YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6365
KARAR NO : 2023/1240
KARAR TARİHİ : 13.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/308 E., 2022/138 K.
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
1. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bolu Cumhuriyet Başsavcılığının 27.06.2012 tarihli ve 2012/3849 Soruşturma, 2012/1319 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve kasten yaralama suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi, altıncı fıkrası ve 86 ncı maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca dava açılmıştır.
2. Bolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.12.2013 tarihli ve 2012/536 Esas, 2013/748 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; kasten yaralama suçundan 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 52 nci maddesi uyarınca doğrudan 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Bolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.12.2013 tarihli ve 2012/536 Esas, 2013/748 Karar sayılı kararının sanık müdafıinin temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 11.02.2021 tarihli ve 2019/3044 Esas, 2021/2092 Karar sayılı kararı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün,
“Sanık …’in, eski kız arkadaşını araması üzerine, katılanın kendisini arayarak sinkaflı şekilde küfür ettiğini iddia etmesi ve tanık …’ün beyanlarının da sanık savunmasını doğrulaması karşısında, sanık hakkında TCK’nın 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik indiriminin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması,” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.02.2022 tarihli ve 2021/308 Esas, 2022/138 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi, 29, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası de cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafıinin temyiz isteği;
1. Sanığa atılı suçun sübut bulmadığına,
2. Kararın eksik inceleme neticesinde alındığına,
3. Haksız tahrik indiriminin alt sınırdan yapıldığına, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın, kendisine telefonda hakaret eden katliam temyiz kapsamında bulunmayan diğer iki kişi ile birlikte zorla alıkoydukları iddiasına ilişkindir.
2. Katılanın 15.03.2012 günü … … Polis Merkezi Amirliğine yaptığı müracaatında, 14.03.2012 günü telefonda küfürleşme olayından sonra cadde üzerinde yürüdüğü sırada sanığın yanındaki iki kişi ile birlikte kendisini kollarından tutup darp ederek bir araca bindirdiklerini ve boş bir arsaya götürdüklerini, burada da darp ettikten sonra bir fabrika yakınlarında araçtan indirerek uzaklaştıklarını beyan ettiği anlaşılmıştır.
3. 19.03.2012 tarihli teşhis tutanağı ile katılan, sanık …’i kesin ve net olarak teşhis ettiği belirlenmiştir.
4. Bolu … … Devlet Hastanesi Baştabipliğinin 16.03.2012 ve Devlet Hastanesinin 15.03.2012 tarihli raporları ile katılanın sol üst dudağında iki adet keşi, … üst kesici dişlerinde ilk ikisinde kırık, sağ üst dudağı iç kısımda iki adet kesi, sağ kulak kepçesinde ekimoz, sıyrık, madibulada fraktür meydana geldiği, yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilemez olduğu belirlenmiştir.
5. Tanık olarak beyanına başvurulan ve katılanın arkadaşı olan A.A., katılanın telefonda küfür ettiğini duyunca telefonu kendisinin aldığını, karşıdaki kişinin … olduğunu anladığını, ne olduğunu sorunca kendisine katılanın ağır hakaretler ettiğini belirtip “ana avrat küfretmek nasıl olurmuş göstereceğim” şeklinde sözler sarfettiğini ifade etmiştir.
6. Sanık kollukta alınan savunmasında, … isimli kız arkadaşım aradıktan sonra kendisini değişik numaradan katılanın aradığını, kendisine sinkaflı şekilde hakaretler ettiğini, katılanın teklif ettiği yere aracıyla gittiğini, telefonda konuştuğu kişi olduğunu söyleyince aralarında tartışma geçtiğini, … soğuk olduğu için araca davet ettiğini, katılanın kendi isteği ile araca bindiğini, isteği üzerine fabrika yakınlarına bıraktığını; kovuşturma aşamasında alınan savunmasında ise, katılanın telefonda ailesine küfürler etmesinin ardından diğer iki sanık ile birlikte katılanla buluştuklarını, katılanı görüp arabaya çağırdıklarını, birlikte kanalboyu civarına gittiklerini, araç içinde katılana birkaç defa vurduğunu ifade etmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Haksız Tahrik İndiriminin Alt Sınırdan Yapıldığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;
5237 sayılı Kanun’un “Haksız tahrik” başlıklı 29 uncu maddesinin birinci fıkrası;
“Haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen kimseye, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine onsekiz yıldan yirmidört yıla ve müebbet hapis cezası yerine oniki yıldan onsekiz yıla kadar hapis cezası verilir. Diğer hallerde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir.” şeklinde düzenlenmiştir.
Haksız tahrik durumunda işlenmiş suçun cezasında yapılacak indirim bakımından yukarıda yazılı olduğu gibi … ve … sınırlar kabul edilmiştir. Haksız fiilin failde meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin derecesine göre mahkeme bu oranlar çerçevesinde indirim yaparak cezayı belirleyecektir. Mahkeme, indirim oranını belirlerken tahrikin yoğunluğunu, olayın özelliklerini ve gelişim sürecini, suçun işleniş şeklini, fail ve mağdurun sosyal durumlarını, bulundukları yöresel koşulları gözönünde bulunduracaktır. Ceza Genel Kurulunun 15.12.2009 tarihli ve 2009/1-180 Esas, 2009/296 Karar sayılı kararında bu husus; “Ceza sorumluluğunu azaltan bir neden olarak kabul edilen haksız tahrik, 765 sayılı TCY’nın 51 ve 5237 sayılı TCY’nın 29. maddelerinde cezadan indirim nedeni olarak düzenlenmiştir. 765 sayılı TCY’da tahrikin hafif ve ağır olmak üzere iki şekli öngörülmesine karşın, 5237 sayılı TCY’da bu ayrım kaldırılmıştır. Gerçekten de 5237 sayılı TCY ‘nın haksız tahriki düzenleyen 29. maddesi; ‘Haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen kimseye, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine onsekiz yıldan yirmidört yıla ve müebbet hapis cezası yerine oniki yıldan onsekiz yıla kadar hapis cezası verilir. Diğer hallerde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir.’ şeklinde olup; bu düzenleme ile ağır ve hafif tahrik ayrımına son verilmiş, olayın özelliğine ve tahrikin ağırlık derecesine göre maddede belirtilen sınırlar arasında indirim yapılması konusunda hakime takdir hakkı tanınmıştır. Tahrik nedeniyle yapılacak indirim oranı belirlenirken; haksız fiilin işleniş şekli, yeri, niteliği, zamanı, yöresel koşullar ve tahrik eden ile edilenin durumları gibi hususlar göz önüne alınıp değerlendirilmeli ve indirim oranı belirlenmelidir.” şeklinde izah edilmiştir.
Yukarıda yazılı bilgiler ışığında, sanığın, katılanın kendisine hakaret etmesi üzerine duyduğu hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında yargılama konusu suçu işlediği kabul edilerek sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca (1/4) oranında haksız tahrik indirimi uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Diğer Yönlerden;
Katılanın aşamalardaki anlatımları, bu anlatımları destekleyen doktor raporu, teşhis tutanağı ve dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin kararın eksik inceleme neticesinde alındığına ve atılı sııçıın sübut bulmadığına ilişkin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.02.2022 tarihli ve 2021/308 Esas, 2022/138 Karar sayılı kararında sanık müdafiince ileri sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.03.2023 tarihinde karar verildi.