YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3142
KARAR NO : 2023/4812
KARAR TARİHİ : 17.10.2023
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/641 E., 2022/21 K.
KARAR : Davanın reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/235 E., 2021/42 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 … HMK’nın 353/1-b-2 inci maddesi uyarınca kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 17.10.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde duruşmalı temyiz eden davacı vekili Avukat … ile diğer taraftan davalı … ve dahili davalı kayyım vekili Avukat … … … geldiler Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, dava konusu 410 ada 81 parsel … taşınmazın … … adına kayıtlı olduğunu, taşınmazın davacı tarafından malik sıfatı ile kullanıldığını, tapu malikinin ve mirasçılarının kimler olduğunun bilinmediğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili ile dahili davalı Kayyım vekili davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla (özetle); davanın tapu malikine karşı açılmadığı, davalı idarenin açılan davada husumeti bulunmadığı ve davanın yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili özetle; dava konusu 410 ada 81 parsele kayıtlı taşınmazın davacı tarafından 50 yılı aşkın süreden beri malik sıfatı ile bu güne kadar kullanıldığını, olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı şartlarının gerçekleştiğini, taşınmazın malik sıfatı ile zilyetliğinin halen davacıda olduğunu, kayıt malikinin ve mirasçılarının kim olduğunun bilinmediğini, tüm araştırmalara rağmen bulunamadığını, davada husumet eksikliği bulunmadığını, ret kararının usul ekonomisi ilkesini ihlal ettiği gibi mevzuat hükümlerine ve hukuka da açıkça aykırı olduğunu, 20 yıllık kazandırıcı zaman aşımı süresinin geçtiğini ve taşınmazın zilyetliğinin tescil tarihinden önce de davacıya ait olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle;
1.Dava konusu (eski 906) yeni 410 ada 81 parsel numaralı taşınmazın 1955 yılında yapılan tapulama sonucu oluştuğu,
2. Kadastro tespitinin Ocak 1958 tarih ve 59 No.lu tapu kaydına istinaden yapıldığı ve bu kayıtta da … karısı … …’a ilişkin pay bulunduğu,
3.Dayanak tapu kaydı, tapulama tutanağı ve dosya kapsamına göre kayıt maliki …’nın kanun anlamında kim olduğu bilinen bir kişi olduğu,
4.Mahkemece, davanın anılan gerekçeyle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle hüküm kurulmuş olmasının doğru olmadığı belirtilerek, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 … HMK’nın 353/1-b-2 nci maddesi uyarınca kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde (özetle); dava konusu 410 ada 81 parsele kayıtlı taşınmazın davacı tarafından 50 yılı aşkın süreden beri malik sıfatı ile bugüne kadar kullanıldığını, olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı şartlarının gerçekleştiğini, taşınmazın malik sıfatı ile zilyetliğinin halen davacıda olduğunu, kayıt malikinin ve mirasçılarının kim olduğunun bilinmediğini, tüm araştırmalara rağmen bulunamadığını, tapunun hukuki kıymetini yitirdiğini, bir an için tapu malikinin kim olduğunun anlaşılamaması durumunun varlığı halinde bile davanın kabulü gerektiğini, kazanılmış hak oluştuğunu, 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresinin geçtiğini ve taşınmazın zilyetliğinin tescil tarihinden önce de davacıya ait olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, TMK’nun 713 üncü maddesine göre maliki tapu kütüğünden anlaşılamama sebeplerine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 … Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
3. 4721 … … Medeni Kanunu’nun 713 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası,
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 … Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 … Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Yargıtay duruşma vekalet ücreti 17.100,00 TL’nin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.10.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.