Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2022/20467 E. 2023/2442 K. 27.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/20467
KARAR NO : 2023/2442
KARAR TARİHİ : 27.04.2023

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii ve Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bursa 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.03.2019 Tarihli 2018/357 Esas ve 2019/49 sayılı Kararı
Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesi ikinci fıkrası (b) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 28.02.2020 tarihli 2019/936 Esas ve 2020/323 sayılı Kararı
Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 17.03.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafii temyiz istemi özetle;
1. Üzerine atılı suçu işlemediğine,
2. Hakkında henüz bir soruşturma yokken kendi rızasıyla örgüt hakkında bildiklerini anlattığına,
3. Hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,

Ve temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebeplerine ve sair hususlara ilişkindir.
Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı temyiz istemi özetle; sanığın bir ya da birkaç kez değil, uzun bir zaman dilimi içinde örgüt ile irtibatını devam ettirmiş, örgüt hiyerarşisine dahil olup Hamza kod ismini almıştır. Bu aşamadan sonra hata ya da kasıt yokluğundan bahsetmenin dosya kapsamıyla uyuşmadığı, hayatın olağan akışına da ters düştüğü, bu itibarla sanığın sabit olan suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken atılı suçtan beraatine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı oluğu sanığın silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Yapılan yargılama, toplanan deliller, sanık ifadeleri, tanık beyanları, sanığın nüfus ve adli sicil kaydı ve tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; sanığın soruşturma aşamasında beyanlarını etkin pişmanlık kapsamında vermediğini beyan ettiği, kaldı ki öğreti de belirtildiği üzere etkin pişmanlığın; “Suç tamamlandıktan sonra fail, faal nedamet göstererek işlenen haksızlığın sonuçlarını mümkün olduğu kadar izole etmek isteyebilir. Bu hal ceza kanunlarında özel hükümlerde yer alan bazı suçlar bakımından “etkin pişmanlık” olarak kabul edilmiştir. (Koca-Üzülmez, Genel Hükümler, s.385)” şeklinde tanımlandığı, dosya kapsamı itibari ile örgüt hiyerarşisi içerisinde yer almayan, suç işlemediğine kanaat getirilen sanığın beyanlarının bu kapsamda değerlendirilmemesi gerektiği, sanığın askeri okulda okuduğu dönemde 2012-2013 senesinde henüz 14-15 yaşında olduğu, sanığın yaşı ve sosyal durumu dikkate alındığında herhangi bir örgütsel faaliyet içerisinde yer almadığı, Bu itibarla sanık açısından hiyerarşik ilişkiye dayalı olarak elverişlilik, süreklilik, yoğunluluk gerektiren bir örgütsel eylemin maddi bulgular ile ve tanık anlatımları ile doğrulanmadığı anlaşılmakla; FETÖ/PDY silahlı terör örgütü hiyerarşisinde organik yapıya dahil olarak örgüt adına süreklilik ve çeşitlilik gösteren herhangi bir eylemi bulunmadığı kanaatine varıldığından, sanığın üzerine atılı suçtan 5271 sayılı CMK madde 223/2-b hükmü uyarınca yüklenen suçun sanık tarafından işlenmediği sabit olduğundan beraatine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, sanığın eyleminin; hukuka aykırı olmadığı, haksızlık oluşturmadığı, meşru olduğu düşüncesi ile hareket etmiş olması ve bu yanılgısının içinde bulunduğu şartlar bakımından kaçınılmaz nitelikte olması halinde sanığın cezalandırılamayacağının belirtildiği, hatanın kaçınılmaz olup olmadığının belirlenmesinde ise, kişinin eğitim düzeyi, içinde bulunduğu sosyal ve kültürel şartları göz önüne alınarak değerlendirilme yapılmasının gerektiği gözetildiğinde; sanık hakkında 13 yaşında olduğu dönemde örgüte ait evlere gittiği, 14-15 yaşlarında askeri lisede eğitim gördüğü sırada sohbet toplantılarına katılması şeklinde örgüt üyeliğine ilişkin olarak TCK’nın 30 uncu maddesinde belirtilen hata hükümlerinin uygulanmasına yönelik yapılan değerlendirmede, sanığın savunması ile birlikte yaşı, eğitim düzeyi, sosyal ve kültürel durumu, bilgi, tecrübe ve örgüt pramidi içindeki konumu itibariyle bu oluşumun bir silahlı terör örgütü olduğunu ve silahlı kuvvetlerdeki yapılanmasını bilebilecek durumda olmadığı , bu itibarla eylemin hukuka aykırı olmadığı, haksızlık oluşturmadığı ve meşru olduğu düşüncesi ile hareket ettiğinin dosya kapsamı itibariyle kabulü gerektiği, böylelikle sanık yönünden eylemde kast unsurunun oluşmadığı, suçun taksirle işlenmesi hali de kanunda cezalandırılmadığı için CMK’nın 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi gereğince beraatına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yapılan yargılama sonunda yüklenen suçun maddi unsurlarında hataya düştüğü gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, karar gerekçelerine göre Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı ile sanık müdafiinin temyiz dilekçe ve taleplerinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden, sanık hakkında kurulan beraat hükmünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 28.02.2020 tarihli ve 2019/936 Esas, 2020/323 sayılı Kararında Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bursa 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.04.2023 tarihinde karar verildi.

… … … … …