…davalı …’nın karar düzeltme talebinin kabulüyle, dava konusu 4784 ada 8 parsel … taşınmazda davalı …’nın 93/2400 hisse oranında, 04/09/2006 tarihli imar işlemi ile malik iken dava tarihinden önce, 04/05/2012 tarihinde dava konusu taşınmazdaki hissesini sattığı, bu durumda davalı …’nın muhdesatın üzerinde bulunduğu taşınmazda paydaş olmadığından, aleyhine açılan davanın husumetten reddine karar verilmesi gerekirken olumlu-olumsuz bir karar verilmemesi nedeni ile de hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekirken bu hususun göz önüne alınmamış olması maddi hataya dayalı olduğundan, Dairenin 16/05/2017 tarihli ve 2016/258 Esas, 2017/7142 Karar … ilamına 3 üncü fıkra olarak bahsi geçen bozma sebebinin eklenmesine…” karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu muhdesatın üzerinde bulunduğu 4784 ada 8 parsel … taşınmazın 04.09.2006 tarihinde yapılan imar uygulaması ile taraflar adına paylı mülkiyet halinde tescil edildiği, eldeki davanın davalısı … tarafından davanın hukuki yarar koşulunun dayanağını oluşturan ortaklığın giderilmesi davası açıldığı, bahsi geçen davada …’nın eldeki davanın açılmasından önce, 25.05.2010 tarihli yargılama oturumunda muhdesat iddialarını kabul ettiğini açıkladığı, eldeki davada ise süresinde verdiği cevap dilekçesinde ve 02.12.2014 tarihli yargılamanın ilk oturumunda davayı kabul ettiğini beyan ettiği, bu sebeple yargılama masrafı, harç ve vekalet ücretlerinden muaf olması gerektiği, ayrıca dava konusu 4784 ada 8 parsel … taşınmazda davalı … 93/2400 hisse oranında, 04/09/2006 tarihli imar işlemi ile paydaşken dava tarihinden önce, 04/05/2012 tarihinde dava konusu taşınmazdaki hissesini sattığı, bu durumda, davalı … muhdesatın üzerinde bulunduğu taşınmazda paydaş olmadığı gerekçesiyle davanın … bakımından husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer davalılar bakımından kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı … vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini ve aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı … vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ve müvekkilinin yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, muhdesatın aidiyetinin tespiti talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. Bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur (4721 s.lı TMK 684/1 m).Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki … ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyet kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere kalıcı yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer (TMK 718 m).22.12.1995 tarih ve 1/3 … Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi eşya hukukunda, muhdesattan, birarazi üzerinde kalıcı yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklindedikilen ağaçları anlamak gerekir. Muhdesat, şahsi bir hak olup (TMK 722, 724, 729 m.ler), sahibine arazi mülkiyetinden ayrı bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak bahşetmez. Taşınmaz üzerindeki kalıcı yapı, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez. Açıklanan bu ilke ve esaslara göre, kural olarak muhdesatın arz malikinden başkasına aidiyetinin tespiti istenemez.
2. Tespit davası, kendine özgü davalardan olup dava sonucunda istihsal edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bunun doğal sonucu olarak da bu davaların uygulama alanı sınırlıdır. Bilindiği üzere, tespit davalarının görülebilmesi için güncel hukuki yararın bulunması (6100 s.lı HMK 106/2 m) ve dava sonuçlanıncaya kadar da güncelliğini kaybetmemesi gerekir. Tespit davaları eda davalarının öncüsüdür, bu nedenle eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde, tespitdavası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı kabul edilmektedir. Hukuki yararın bulunması dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi, hakim tarafından da re’sen gözetilir. Hukuki yararın bulunmadığının tespiti halinde davanın, dava şartı yokluğu gerekçesiyle usulden reddine karar verilmelidir (HMK 114/1-h, 115 m.)
3. Öğretide ve Yargıtay’ın devamlılık gösteren uygulamalarında, taşınmaz hakkında derdest ortaklığın giderilmesi davasının, kentsel dönüşüm uygulamasının ya da kamulaştırma işleminin bulunması gibi istisnai durumlarda muhdesatın tespiti davasının açılmasında güncel hukuki yararın bulunduğu kabul edilmektedir.
4. Muhdesatın aidiyetinin tespiti davalarında davanın konusu (müddeabih) davalıların paylarına isabet eden muhdesat değeri (zemin bedeli hariç) olup, yargılama sonucunda hüküm altına alınacak nispi karar ve ilam harcının, yargılama giderlerinin ve taraflar yararına takdir edilecek vekalet ücretlerinin iş bu müddeabih esas alınarak hesaplanması gerekir.
5. Ayrıca, yargılama sonucunda hüküm altına alınacak nispi karar ve ilam harcından, aynı şekilde 6100 … HMK’nin 326/2 nci maddesi uyarınca hesaplanacak yargılama giderinden ve davacı yararına takdir edilecek vekalet ücretinden, her bir davalının, dava konusu taşınmazın tapuda paylı mülkiyet şeklinde kayıtlı olması halinde tapudaki payları, elbirliği mülkiyeti söz konusu olması halinde ise miras payları göz önünde bulundurularak sorumlu tutulmaları gerekir.
3.Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı … vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı … vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece verilen ilk kararda davalılardan …’e karşı, diğer davalılarla birlikte 7.067,00 TL avukatlık ücretine hükmedilmiş olup bu husus temyize konu edilmemiş, diğer davalıların temyiz başvurusu üzerine karar bozulmuş, bu kez temyize konu ikinci kararda lehine usuli müktesep hak doğmasına karşın ilgili davalı yönünden daha yüksek bir miktar vekalet ücretine hükmedilmiş olması bozmayı gerektirmektedir.
Ne var ki bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 … HMK’nın geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 … HUMK’nun 438 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir
V. SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … Başkanlığının temyiz itirazlarının reddine; (2) No.lu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm sonucunun 5. bendindeki “9.2000,00 TL” rakamından sonra gelmek üzere “davalı …’in sorumlu olduğu miktar 7.067,00 TL ile sınırlı olacak şekilde” kelime grubu eklenmek suretiyle 6100 … HMK’nın geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 … HUMK’nun 438 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin yatırılan harcın istek halinde ilgiliye iadesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
25.10.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.